Hani bir söz vardır…
“Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime!”
Bugünlerde bu sözü en çok kimler söylüyor?
Elbette ki CHP’liler!
Mahkemenin, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı geçersiz saydığı mutlak butlan kararı, partililere bayramı zehir etti!
Tepkilerin odağında da eski genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu var…
Kimi, geçmişte yaptığı “Adalet” yürüyüşüyle bugünkü tutumunu arasındaki çelişkiyi hatırlatıyor…
Kimi ise, “Ya, aday gösterdiğimiz seçimde cumhurbaşkanı seçilseymiş! Az kalsın yağmurdan kaçarken doluya tutulacakmışız! Verilmiş sadakamız varmış” diyor…
Partinin Genel Merkezi de bir yandan mahkemenin verdiği kararın siyasi ve hukuksal boyutunu tartışırken, bir yandan da bu krizi en hafif hasarla atlatmanın formüllerini arıyor…
Son gelişmelere bakılırsa…
Genel Başkan Özel, koltuğunu tekrar eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na devretmesine devredecek de, olağanüstü kurultayın en kısa zamanda yapılacağına dair tereddütleri var gibi…
Haksız da sayılmaz, şüphelerinde…
Son görüşmelerinde, kurultayın tüzükte belirtilen 40 günlük süre içinde yapılması isteğini belirtmiş fakat Kemal Bey tarih konusunda kelime oyunu oynamış sanki…
En kısa zaman yerine en uygun zamanda yapma tanımını kullanmış!
Neye, kime göre uygun zaman?
Ya uygun zamanı beklerken, erken seçim kararı alınırsa?
Böyle bir ihtimal de görülüyor…
Özgür Bey, işini garantiye almalı, kurultayın tarihini netleştirmeli ve bu kararı Kılıçdaroğlu ile birlikte bir basın toplantısında açıklamadan koltuğunu bırakmamalı!
Yoksa, bir daha rüyasında görür genel başkanlığı!
En kısa zamanda yapılacak olağanüstü kurultayda da Kemal Bey, aday olmayacağını açıklayarak, partililerin kendisine olan öfkesini ve hayal kırıklıklarını telafi etmeli!
Hatta, o kurultayda kürsüye çıkıp, partililerin yıllardır zihinlerini meşgul eden şu soru işaretlerini gidermeli…
Bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde, Ekmelettin İhsanoğlu’nun aday yapılması ve MHP ile birlikte destek verilmesi…
İYİ Parti’nin Meclis’te grup kurabilmesi için partisinden geçici milletvekili gönderilmesi…
Ve son genel seçimlerde altılı masa kurma ve kendi cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul ettirmek için masada bulunan partilere CHP’den tam 49 vekillik kontenjanı verilmesi…
Türk siyaset tarihine geçen bu parlak fikir ve öneriler, kimden veya kimlerden çıktı?
Hepsinin patenti kendisine ait olduğunu itiraf ederse, partililer tarafından ayakta alkışlanmalı, hem de salondan çıkana kadar!
Bu arada;
Özgür Özel çok dikkatli olsun, yine yeni bir cazip fikirle de gelebilir Bay Kemal…
“Genel başkanlıkta ben kalayım, seni de önümüzdeki genel seçimde cumhurbaşkanı adayı yapalım, Ekrem Bey’i başka türlü kurtaramayız içeriden” diyebilir…
Bu öneriye, sıcak bakan partililer de olabilir!