Biz unutsak da o unutturmuyor kendisini…
Hatırlatıyor sürekli…
Arada bir sallıyor bizi “Köprüden önce son çıkıştasınız! İçimdeki enerjimi daha fazla tutamıyorum… Önleminizi aldınız aldınız almazsanız benden günah gitti! Sonra fay canına diye ağlanmayın” diye uyarıyor…
Türkiye bir deprem ülkesi… Depremle yaşamaya alışmalıyız diyor uzmanlar…
Merkez üssü Ankara olan siyasi ve ekonomik depremlere alıştık da yerden bir gece ansızın gelenlere hala alışamadık!
Yaşattığı onca maddi manevi acılara rağmen hala durumun ciddiyetini kavrayamadık…
Tsunami geliyorum diyor biz hala sahilde kumdan kaleler yapmaya devam ediyoruz…
Hala jöle gibi zemine sahip yerlerde yola sıfır mesafede dev binalar dikiyoruz…
Af ihtimali düşüncesiyle imar mevzuatına aykırı konut ve işyerleri yapmaktan vazgeçmiyoruz…
Kentsel dönüşümlerde kaplumbağa hızıyla ilerliyoruz…
Allah korusun olası bir şiddetli depremde oturduğumuz yerden sağ kurtulduğumuzda nereye gideceğimiz, nerede toplanacağımızı bile bilmiyoruz çoğumuz…
Haksızlık yapmayayım…
Depremlerin acılarını, maddi manevi zararlarını azaltmak için neler yapılması gerektiği konusunda öneriler, fikirler sunanlar da var basında, TV ekranlarında, sosyal medyada…
İçlerinde mantıklı ve ciddi olanlar da var, ilginç ve tebessüm ettirenleri de…
Örneğin, sosyal medyada gördüğüm bir öneri çok hoşuma gitti…
“Nasıl ki araçlara belli sürelerde fenni muayene zorunluluğu varsa yapılara da getirilsin. Yapılar da belli zaman dilimleri arasında fenni muayeneden geçirilsinler” önerisinde bulunuyordu bir vatandaş…
Öneri güzel ama uygulamada sorunlar çıkabilir…
Araçları fenni muayeneye götürmeden önce eksik olan yangın tüpü, ilk yardım çantası, takoz, stepne gibi malzemeleri eşten dosttan ödünç alıp, kontrolden eksiksiz geçiyoruz…
Fakat konutlarımızda bu yardımlaşmayı nasıl yapacağız?
Oturduğumuz konutlar fenni muayeneden kusursuz geçsin diye inşaatı sağlam olan dostlarımızdan, binalarının kolonlarını, kirişlerini, zeminlerini ödünç alamayız ki!
Oysa benim önerim daha basit ve uygulanabilir…
Yapı denetim şirketleri, denetledikleri her inşaat için Çevre, Şehircilik Bakanlığı onaylı bir karne hazırlasınlar…
Zemininin kalitesine, temelinde kullanılan sisteme, çimentosuna, demirine, diğer malzemelerine, kaba ve ince işçiliğine 10 şiddetindeki deprem üzerinden not versinler…
Depremle ilgili binaya dair kanaatlerini de yazsınlar, karnenin sonuna…
Altına da inşaatı yapan ve yaptıranlarla birlikte imza atsınlar.
Tapu müdürlükleri yalnız parayı değil bu karneyi de alıp almadıklarını sorsun konut alacaklara…
Garanti belgesi yerine geçecek bu karneyi görmeden tapuyu teslim etmesinler…
Karnesi kötü olana tapu yerine tabut verilsin!