Ülkemizin önde gelen iş insanlarından 95 yaşındaki Rahmi Koç, kendilerine ait özel hastanenin açılış töreninde anlattığı bir fıkra yüzünden sosyal medyada adeta linç edildi…
Tepki gösterilmesi çok normal çünkü anlattığı cinsiyetçi ve ırkçı cümlelerden oluşan fıkranın gülünecek bir yanı yoktu…
Fıkra değil büyük bir gaftı bu!
Patavatsızlık, densizlik de denebilir…
Dinleyen protokolün Koç’a ayıp olmasın diye fıkraya gülmeleri daha trajikomikti!
Olayın bir diğer ilginç yanı, fıkra bölümünün anında sosyal medyaya servis edilmesi ve aynı hızla yayılıp, tüm platformlarda reaksiyon gösterilmesiydi…
Tepkilerin büyümesi üzerine, maksadını aşan sözlerinden duyduğu üzüntüyü belirten sıradan bir özür metni yayınlamak zorunda kaldı Koç…
Ne var ki, özür dilese de…
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, yaşına başına, sosyal statüsüne ve ekonomik gücüne bakmayıp “halkın bir kesimini alenen aşağılama” suçundan soruşturma açtı hakkında…
STK’lardan, siyaset camiasından da sert tepki gösterenler vardı…
Yaşının getirmiş olduğu yan etkilere bağlayıp hoşgörüyle karşılayanlar da oldu…
Kamuoyunda tartışma konusu olan bu fıkra krizi vesilesiyle…
Bir özür de, yıllardır Temel ile Dursun arasındaki belden aşağı muhabbetlerine malzeme edilen Fadime’den dilenmesi çağrısında bulunanlar çıktı…
“Koç, o fıkrayı hasta Karadenizli Fadime diyerek anlatsaydı, aynı tepkiyi görür müydü? Fıkrası yine cinsiyetçi ve ırkçı bulunarak, sosyal medyada linç edilir miydi? Halkın bir kesimini alenen aşağılamaktan hakkında soruşturma açılır mıydı?” diye sordular…
En çok merak edilen de…
Rahmi Bey, krize yol açan o fıkra nedeniyle savcılığa ifade vermeye davet edildiğinde, fıkrayı dinleyen protokolü de tanık olarak gösterip, “Benim niyetim kötü olsaydı fıkrama bu arkadaşlar hiç güler miydi, ben onların gazına geldim” diyerek savunma yapar mı?
Yaparsa, en çok siyasetçi konukları sıkıntı yaşayabilir!
Fıkrasına gülenler arasında kürt kökenli siyasetçiler de vardı çünkü…
“Cinsiyetçi-ırkçı mesajlar içeren fıkralara gösterdiğimiz tepkileri, keşke o cinsiyetçi ve ırkçı yaklaşımını bizzat iş, sosyal ve özel hayatında uygulayanlara da aynı samimiyetle gösterebilsek!” diyenlerin temennilerine de katılmamak mümkün mü?
Umarım, iş insanı Rahmi Koç’un 95 yaşından sonra yaşadığı bu olay, özellikle belden aşağı ve etnik kimlikler üzerine fıkra anlatmayı ve dinlemeyi seven iş ve siyaset dünyasına da iyi bir ders olur…
Dostlarını gülümsetmek, ortamı neşelendirmek amacıyla da olsa anlatacakları fıkrayı ve bulundukları mekânı iyi seçsinler…
Rezil olmanın da vezir olmanın da bir cep telefonunun kamerası tuşuna baktığı sosyal medya çağındayız!
Nasreddin Hoca fıkrası anlatırken bile dikkat edilecek bir zamandayız…