Hava Durumu

Trump’ın vergi sopası İnegöl’ün kapısında

Yazının Giriş Tarihi: 03.10.2025 08:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.10.2025 08:08

Mobilya denildi mi Türkiye’de akla ilk gelen şehirlerin başında İnegöl var.
Bir yanda köklü üretim kültürü, diğer yanda ihracatta elde edilen başarılar…
Ama şimdi karşımızda yeni bir tehdit var: Trump’ın tarife sopası.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya üzerinden “ABD’de üretmeyen ülkelere mobilyada ciddi tarifeler” uygulayacağını açıkladı. Ardından Beyaz Saray bunu resmileştirdi. 14 Ekim’den itibaren mutfak dolabı, banyo vanitesi ve döşemeli ahşap ürünlere %25 tarife geliyor. 1 Ocak 2026’dan sonra ise bu oran %50’ye kadar çıkabilecek.

Kısacası, ABD pazarı büyürken Türkiye’nin oraya açılma hayali ciddi bir maliyet duvarına çarpıyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim üyesi ve Bursa Hakimiyet Yazarı Doç. Dr. Yüksel Okşak, bu süreci rakamlarla analiz etti. Türkiye’nin toplam mobilya ihracatı 4,5 milyar dolar. ABD ise bunun küçük ama hızla büyüyen bir kısmını oluşturuyor.
%25–50 bandındaki kalıcı tarifeler, sektörün büyüme tezini zayıflatacak.

Üstelik mesele sadece vergi değil. Anti-damping (AD) dosyaları ve telafi edici vergiler (CVD) hâlâ yürürlükte. Yani Türk üreticisinin karşısına çifte yük çıkıyor. Bu tabloda maliyet baskısı kaçınılmaz.

İnegöl’den ABD’ye giden ürünleri düşünün: koltuk, sandalye, yatak, yemek odası takımı, mutfak ve banyo grupları…
Hepsi, 14 Ekim’den itibaren %25 ek maliyetle ABD’ye girecek. FOB fiyat aynı kalsa bile ithalatçı vergi farkını ya marjından karşılayacak ya da fiyatı yükseltecek. Sonuç: talepte daralma.

Okşak’ın ilk kestirimine göre, İnegöl’ün ABD kanalında %15–30 arasında hacim kaybı gündeme gelebilir. Eğer maliyet paylaşımı yapılırsa bu kayıp %10–20’ye düşebilir. Ama yine de risk büyük.

Peki çözüm ne?

İşte burada İnegöl’ün avantajı devreye giriyor. Yüksel Okşak’ın işaret ettiği gibi, TAFEX önemli bir araç olabilir. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’nın ABD pazarına yönelik kurduğu bu şemsiye yapı, tarife şokunu yumuşatmak için kritik.

High Point’te showroom ve depo: ABD’nin mobilya başkentinde kalıcı bir varlık, markalı satışın kapısını açabilir. Modüler sevkiyat ve son montaj (last-mile finishing): Türkiye’den parçalı gönderim, ABD’de montajla tamamlanırsa maliyet ve tarife yükü azalabilir. RTA (flat-pack) stratejisi: Özellikle mutfak ve dolap gruplarında ABD’de montaja hazır ürünlerle rekabet gücü korunabilir. Private label / ortak girişimler: ABD’li perakendecilerle işbirliği, tarife maliyetinin paylaşılmasını sağlayabilir.

Trump’ın kararı, sadece bir gümrük vergisi meselesi değil; aynı zamanda küresel ticaretin yeni oyun kuralları. Türkiye için ABD hâlâ cazip bir pazar.
İnegöl mobilyası, ölçek ve çeviklik avantajıyla bu şoku fırsata dönüştürebilir. Kısa vadede maliyet paylaşımı ve ürün mühendisliği; orta vadede ABD’de kalıcı varlık stratejisi…

Yüksel Okşak’ın ifadesiyle: “ABD pazarından vazgeçmek yok; stratejiyi güncellemek var.

****

BORSA BAŞKANI MATLI GIDA OSB İÇİN SES VERDİ

Bursa’ya dair konuşmaya başladığınızda, ilk cümle çoğunlukla aynı olur: sanayi şehri. Otomotiv, tekstil, makine, mobilya… Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde Bursa’nın izi vardır.
Ama bu güçlü sanayi kimliğinin yanında çoğu kez unutulan başka bir yanımız var: tarım ve gıda.

Bursa, sadece fabrikalarıyla değil; Marmarabirlik gibi dev kooperatifleriyle, meyve-sebze ihracatındaki gücüyle, unlu mamuller ve süt ürünleri markalarıyla da ülkenin gıda başkentlerinden biri. Buna rağmen 21 organize sanayi bölgesi arasında tek bir gıda ihtisas OSB’nin bulunmaması dikkat çekiyor.

Sektör temsilcileri yıllardır bu eksikliğe işaret ediyor. Gıda firmalarının aynı çatı altında toplanacağı bir ihtisas OSB’nin, kentin üretim kapasitesine ve ihracatına yeni bir ivme kazandıracağını vurguluyorlar. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız’ın, “Kurulursa biz de içinde yer alırız” sözleri de bu beklentinin bir göstergesi.

Tam da bu noktada Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı’nın açıklamaları öne çıktı. Matlı, Gıda İhtisas OSB sürecine dair kamuoyuna net bir tablo çizerek, “Süreç tamamen planlı, şeffaf ve Bakanlıkla uyumlu şekilde ilerliyor” dedi. Son dönemde ortaya atılan söylentilere karşı da net bir uyarı yaptı: “İtibar etmeyin, sadece resmi açıklamalarımızı takip edin.”

Matlı’nın sözlerinde iki ana vurgu var. İlki, Bursa Ticaret Borsası’nın 100. yıl vizyonu çerçevesinde bu projeyi sahiplenmesi. İkincisi ise “kişisel menfaat” söylentilerine karşı ortaya koyduğu şeffaflık. “Yer seçimi ve planlamada borsa yönetiminin veya üyelerinin herhangi bir dahli yok” diyerek kamuoyunun güvenini pekiştirmeye çalıştı.

Bu aslında yalnızca bir OSB projesi değil. Bursa’nın tarım ve gıda alanında dünya ölçeğinde rekabetçi bir merkez olup olamayacağının sınavı. Bugün şehir içinde sıkışmış, kapasitesini büyütemeyen pek çok firma var. Matlı’ya göre Gıda OSB, bu firmalara genişleme, ihracatını artırma ve nefes alma imkânı sağlayacak.

Burada Özer Matlı’nın kişisel misyonu da devreye giriyor. Göreve geldiği günden bu yana, tarım ve gıda sektörünü Bursa’nın kalkınma vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Sanayicinin yanında çiftçinin, üreticinin de söz sahibi olmasını savunuyor. Bu yüzden Gıda OSB, onun için sadece bir yatırım değil, aynı zamanda bir vizyon projesi.

Matlı ayrıca üretim kadar kentin sosyal yaşamına da katkı sunmayı hedefliyor. Borsaya ait ET-BA tesislerinde hayata geçirecekleri yaşam alanı ve alışveriş merkezi projesi bunun örneği. “Ekonomiye sunduğumuz katkının yanı sıra, şehrimizin sosyal gelişimine de öncülük edeceğiz” sözleri, bu vizyonun işareti.

Sonuçta; Bursa, sanayideki gücünü tarım ve gıdayla bütünlemek istiyorsa, Gıda İhtisas OSB’nin hayata geçmesi kaçınılmaz. Beklenti yüksek, heyecan büyük; ama dedikodular da eksik olmuyor. İşte tam bu noktada Özer Matlı’nın sakin ve güven veren açıklamaları öne çıkıyor. “Söylentilere değil, resmi açıklamalara kulak verin” sözleri, aslında sürecin en net özeti.

Kısacası, Bursa için bir yol ayrımı var. Sanayi kenti kimliğimizi korurken, tarım ve gıdayı da ön plana çıkaracak bu adımın adı artık belli: Gıda OSB.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.