Hava Durumu

Kuzey Çevre Yolu: İtirazlar var, ihtiyaç daha büyük

Yazının Giriş Tarihi: 10.02.2026 08:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.02.2026 08:10

Bursa büyüyor… Hem de durdurulamaz bir hızla.
Bu büyüme sadece nüfus rakamlarına yansımıyor; trafikte, okul sıralarında, hastane koridorlarında ve şehrin nefes aldığı her noktada hissediliyor.

Dün açıklanan TÜİK’in son verilerine göre Bursa’nın nüfusu bir yılda 24 bin 393 kişi artarak 3 milyon 263 bin 11’e ulaştı. Bu, Avrupa’daki bazı ülkelerin toplam nüfusunu aşan bir büyüklük demek. Üstelik her yıl orta ölçekli bir Anadolu kentini Bursa’ya ekler gibi büyüyoruz.

Evet, artış hızı geçmiş yıllara göre bir miktar geriledi. Bir dönem her yıl “Çanakkale kadar büyüyor” dediğimiz Bursa’da 47 binlik artışları konuşuyorduk. Ama tablo değişmiyor: Bursa büyümeye devam ediyor ve bu büyümenin en ağır yükünü ulaşım taşıyor.

Geçtiğimiz hafta Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ulaşım başlıklı basın toplantısında gündeme gelen Güney Çevre Yolu’nu, Harita ve Kadastro Mühendisleri Bursa Şubesi’nin hazırladığı proje üzerinden anlatmıştım.

Hafta sonuna ise yeni bir başlık damga vurdu: Kuzey Çevre Yolu.

Vali Erol Ayyıldız’ın başkanlığında yapılan toplantıya AK Parti milletvekilleri ve İl Başkanı Davut Gürkan ile güzergahta yer alan köylerin muhtarları katıldı, ancak Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhalefet milletvekillerinin davet edilmemesi tepkilere neden oldu. Siyaset cephesinde tartışma büyüdü, açıklamalar yapıldı, eleştiriler yükseldi.

Bu tartışmalar önemli.
Fakat benim üzerinde durmak istediğim nokta siyaset değil; Bursa’nın neden yeni bir Kuzey Çevre Yolu’na ihtiyaç duyduğu.

Hiç unutmam…
Bursa Çevre Yolu’nun inşaatı yıllarca sürüncemede kalmıştı. Ekonomik program nedeniyle ödenek gelmiyor, yol tamamlanamıyordu.

Dönemin AK Parti Grup Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Faruk Çelik’in ısrarlı takibi hatta baskısı sonucu Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in gönderdiği 100 milyon liralık ödenekle proje hızlandı ve yol 2005’te ulaşıma açıldı.

Sonrasında otoyol devreye girdi. Çevre yolu bu sisteme dahil oldu ama yine Faruk Çelik’in girişimleriyle Bursalılar bu bölümü ücretsiz kullanmaya devam etti.

O günlerde Kuzey Çevre Yolu Bursa trafiğine nefes aldırmış, şehir içi yoğunluğu belirgin biçimde azaltmıştı. Ancak aradan geçen yıllarda tablo değişti. Bursa büyüdü, araç sayısı katlandı ve bu yol hem şehir içi hem şehirler arası ulaşımın ortak yükünü taşımaya başladı.

Bugün gelinen noktada gerçek çok net: Mevcut çevre yolu artık yetmiyor.

Geçtiğimiz günlerde bu yolu kullanırken gördüm.
Çevre Yolu’na giriş kuyruğu Bursa Otobüs Terminali önündeki kavşağa kadar uzadı. Bursa–Gemlik istikameti bile tıkanır hale geldi. Sabah ve akşam saatlerindeki yoğunluk, Acemler’i aratmıyor. Çünkü bu yolu artık günde yaklaşık 150 bin araç kullanıyor.

Bu rakam, bir çevre yolu için açık bir kapasite sorunu anlamına geliyor.

Bursa’nın talebi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı devreye girdi. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz ağustos ayında Bursa ziyaretinde projeye destek vereceklerini ifade etti.

Hazırlanan projeye göre;

• İstanbul yönünden gelişte Ovaakça gişelerinden önce ayrılan yeni yol,
• Çağlayanköy, Ahmetbey ve Aksungur’un kuzey yamaçlarından ilerleyecek,
• Mudanya yolunu geçerek Mürsel, Ülkü, Dedeköy ve Küçükyenice arazilerini aşacak,
• Konaklı’da yeniden otoyolla birleşecek.

Toplam 31 kilometrelik hatta 3 tünel, 15 viyadük ve 1 köprü yer alıyor. İhale sürecinin nisan ayında tamamlanması ve ardından yapım aşamasına geçilmesi planlanıyor.

Bu proje hayata geçtiğinde mevcut çevre yolunun yükü azalacak, transit araçlar şehir trafiğine girmeden yön değiştirecek ve şehir içi akış belirgin biçimde rahatlayacak. Kısacası Bursa nefes alacak.

TARIM ARAZİLERİ NEDENİYLE İTİRAZ VAR

Tarım arazileriyle ilgili itirazlar ise meselenin en hassas başlığını oluşturuyor. Çünkü güzergâh üzerinde yalnızca birkaç tarla değil, Bursa’nın tarımsal kimliğini temsil eden siyah incir bahçeleri, şeftali ağaçları ve zeytinlikler bulunuyor. Bu nedenle köy muhtarlarının ve bölge halkının dile getirdiği kaygıları sadece “projeye karşı çıkış” olarak görmek doğru olmaz; bu itirazlar aynı zamanda Bursa’nın üretim hafızasını koruma refleksi olarak değerlendirilmeli.

Burada yapılması gereken, ulaşım ihtiyacını reddetmek değil; güzergâhın bilimsel verilerle yeniden ele alınması, ağaç kayıplarının en aza indirilmesi ve mümkünse alternatif teknik çözümlerin değerlendirilmesidir.

Görüştüğüm bir ulaşım uzmanı, mevcut otoyola karşılıklı birer şerit eklenmesinin yükü hafifletebileceğini ifade ediyor. Ancak Bursa’nın önümüzdeki 25-30 yılını şekillendirecek bir ulaşım vizyonu söz konusuysa, bunun tek başına kalıcı bir çözüm olup olmayacağı da ayrıca düşünülmeli.

Öte yandan Bursa’nın 2050 vizyonunu belirleyecek çevre düzeni planları ve ulaşım master planları hazırlanırken böylesine kritik bir projenin bütün paydaşlarla birlikte ele alınmaması önemli bir eksiklik.

Valilikte yapılan toplantıya ilişkin siyasi tartışmalar sürecektir; ancak tartışmaların ötesinde değişmeyen bir gerçek var: Mevcut çevre yolu artık hem transit trafiği hem şehir içi akışı hem de sanayinin taşıma yükünü birlikte kaldırabilecek kapasitenin sınırına dayanmış durumda.

Nüfus artışı, araç sayısı ve üretim hareketliliği dikkate alındığında sorunun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceği açık. Bu nedenle meseleye yalnızca bir yol projesi olarak bakmak eksik kalır; konu doğrudan doğruya Bursa’nın yaşam kalitesiyle, ekonomisiyle ve gelecekte nasıl bir şehir olacağıyla ilgili.

Ulaşımın kilitlendiği bir kentte üretim yavaşlar, zaman kaybı artar ve şehir giderek kendi içinde yorulmaya başlar.

Sonuç olarak bugün konuştuğumuz şey basit bir yol yatırımı değil; Bursa’nın önümüzdeki çeyrek yüzyılını etkileyecek bir tercih.

Mevcut yolun ihtiyacı karşılamadığı açık. Tartışmalar yapılmalı, itirazlar dinlenmeli, alternatifler değerlendirilmeli; ancak şehrin gerçek ihtiyacını görmezden gelen bir yaklaşım Bursa’ya zaman kaybettirir.

Bu nedenle Kuzey Çevre Yolu meselesini polemiklerin ötesinde, akılcı ve kapsayıcı bir planlama süreciyle ele almak gerekiyor.

Çünkü Bursa artık sadece büyüyen bir şehir değil; büyümeyi yönetmek zorunda olan bir şehir. Ve bu yönetimin en kritik başlıklarından biri de ulaşım.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.