İçinde bulunduğumuz hafta, Dünya Tuza Dikkat Haftasıymış…
Şaka yapmıyorum ciddiyim!
Ben de ilk kez duyuyorum!
Fakat çok yerinde bir seçim olmuş…
Yoksa tuz da kokmak üzere!
Hafta boyunca, tuzu azaltma, aşırı tuz tüketiminin sağlık üzerine etkileri konusunda toplumda farkındalık oluşturmak, zararlarına dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler düzenlenecekmiş…
Tuz deyip geçmeyin…
“Zaten hayatın eski tadı tuzu yok, bari yediğimizin tadını tuzuna kaçırmayın” diyerek sitem etmeyin…
Bu bir halk sağlığı sorunu!
Aşırı tüketiminin, kan basıncını yükselterek kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenleri arasında yer alan birçok sağlık sorununa zemin hazırladığı bir gerçek…
Azı karar çoğu zarar…
Ne var ki, ölçüyü kaçırıyoruz sürekli…
DSÖ, günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutulmasını önerirken, ülkemizdeki kişi başı günlük tuz tüketimi 10,2 gram civarındaymış…
Neredeyse iki katı!
Masasına gelen yemeğin daha tadına bakmadan tuz atan bir millet için çok normal bu oran…
Yemeklerimize lezzet katıyor fakat ayarını kaçırırsak sağlımızı da tehlikeye atıyor, hayatımızı zehir, sağlıklı geleceğimizi tuz buz edebiliyor…
Uzmanların verdiği rakamlar ortada…
Günde 5 gramdan daha az tuz alımı inme riskini yüzde 23, kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini yüzde 17 azaltıyormuş…
Neyse ki Sağlık Bakanlığı, “Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı” kapsamında bir çalışma başlatmış…
Ekmek, salça, peynir gibi birçok üründe Türk Gıda Kodeksi Tebliğlerinde düzenlemeler yapılarak içindeki tuz miktarları azaltılmış…
Tuz paketlerinin üzerine “Tuzu Azaltın, Sağlığınızı Koruyun” ibaresinin konması da zorunlu tutulmuş…
Gerçi, fiyatı daha tuzlu sigara paketlerinin üzerinde de neler yazıyor hem de resimli, yine de oralı değil!
Olsun, uyarı uyarıdır!
Bakarsınız, ülkemizdeki özellikle siyasette salatalığı görünce elinde tuzlukla koşturanların sayısının azalmasına vesile olur, bu çalışmalar…
Ben bildim bileli, tuz kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalar yapılıyor…
Bir dönemde de lokanta ve restoranlardaki masalara tuzluk yasağı gelmişti…
Hala da bu yasağı taviz vermeden uygulayan işletmeler var…
Şu da bir gerçek;
Yemeklerdeki tuz oranını asıl arttıran bir diğer etken de ülkedeki enflasyon!
Bir yemeğin lokanta ve restoranlara da, ev hanımlarına da maliyeti bu yüzden tuzluya mal oluyor!
Hem de kaya tuzu!
İnanmayan çıksın bir Tuzpazarına alışverişe!
Bu vesileyle;
Ekonomik olarak tuzu kuru olanların, “Dünya Tuz Haftasını” kutluyorum…
Bu arada;
Bir tek tuza yüklenmeyelim lütfen!
Diğer iki beyaz kardeşi un ve şeker de masum değil!
Onlar için de eylem planı bekliyoruz Sağlık Bakanlığından…