Tarihi bir zaferle Türk futboluna yeniden umut tohumlarını serpti Galatasaray… “Bitti, dipteyiz, Edirne’nin ötesi yok” denildiği anda futbolun beşiği İngiltere’nin 1.12 milyar eoruluk şampiyonu Liverpool’u öyle bir yıktı ki Sarı Kırmızılılar, tüm dünyaya TÜRK futbolunu haykırdı adeta…

ALİ SAMİ YEN’DE
İNGİLİZ KOLEKSİYONU
İnanılmaz bir gece, inanılmaz bir atmosfer ve inanılmaz bir zafer… Çok değil kısa bir süre öncesine kadar ‘Liverpool’dan kaç yeriz’ diye düşünüyorduk…. Almanya’da uğradığımız bozgun ve sonrasında Alanya karşısında izlediğimiz Galatasaray’ı görünce… Üstelik rakipte İngiliz devi Liverpool’du… Gol atmadığı hiçbir maç yok… Oyunu domine edip rakiplerine nefes aldırmayan Avrupa’nın üst düzey takımlarından geçmişte Türk takımlarına 8-0’lık kabusu yaşatmış bir ekip… Dolayısıyla da kağıt üzerinde tüm dünyanın favorisiydi Liverpool… Salah, İsak, Gakpo, Ekitike ve daha niceleri… 1.12 milyar euroluk takım değeriyle sahadaydı İngiliz devi… Ancak İngiliz ekibinin ‘Etiket’ine aldanmayan Aslan, Rams Park’ta kükredi ve yine bir İngiliz takımını hüsrana uğrattı… Tıpkı 1 Ekim’de kulübü kurarken Ali Sami Yen’in “Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir“ ifadelerine uygun bir biçimde… Ne mutlu, ne güzel bir zafer… Teşekkürler çocuklar Türk futboluna bir kez daha yeni ufuklar açtığınız için… Galatasaray’ı kendince hafife alan Arne Solt, hayatının en ağır dersini aldı… Tıpkı; Tottenham, Manchester United, Arsenal, Leeds United gibi… Solt ve takımı Liverpool’da Galatasaray’ın yıktığı İngiliz koleksiyonunda yerini aldı…

FARKI GÖRDÜNÜZ MÜ?
Fenerbahçeli futbolcular Dinoma Zagreb yenilgisi sonrasında taraftarlara galibiyet sözü vermiş ve Antalya maçını da 2-0 kazanarak sözlerini tutmuş… İyi güzelde Avrupa’da alınan kötü sonuçlar bir Antalya galibiyeti ile düzeliyor mu? Yani yıllardır başarıya aç kalan koca camia Antalyaspor maçı galibiyetiyle avutulabiliyor mu? Gerçekten anlamak mümkün değil…. Bir de çiçeği burnunda başkan Sadettin Saran’ın maç sonrası bir ifadesi var daha da ilginç olan… ‘Farkı gördünüz mü?’ diye soruyor Başkan Saran… ‘Tekmeye kafa atan bir takım olduk’ diyor motivasyonu işaret ederek… Ufak tefek avuntuların birikimiyle koca bir camia yeniden umutlanıyor adeta başkana göre… Oysa ki takım aynı takım, sistemsizlik de devam ediyor… Takımın ne oynadığını, kimin nerede forma giydiğini ne Tedesco biliyor ne de oynayanlar… Üstelik Tedesco’nun gideceğini sokaktaki çocuk bile biliyor artık… Aksi halde yerliler bekler mi pusuda… İsmail Kartal, Aykut Kocaman, Volkan Demirel, Emre Belözoğlu… Yelpaze geniş ama tek kıstas yerli olması… Gelelim Başkan Saran’ın sorusuna farkı gördük mü? Farkı görmek ortaya koyulacak başarı ile olur… Kupa, şampiyonluk, Avrupa zaferleri ile olur… Antalya galibiyetiyle fark aramak Fenerbahçe camiasına hakaret olur…
ÖLEN ÖLÜR KALAN SAĞLAR BİZİMDİR
Türk futbolunun kanayan yarası hakemler… Bunu ben demiyorum, sokaktaki esnaftan tutun da sahadaki futbolcusuna kadar herkes her şeyin sorumluluğunu hakemlere bağlıyor… Kaybeden her takım hakemleri hedef tahtasına alıyor… Televizyonda ileri teknoloji ile durdur oynat sarmalında sabaha kadar linçleniyor adeta hakemler… Doğal olarak sürekli hakem hatalarının konuşulduğu ortamda da ister istemez hakemler hedef alınıyor ve çirkin saldırılara maruz kalıyorlar. En son örneğini Altay-Eskişehirspor maçında yaşadık. Maçın yan hakemi otelden çıkarken bıçaklı saldırıda yaralanıyor ve hastaneye kaldırılıyor. Olayı haber alan TFF acilen harekete geçiyor ve herkesin beklediği o müdahaleyi yaparak tüm liglerde oynanacak olan maçları iptal ediyor… Demek isterdik ama hiç de öyle olmuyor maalesef… Ölen ölür kalan sağlar bizimdir diyen TFF, bıçaklanan hakemin yerine yeni hakem atıyor ve onlara göre futbol kazanıyor ama insanlık ölüyor!

ÖNEMLİ OLAN YOLUN SONUNA ULAŞMAK…
Şampiyonluktan kuşkumuz yok elbette Bursaspor için… Kaybedilmiş bir şey de yok aslında… Evet yol kazası olabilir tıpkı Isparta maçı sonrası Adem Hoca’nın ifade ettiği gibi… Ancak kapalı gişe oynanan bir maçta puan kaybedilmesi tüm Bursaspor camiasını üzdü. Başkan Enes Çelik ve ekibinin yönetiminde “başarısız bir Bursaspor’u” hayal bile edemeyen camianın üzüntüsü de bu… Çünkü Başkan Çelik ve ekibi bu şehri başarılara alıştırdı ve hepsinden önemlisi yeniden kaybetmemeyi nakşetti… Öylesi büyük hedeflerin altını çizen bir kulüp kendi evinde Isparta’ya takılınca ister istemez üzüntüde büyük oluyor maalesef. Ancak yazımın başında vurguladığım gibi şampiyonluktan kuşkumuz yok, kaybedilmiş bir şey de yok… Başkan Çelik ve ekibinin rotası sadece Süper Lig değil yeniden Avrupa’da Bursaspor’u izletmek… Yolumuz uzun elbette ufak tefek kazalar istemsiz aksaklıklar yaşanabilir… Ama önemli olan yolun sonuna ulaşacak inancı kaybetmemek…

NİCE YEŞİL BEYAZ ZAFERLERE
Bir dipnotla yazımızı bitirelim… İngiliz ekiplerine karşı kazanmaktan ve elde edilen zaferin büyüklüğünden söz ettik yazımızın başında ama asıl güzel olanı sona sakladık. Güzel bir hatıra ve tarihe iz bırakan bir zaferle noktalayalım yazımızı.. İngiliz takımlarına karşı alınan en farklı galibiyet imzası Bursaspor’a ait. Tüm futbol camiasının da hatırlayacağı üzere UEFA İnter Toto Kupası’nda Bursaspor, İngiltere’nin Wimbledon takımı hem de deplasmanda 4-0’la mağlup etmişti. İşte bu skor bir Türk takımının bir İngiliz kulübü karşısında aldığı en farklı galibiyet olarak tarihe geçti. Yeşil Beyaz ile atılacak nice tarihi zaferlere kalın sağlıcakla…