Yüzünüzdeki yılların getirdiği yıpranma izlerini silmek, hep genç görünmek ister misiniz?
Kim istemez değil mi?
O halde size, formülünü açıklıyorum...
Bülbül dışkısı!
Evet, yanlış okumadınız, bülbül dışkısı, yüzlerdeki o çizgilerin, gözaltı kırışıklıklarının ilacıymış.
Sürüyorsunuz gençleşiyorsunuz...
Haber doğruysa, o "Çile bülbülüm çile" şarkısıyla yaşlanan Emel Sayın yaşadı!
Hollywood'un ünlüleri arasında çok revaçtaymış bu yöntem...
Botoksa alternatif olarak gösteriliyormuş. Bülbül dışkısının tek seansına bir dünya para verenler varmış.
Gel de o bülbülleri koyma altın kafese!
Nasıl mı uygulanıyormuş seansları?
Japonya'nın Kyushu adasında yaşayan bülbüllerden toplanan dışkılar, pirinç kepeği ve suyla karıştırılıp krem haline getiriliyormuş önce...
Sonra bu kremi, ciltteki yaşlanan bölgelere sürüyorlarmış bir güzel... 1 saat kadar öylece bekletiliyor ki deriniz o dışkıyı iyice emsin...
Böylece;
Dışkıdaki enzimler, derideki ölü hücreleri kaldırıp yaşlanma ve güneş ışığıyla meydana gelen zararları da yok ediyormuş.
Haberi okuyunca, bülbül dışkısıyla güzellik ve gençleşme bağlantısını kuran mucidi düşündüm...
Nasıl aklına gelmiş, nereden esinlenmiş, ilk uygulamayı kime yapmış acaba?
Niye özellikle bülbülün dışkısı, başka bir hayvanın değil?
Burada amaç, yıllara meydan okumak, her daim genç görünmekse, öncelik kaplumbağada olmalıydı...
Neden onun dışkısını denememiş?
Hepsini geçtim...
Madem bülbül dışkısı kullanıyorsun mübarek, insan o karışıma gül yaprağı da atar!
Bülbüle de moral olsun!
PROTOKOL OSMAN’I KİM ÜZDÜ?
İstihbaratına da enerjisine de hayranım…
Resmi-özel katılmadığı etkinlik yok…
Bursa basınının yetişemediği toplantılarda bile herkesten önce yerini alıyor…
Hafızası da mükemmel, bir tanıştığı insanı bir daha asla unutmuyor…
Seviliyor, sayılıyor, onsuz toplantıların tadı tuzu olmuyor…
Ne var ki, geçtiğimiz günlerde bir belediyemizin etkinliğinde üzmüşler Protokol Osman kardeşimizi…
İddiaya göre;
Etkinliğe katılan belediye başkanının eşi, görevlilere Osman’ın bu tür etkinliklere alınmaması talimatı vermiş…
Umarım doğru değildir…
Doğruysa, bu kararını kınıyorum ve yasağı kaldırılıp gönlü alınana kadar o belediyenin etkinliklerine katılmayacağımı buradan ilan ediyorum…
HAKEM YORUMCULAR
Spor kanallarına futbol maçlarını yorumlamak için jübilesini yapmış eski futbolcuların çıkarılması normal de yaptığı hatalardan dolayı düdüğünü erken asmak zorunda kalan hakemlerin çağrılması çok komik…
Hele maçlarda yapılan hakem hatalarına, “Ben olsam yapmazdım! O düdüğü çalmaz, o kartı vermezdim” demiyorlar mı?
Geçmişte yönettikleri maçları, özellikle Anadolu kulüplerini İstanbul’un üç büyütülmüş takımlarına karşı oynadıkları maçlarda nasıl harcadıklarını unuttuk zannediyorlar…