Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Şevket Orhan, bu projeyi tamamlarsa tarihe geçer
10 Haziran 2021 Perşembe, 08:00

Günümüzde bilgi ve zekanın ne kadar kıymetli olduğunu koronavirüs pandemisini döneminde bir kez daha gördük.

Bilim tarihinde görülmemiş bir hızla virüse karşı aşı geliştiren Almanya'da yaşayan iki Türk bilim insanı, hem insanlığa büyük katkı sunarken, hem de Forbes'un 2021 'dolar milyarderleri' listesine girmeyi başardılar. Tamamı akıl ürünü olan çalışmalarıyla 4 milyar dolarlık servet sahibi oldular.

Türkiye'ye dönüp baktığınızda böylesine bir servet sahibi olmak için köklü bir sanayi geçmişinin yanı sıra en az 20-25 yıllık emek ve çalışma gerekiyor.

Diğer bir örnek ise bugünlerde savunma sanayi alanında dünyanın konuştuğu isim olan Selçuk Bayraktar. 2005'te ilk videosunda imkan verilirse neler başarabileceğini anlatıyordu. O da zekasının yanı sıra çalıştı ve başardı. Türk İHA ve SİHA'ları savaşların temel prensiplerini altüst etti.

Bilginin ve onu kullanabilen özel yetenekli yani üstün zekalı insanların varlığı ülkelerin en büyük sermayesi.

Türkiye bunu cumhuriyetin ilk yıllarında fark ederek, 1929'da 'Harika çocuklar' yasasını çıkardı. Mustafa Kemal Atatürk'ün birçok alandaki öngörüsünün sonucu olan bu proje ile dünyaca ünlü bilim insanları ve sanatçılar yetiştirildi. Gerçi o yıllarda yurt dışında eğitim görenler dönüp Türkiye'de bir çok alanda öncü rol oynuyorlardı. Bugün ise gidenler gelmiyor.

Üstün yetenekli çocuklar için 1960'lı yıllarda birkaç deneme oldu, ancak onlar da saman alevi gibi geçti. Bugün Türkiye'de özel yetenekli öğrenciler için bağımsız iki okul var. Biri özel, İstanbul'daki bu okullarda lise düzeyinde eğitim veriyor. Diğer öğrenciler ise Milli Eğitim'in BİLSEM kurslarına devam edebiliyor.

AK Parti'nin kurucu il başkanı olan Şevket Orhan, 22'nci dönemde Bursa Milletvekilliği yaptı. Yıllar sonra kendi deyişiyle hiçbir beklentisi olmadan Kent Konseyi Başkanlığı görevine başladı.

Orhan, göreve geldikten sonra özel yetenekli öğrencilerin ailelerinin sorunlarını dinleyince ülkenin geleceği olacak bu çocuklar için araştırmaya başladı. Araştırdıkça konunun önemine vardı. Kent Konseyi'nde kurulan gruplarla dünyadaki uygulamalar, Türkiye'deki durum daha net bir şekilde ortaya çıktı.

Bu işin çözümü, tam zamanlı okuldan geçiyordu. Bir yıl boyunca uzman eğitimci, akademisyenler ve sivil toplum örgütleri ve özel yetenekli ailelerle yapılan görüşmeler sonucu hazırlanan okul projesi önerisi dün Şevket Orhan tarafından Merinos AKKM'de düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyuruldu.

52 sayfalık raporda, üstün zekalı çocukların özelliklerinden dünyanın farklı ülkelerindeki uygulamalarına kadar tek tek ülkelere göre detaylı bir biçimde anlatıldı.

Orhan da konuşmasında dünyadaki iki örnek üzerinde durdu. Bunlardan biri Güney Kore, diğeri ise İsrail. 1980'lerde 2 bin 300 dolar olan milli geliri bugün 30-40 bin dolara çıkan Güney Kore'deki olağanüstü yükselişinin arkasında köklü ve istikrarlı eğitim politikaları yer alıyor. Bu ülkenin yanı sıra İsrail, ABD, Çin, Rusya'da da özel yetenekli çocukların eğitimi koruma altına alınmış.

Yapılan araştırmalara göre, öğrencilerin en az yüzde 2'si özel yetenekli çıkıyor. Bursa'da şu anda 590 bin 380 öğrenci eğitim görüyor. Demek ki 11 bin 807 öğrenci bu kapsamda. BİLSEM'e gidenlerin sayısı ise 1232. Kalan çocuklarla ilgili hiçbir şey yapılmıyor.

Şevket Orhan'ın anlattığına göre, üstün zekalı veya dahi düzeyindeki çocuklar, normal okullarda neredeyse eziliyor. Örneğin dahi düzeyinde zekaya sahip bir çocuk, iki ay boyunca sınıfta ayakkabısız dolaştığı için ailesine çocuğunuz hasta okula devam edilemez deniliyor. Aile bu kez uzman psikologların kapısını çalıyor. Yapılan inceleme sonucu çocuğun dahi düzeyinde zekaya sahip olduğu ortaya çıkıyor. Çocuğun özel eğitimi başladığında birkaç günde okuma yazmayı, 10 günde 15 basamaklı sayı ile işlem yapmayı başarıyor.

NEREDE YAPILACAK VE NASIL BİR MODEL KULLANILACAK?

Bugüne kadar yapılan çalışmaların ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu ifade eden Orhan, tam zamanlı özel müfredat uygulanacak okulun nerede kurmak istediklerini ve modelini de anlattı.

Okulun üniversite kampusunde kurulması gerektiğini ifade eden Orhan, 'En iyi model vakıf kurulması. Bununla ilgili BTSO, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve İş insanlarıyla görüşmeler yapıldı. Vakıf tüzüğü neredeyse hazır. Bu konuda Bursa'da tüm kesimlerden destek bekliyoruz' dedi.

Şevket Orhan, bu iş için büyük emek harcadı. Proje hayata geçerse belki de Bilim ve Teknoloji Merkezi gibi model alınıp diğer illerde de hayata geçecek. Orhan, okulu açmayı başarırsa tarihe geçer.

'YUNUSELİ'NİN YEŞİL ALAN OLARAK KALMASINDAN YANAYIM'

Bursa'da, son aylarda en çok tartışılan imar konularından biri artık havaalanı olma vasfını yitiren ve bir bölümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredilen Yunuseli konusu.

Kent Konseyi Bursa Çalışma Grubu, kentlerin anayasası olarak nitelendirilen 1/100 binlik planla ilgili geniş bir rapor hazırladığı raporda, Yunuseli'nin Bursa yararına kullanılmasını gerektiğini açıklamıştı.

Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan, dünkü toplantıda Yunuseli ile ilgili bir soru üzerine, konuyla ilgili akademik odalarla toplantı yaptıklarını ve basın açıklamasıyla görüşlerini kamuoyuna duyurduklarını belirterek, şöyle devam etti:

'Tekrar bir araya gelip çalışmalar yapacağız. Buranın yeşil alan olarak kalmasından yanayız. Kendi fikrimi söylüyorum. Arkadaşlarımız konuşacağız ve her zeminde de böyle olması konusunda mücadelemizi vereceğiz. Bu benim fikrim. Bakanlık ne yapar? O da hep beraber buna vereceğiz tepki ile ortaya çıkar'