TR-Düşünce Kulübü’nün geleneksel Simit-Çay programının 57. Konuğu Meteoroloji Mühendisleri Odası Bursa Temsilcisi Feryal Biçkici’ydi…
Yaşanan su krizi ve iklim sorunları konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu…
2025 yılı itibariyle ‘olağanüstü kuraklık’ bölgesinde yer alan Bursa’nın son dokuz aydır çok şiddetli bir kuraklık yaşadığını belirten Biçkici, “Kar yağmıyor, su döngüsü bozuldu. Bu sadece doğanın değil bizim de hatalarımızın sonucu” dedi…
Hatalarımızı da şöyle sıraladı:
“Eskiden toprak suyu emer, yer altına sızdırırdı. Şimdi her yer asfalt, her yer beton. Yağmur suyu toprak yerine rögar hattıyla denizlere dökülüyor. Acil durum kaynağı olan yer altı sularını günlük tüketimde kullanmak, gelecek kuşakların suyunu bugünden harcamaktır. Çocuklarımızın geleceğini çalıyoruz. Fabrikaların barajlardan halkın içme suyunu çekmesi de büyük hatadır. Sanayi kendi atık sularını arıtmalı, teknolojisini yenilemeli, bir metre kumaş için 400 litre su harcamaktan vazgeçmeli! Bir pantolonun üretimi için harcanan su, bir insanın iki günlük içme suyu kadar…”
Türkiye genelindeki su dengesizliğine de dikkat çekti Başkan Biçkici…
Ülkemizdeki toplam su potansiyelinin yüzde 8’inin bulunduğu Marmara Havza’sında nüfusumuzun yüzde 25’nin yaşadığını hatırlattı…
“Su yoksa temizlik yok, gıda yok, sağlık yok. Suyun yok oluşu, yaşamın sonudur. Gıdayı ithal edebiliriz ama suyu edemeyiz” diyen Feryal Hanım bireysel sorumluluğa da değindi konuşmasında…
“Bir kişi lavabosundan akan suyu kovasında biriktirip günde 10 litre su tasarrufu yapsa, bu şehirde milyonlarca litre su kurtarılır” örneğini verdi.
Keşke yapabilsek!
Son yıllarda artan orman yangınlarını da hatırlatan Biçkici, ormanların suyun sigortası olduğunu vurguladı.
Su gibi geçen programın sonunda, TR-Düşünce Kulübü Genel Başkanı Ercan Yakut da üyeleri adına fidan dikim kampanyası yapacaklarını söylemesine sevindim…
Fidan olarak ayva ağacı önerisinde bulundum…
Pek sıcak bakılmadı, nedense!
Bizim için değil geleceklerini çaldığımız çocuklarımız için düşünmüştüm oysa!
DÜĞÜN KONVOYLARI
Belçika’da düğün konvoyu ile trafiği aksatan 18 Türk’e 5 yıl boyunca trafikten men ve 2000 Euro para cezası verilmiş, 6 araca da el konulmuş…
Davaya bakan hâkimin gerekçesi tam bir insanlık dersi niteliğinde:
“Sadece trafik sıkışıklığına neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda diğer sürücülerin sinirlenmesine yol açıyorsunuz… Yollar hepimize ait ve kimse kendi malı gibi kullanamaz. Siz yolu tıkarken o sırada hastaneye yetişmeye çalışan birileri olabilir… Bu yollar sizin dans pistiniz değil!”
İyi ki, “gidin memleketinizde yapın o konvoyları!” dememiş!
200 LİRAYA DİKKAT!
Ben de diyorum, 200 liralık banknotlarımızın neden bereketi yok, bozdurur bozdurmaz bitiyor…
Meğer, paranın üzerinde Merkez Bankası’nı dolandırma iddiasıyla tutuklananlar arasında Banka’nın eski başkan yardımcısının da imzası varmış!
Adamdaki yeteneğe bakar mısınız?
Hem imza atmış paramıza hem de parmak basmış!