Gelenektir, her bayram ziyaretlerindeki sohbetlerin ana gündemi, eski bayramlar olur…
Büyükler küçüklere o yılların özlemiyle masalsı tadında anlatırlar, yaşadıkları eski bayramları…
Dinlese ben de anlatacağım torunuma ama dinlemiyor ki, kerata!
Oysa ne güzeldi o bayramlar…
Hele ki kurban bayramları…
Alınan kurbana kına yakılır, boynuzuna ya da kuyruğuna kırmızı kurdeleli nazarlık takılırdı…
Mahallede elde yonca demetiyle dolaştırılır, en iri ve boynuzu sivri koçu olanın havasından yanına yaklaşılmazdı…
Koçları birbirine toslatırdık, hızını alamayan koç bizi de kovalardı…
Bıçaklar birkaç gün önceden bilenir, kurban kesilecek yerler önceden belirlenirdi…
Kesilen kurbanın derisini kapmak için tam bir savaş yaşanır, bu savaştan THK galip çıkardı… Postunu THK’ya vermeyenlere kem gözle bakılırdı!
Kurban etlerinin dağıtımında daha adil davranılır, derin donduruculardan önce mahalledeki ve akrabalardaki ekonomik durumu iyi olmayanlar gözetilirdi…
Mahalledeki tezek kokusunun yerini mis gibi kavurma kokusu alırdı…
Büyükbaş kurbana giren hissedarlar arasındaki et paylaşımında kuyumcu hassasiyetiyle davranılırdı…
Vacip olan bayram namazlarında camideki ön saflar, ayakları alışsın diye farz olan sabah namazlarına gelmeyenlere ayrılırdı…
Gel de, “nerede o çocukluğumuzun kurban bayramları” diye hayıflanma!
Şimdi ne tezek kokusu, ne kavurma kokusu duyuyor büyükler ne de boynuzlu koç tarafından toslanma korkusu yaşıyor çocuklar…
İhtiyaç sahiplerinden önce sosyal medyada paylaşılıyor kurbanın etleri!
Bu duygu ve düşüncelerle tüm okurlarımın, dostlarımın kurban bayramını tebrik ediyor, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, kesilecek kurbanların da pirzolalık yerlerinden öpüyorum!
Hastanelerin elini kolunu kesen acemi kasaplarla…
Haber bültenlerinin firar eden kurbanlıklar ve fazla mesaiye kalan trafik canavarlarıyla dolmadığı ilgili haberlerle…
Çalan telefonların kapsama alanı dışında kalmadığı, kapıların duvara dönmediği…
Ve, evlerdeki derin dondurucuların dağıtılmaya kıyılamayan kurban etleriyle saklanmadığı nice bayramlara…
Sağlıkla, huzurla ve hep birlikte…
PARTİ BAYRAMLAŞMASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
* Siyasi partinizin bayramlaşmasına kurbanınızı kesmeden gitmeyin! Aklınız onda kalır, parti büyüklerinizin bayramlık konuşmalarına odaklanamazsınız!
* Bayramlaşmaya gitmeden önce yediğiniz kavurmaya dikkat edin, çok yağlı olmasın! Bayramlaşma sırasında sohbet ederken protokolü de yağlamayın!
* Milletvekillerinize ve parti yöneticilerinize “size kurban olurum” gibi iltifatlarda bulunmayın, “ol da inanayım!” derler, sıkıntı yaşamayın!
* Bu bayram ekonomik nedenlerden dolayı kurban kesemeseniz de, parti büyüklerinize kesmiş gibi davranın, hatta yedi partili birlikte danaya girdiğini söyleyin, daha inandırıcı olur!
* Keseceğiniz kurbanı da hava atmak için parti bayramlaşmasına götüreyim filan demeyin, elinizden kaçar, otlak butlan olmayın!