Dün sabah Bursa, alışıldık bir gündemle değil, bir operasyon haberiyle uyandı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sabah saatlerinde konutuna gelen polis ekiplerince gözaltına alındı.

Oysa aynı saatlerde bizler, saat 10.00’da Büyükşehir Belediyesi’nde yapılacak “Mart Ayı Değerlendirme Toplantısı” için hazırlık yapıyorduk.
“Yeniden Yeşil Bursa” hedefinin anlatılacağı, kırsal kalkınma projelerinin paylaşılacağı bir toplantı…
Günün ajandası buydu.
Ama Bursa, bambaşka bir gündeme uyandı.
Ve dünkü gelişmeyle birlikte bir başka gerçek daha ortaya çıktı:
Artık Bozbey’in iki yıllık performansı, başarıları ya da eksikleri ikinci planda kalmış durumda.
Gündem değişti. Tartışma başlığı tamamen başka bir yere evrildi.
Hatırlayalım…
Mustafa Bozbey, 20 yıl yönettiği Nilüfer’in ardından, 31 Mart seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanmıştı.
Bu sonuç, sadece bir seçim zaferi değil, aynı zamanda 47 yıl sonra gelen siyasi değişimin sembolü olarak görülmüştü.
Üstelik kamuoyundaki beklenti yüksekti.
Deneyim vardı, hazırlık süreci vardı, güçlü bir kadro vaadi vardı.
Ancak süreç, beklendiği gibi ilerlemedi.
Göreve gelir gelmez yapılan atamalar, özellikle akraba tartışmaları, kamuoyunda ilk kırılmayı yarattı.
Gelen tepkilerle geri adım atıldı ama ilk izlenim kolay silinmedi.
Ardından…
Suya yapılan indirim ve peşinden gelen zamlar,
ulaşım fiyatlarındaki artışlar,
ve özellikle su kesintileriyle şekillenen yaz ayları…
Bursa’da gündem uzun süre bu başlıklarla doldu.
Dün yaşanan gelişmenin en kritik noktası şu:
Soruşturma, doğrudan Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine değil, 2017 yılına, yani Nilüfer Belediyesi dönemine uzanıyor.
Aynı dosyada, o dönemin belediye başkan yardımcısı ve daha sonra Nilüfer Belediye Başkanı olan Turgay Erdem de bulunuyor.
Erdem’in daha önce tutuklandığını ve yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatalım.

Savcılığın açıklamasına göre soruşturma;
örgüt kurma, rüşvet, usulsüz emsal artışları ve haksız kazanç iddialarını kapsıyor.
Toplam 55 kişi gözaltında. Aralarında Bozbey’in eşi ve kızı da var. Tabii rüşvet verdiği veya aracılık yaptığı iddia edilenler.
Yani mesele, dar bir dosya değil; geniş ve çok katmanlı bir soruşturma.

Mustafa Bozbey ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, iddiaların daha önce de incelendiğini ve asılsız bulunduğunu savunuyor.
Dikkat çeken iki vurgu var:
“Çağrılsaydım giderdim” diyerek gözaltı yöntemine itiraz ediyor. “Yargıya ve Bursa halkına veremeyeceğimiz hesap yok” diyerek sürecin sonunda aklanacağı mesajını veriyor.
Ve en kritik cümle:
“Bu geçici yoklukta hizmetler devam etsin.”

BAŞKANVEKİLLİĞİ DÜĞÜMÜ NASIL ÇÖZÜLECEK
Şimdi Bursa’nın önünde iki ayrı başlık var.
Birincisi hukuki süreç.
Emniyetteki işlemlerin ardından dosya mahkemeye gelecek.
Verilecek karar, sürecin yönünü belirleyecek.
İkincisi ise siyasi tablo.
Eğer tutuklama kararı çıkarsa, gözler Büyükşehir Belediye Meclisi’ne çevrilecek.
Bilindiği gibi mecliste çoğunluk Cumhur İttifakı’nda.
Bu durumda yapılacak oylamada, AK Parti grubundan bir ismin başkan vekili olarak seçilmesi güçlü ihtimal.
Ancak kamuoyunda konuşulan bazı senaryoların da altını çizmek gerekiyor.
Örneğin, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ismi kulislerde dillendiriliyor.
Fakat mevcut mevzuat ve uygulama açısından bu senaryonun çok mümkün görünmediğini belirtelim.
Çünkü seçilecek görev Büyükşehir Belediye Başkanlığı değil, başkan vekilliği.
Ve böyle bir durumda, başkan vekili seçilecek kişinin mevcut belediye başkanlığı görevinden ayrılması gerekiyor.
Bu da şu anlama geliyor:
Eğer ilçe belediye başkanı bu göreve seçilirse, kendi ilçesindeki görevini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
Üstelik süreç kesinleşmiş değil.
Yargılama sonunda Mustafa Bozbey görevine dönebilir.
Dolayısıyla, siyasi aktörlerin bu tabloda temkinli hareket etmesi bekleniyor.
Olası senaryo ise AK Parti’li bir büyükşehir meclis üyenin başkanvekilliğine seçilmesi.
Gözaltı kararının ardından, CHP kanadından peş peşe açıklamalar geldi.
Milletvekilleri ve İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursalıları Büyükşehir Belediyesi önüne davet etti.
Akşam saatlerinde yapılması planlanan buluşma,
sürecin sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir gerilim alanına dönüştüğünü gösteriyor.
Bursa, son yıllarda birçok tartışma gördü.
Ama bu kez tablo daha farklı.
Çünkü ortada hem seçilmiş bir büyükşehir belediye başkanı,
hem de ciddi iddialar içeren bir soruşturma dosyası var.
Şu aşamada yapılması gereken en doğru şey,
peşin hüküm vermeden süreci takip etmek.
Ama bir gerçek var ki…
Dünkü sabahla birlikte Bursa’da yeni bir dönem başladı.
Ve bu saatten sonra tartışma,
ne su zamları ne ulaşım ne de belediye icraatları olacak.
Gündem artık bambaşka: Yargı süreci ve onun siyasi sonuçları.