Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı kamuoyu yıllardır yakından tanıyor. Bursa’nın en büyük STK’larından olan DAĞ-DER Genel Başkanlığı döneminden, ardından siyasete adım attığı günlerden bu yana… Biz gazeteciler de onun bu yolculuğunun hemen her durağına tanıklık ettik.
Osmangazi’ye ilk aday olduğu dönem… O yıllarda görev yaptığım Hürriyet Bursa ofisinin hemen altında küçük bir seçim bürosu açmıştı. Seçimi kazanamadı ama heyecanını ve ısrarını hiç kaybetmedi. Sonra milletvekili oldu, vekilken yeniden Osmangazi için yarıştı. Yine olmadı ama vazgeçmedi. Üçüncü denemesinde bu kez Mustafa Dündar’ı geçmeyi başardı ve yıllardır hedeflediği koltuğa oturdu.
Önceki gün Bursa Hakimiyet Gazetesi’ni ziyaret etti, ardından hazırlayıp sunduğum Gözlem Kulesi programının konuğu oldu.
Söyleşinin açılışı, siyasette zaman algısı üzerineydi.
“Sekiz yıl milletvekilliği yaptık, sekiz gün gibi geçti. Şimdi iki yıl oldu, iki gün gibi geliyor” derken, aslında makamların değil, yükün ağırlığını anlatıyordu. Gecenin gündüze karıştığı, telefonun susmadığı, sorunun eksik olmadığı bir tempo…
Milletvekilliği ile belediye başkanlığı arasındaki farkı sorduğumuzda ise yorumu netti:
“Milletvekilliği çok daha rahat. Belediye ise 7/24 sorun üreten bir mekanizma.”
2017 referandumundan sonra parlamentonun denetim gücünün daraldığını hatırlatınca da tablo daha belirginleşti: Bugünün Türkiye’sinde belediyelerin omuzundaki yük hiç olmadığı kadar büyük.

MEGA PROJEDEN ÇOK, VATANDAŞA DOKUNAN İŞLER
Aydın, göreve geldiğinden beri “mega proje” dili kurmaktan özellikle kaçınıyor. Büyük bütçeli yatırımların uzun prosedürleri ve ağır bürokrasisi yerine, günlük hayatı kolaylaştıran, hızlı sonuç veren çalışmalara ağırlık veriyor.
Bunun en somut örneği kreşler…
Bugün Osmangazi’de 5 kreş faal. Üçünün temeli atıldı, biri bitmek üzere. 2025 Eylül’ünde sayı 9–10 olacak. Tam gün hizmet, nitelikli eğitim ve özel kreşlerin üçte biri fiyat politikasıyla, özellikle anneler için yeni bir kapı açılmış durumda.
Ayça Azak Kreşi bunun en güçlü örneği.
Daha bir yıl önce ev ekonomisine katkı sunamayan annelerin yüzde 20’si bugün çalışıyor. Güvenle çocuğunu bırakabildiği bir yer bulduktan sonra…
Belediyenin omurgası bütçedir. Haftalık değil, yıllık ayakta kalmayı hedefleyen bir matematik…
Aydın, göreve gelir gelmez tüm müdürlüklere “gereksiz alım yok, ihale yok” talimatı gönderdiklerini anlatıyor. Ama asıl dikkat çeken, ihale kırım oranı:
Önceki 5 yıl ortalaması: yüzde 8 Son 1,5 yıl: yüzde 21
Yani aynı hizmetin daha düşük maliyetle üretilmesi artık bir istisna değil, yöntem haline gelmiş.
Küçük görünen ama yıllık çarpanı büyük olan kalemleri tek tek sıralıyor:
Su sebilleri yerine arıtma sistemlerine geçiş → 2 milyon TL tasarruf Kâğıt havlu yerine kurutucu → 1,5 milyon TL tasarruf
Bu disiplinle belediyenin bu yılı da yüzde 90 gerçekleşme ile kapatması bekleniyor.
Borçlarda tablo daha çarpıcı:
“Geldiğimizde borcun bütçeye oranı üçte birdi, şimdi altıda bir.”
Bir buçuk yılda yürütülen hukuki süreçlerle belediyeye 50 bin metrekare alan kazandırılmış.

BURSA’NIN KALBİNE DÖNÜŞ
Osmangazi’nin turizm rotasında yeni bir damar açılıyor:
Tarihi İpek Yolu Aksı.
Başlangıç Panorama 1326… Ardından Kayhan’ın gastronomi hattı, çarşı, Irgandı Köprüsü, Ulu Camii–Orhan Camii–türbeler, Üftade, Alaaddin, Filiboz Mescidi… En tepede ise Arkeopark.
Arkeopark’ın %90’ı tamamlanmış, inşaat yıl sonunda bitiyor, açılış şubat ayında.
Ve aksın final noktası:
ROMANGAL İpek Fabrikası.
İtalya’da üniversite tezlerine konu olmuş endüstriyel miras değerindeki bu fabrika; konser salonları, müzeler, sergi alanları, gastronomi bölümleri ve peyzajıyla 7/24 yaşayan bir kültür merkezi olarak tasarlanıyor.
Aydın’ın hedefi net:
Bursa’da 1,8 gün olan ortalama konaklama süresini 3–4 güne çıkarmak.

DEPREM GERÇEĞİ VE DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNDEKİ DUVAR
Osmangazi’nin en kritik başlıklarından biri deprem güvenliği.
Çarşamba – Altıparmak – Fomara hattı dönüşüm alanı olarak ele alınmış. Ancak 800 bin metrekarelik dev bir bölgeden söz ediyoruz; bürokrasi ağır ilerliyor.
554 bin bağımsız bölümün olduğu ilçede Aydın’ın cümlesi düşündürücü:
“JICA 20 bin bina dedi ama bence olası bir depremde çok daha fazlası yıkılacak.”
6 Şubat depreminde aylarca Kahramanmaraş’ta sahada çalışan biri olarak Bursa için uyarısını net koyuyor:
“Maraş’ta 10 milyar dolar harcansaydı 50 bin yurttaşımız hayatta kalabilirdi. Bursa’da da aynı gerçek geçerli.”
“Bursa Yasası gerekir mi?” sorusuna ise keskin bir yanıt veriyor:
“Hayır, yasa eksiğimiz yok. Sorun tamamen finansman. Sıfır faizli, uzun vadeli kredi olmadan dönüşüm sahaya inmez.”
DEVLET TÖRENİ İÇİN ANKARA’DAN SES YOK
Osmangazi Belediyesi’nin 700. yıl etkinlik takvimi hazır. Pandemiyle ertelenen pek çok değer yeniden gün yüzüne çıkarılacak.
Ancak Aydın, anmanın Söğüt’teki gibi devlet töreni kapsamına alınması için Ankara’ya yapılan başvurulardan hâlâ net bir yanıt gelmediğini söylüyor.
Bu noktada Ankara ile ilişkileri soruyoruz:
“Bir handikap yaşamıyoruz. Ankara’da bulunmuş olmamızın, bakanlarla ve bürokrasiyle kurduğumuz diyalogların katkısı oluyor. Gecikmeler oluyor mu? Oluyor. Ama kredi aldık, teminat aldık, başka konularda da destek gördük. Haksızlık edemem.”
BOZBEY İLE ARANIZ NASIL?
Aydın’a katıldığı bir çok toplantıda yöneltilen soruyu biz de sorduk.
Aydın, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile ilişkilerini de net bir çerçeveye koyuyor:
“Bizim herkesle aramız iyi. İşimiz hizmet; bunu da kişiselleştirmeden yürütürüz. Büyükşehir, ilçe belediyeleri, bakanlıklar… Görev gereği herkesle temas halindeyiz.”
Hamitler Çöplüğü meselesine geldiğinde ise ton ciddi:
“Konu bizim yetkimizde değil ama bölge artık bunu kaldıramıyor. 150–200 bin kişi etkileniyor. Koku, trafik, görüntü… Oranın bir an önce taşınması şart.”
Kayapa’nın seçildiği eski süreçleri, bölge halkının tepkisini ve bakanlığın yeni alternatiflere izin vermediğini hatırlatıp ekliyor:
“Bu iş çözülmezse yarın karşımıza su krizi gibi büyük bir kriz olarak çıkacak.”
Ve son cümle…
Osmangazi’nin yükü ağır, dosyası kabarık…
Bir yanda deprem, bir yanda mali disiplin, bir yanda tarih, kültür ve turizm yatırımları…
Ama Aydın’ın cümlesi, bu yolculuğun özetini veriyor:
“Millet bize 5 yıl yetki verdi. Şimdi tek derdimiz o sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek.”
Siyasetin gürültüsü, polemiklerin sertliği içinde, belediyeciliğin sahadaki asıl karşılığı işte tam burada:
Gecesi gündüzüne karışan bir mesai, vatandaşın hayatına dokunan bir emek…
Osmangazi’nin nabzı bu yüzden hızlı; değişimin eşiği de tam burada duruyor.