Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in, Şubat ayı genel değerlendirme toplantısındaki ana gündemi Bursa’nın deprem gerçeğiydi…
Tam 9 aktif fay hattının kesiştiği noktada yer alan Bursa’nın tarih boyunca yıkıcı depremler yaşadığını fakat ne yazık ki yeterince dersler çıkarılmadığını belirterek, “Kentimizi deprem riskine karşı dayanıklı hale getirilmesi sadece bugünün değil geleceğin Bursa’sı için kritik öneme sahiptir. Başta deprem olmak üzere tüm doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak için bütün kurumların ve halkın katılacağı bir kentsel dirençlik seferberliği başlatmalıyız“ dedi, Başkan Bozbey...
Japonya Uluslararası İş Birliği Ajansı (JICA) ile birlikte yürüttükleri çalışmalara da değindi…
Yapılan bilimsel verileri, projeleri paylaştı…
Hazırlanan en kötü deprem senaryosuna göre, Bursa’da 122 bin binanın deprem riski taşıdığı 26 bin binanın ise yıkılma tehlikesi altındaymış…
O binaların her birinde en az 4 kişinin yaşıyor olsa, Allah göstermesin meydana gelecek şiddetli bir depremde yaşanacak acıyı düşünmek bile ürkütücü…
Peki ne yapmak gerekiyor?
Yapılacaklar belli…
Elli bin defadır yazıp söylüyoruz…
Deprem gerçeğine göre yapılacak yeni inşaatlarda imar mevzuatından, denetimlerden asla taviz verilmemeli… Mevzuata uymayanlar kesinlikle af edilmemeli ve en ağır şekilde cezalandırılmalı!
O riskli binalar da depremin yıkmasını beklemeden ivedi bir şekilde yıkılıp, yenilenmeli…
Kentsel dönüşüm konusunda, büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar ama ekonomik kapasiteleri belli…
Halkımızın da öyle…
İnşaat firmaları deseniz ‘ne ka rant, o ka kat’ diyorlar, haklı olarak…
Şu bir gerçek;
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ’den destek gelmezse bu dönüşümlerin gerçekleşmesi uzun yılları alır…
Gazetemiz başyazarı sevgili meslektaşım Namık Göz’ün AS TV’de yaptığı çağrıya katılıyorum…
2. derece deprem kuşağında olan İstanbul’daki kentsel dönüşümlere “Yarısı sizden yarısı bizden” gibi ciddi finans destekleri sunan Bakanlık, 1. Derece deprem kuşağında bulunan Bursa’ya da benzeri ekonomik jestler yapmalı!
Bursa milletvekilleri bu konuda Ankara’ya baskı yapmalı! “Bursa üvey evlat mı?” diye haykırmalılar…
Özellikle TOKİ’nin Bursa’ya bir borcu var…
Kentin böğrüne tarihi dokusuna ve kimliğine sapladığı o hançerin vebalini ödemesi, vicdanını rahatlatması için büyük bir fırsattır bu!
Bursa’daki kentsel dönüşüm projelerinde ticari değil insani bir yaklaşım sergileyerek, yerel yönetimlere, vatandaşlara destek vermeli, Doğanbey’de işlediği kent suçunun cezasını ödemeli!
İşte o zaman şehrin böğründeki hançerin acısı hafifleyebilir belki!