Mutlak butlan kararı açıklandığı günden beri Kemal Kılıçdaroğlu’nun dilinde Yıldız Tilbe’nin şarkısı:
“Bin dereden su getirsem arınamazsın…”
Partiyi kirlilikten arındıracağını, kirletenlerden hesap soracağını ve kim kirlilikten medet umduysa onlara güle güle diyeceğini söylüyor sürekli…
Oldukça iddialı bir o kadar da suçlayıcı, vebal kokan sözler…
Partisini toplum nazarında zan altında bırakan ağır cümleler bunlar…
En çok da cezaevinde aylardır yargıda aklanmayı bekleyen CHP’li belediye başkanlarını üzdüğünün, hukuki açıdan da zorda bıraktığının farkında değil!
“Arınacağız” diyerek, tutuklu başkanlarla ilgili iddianamelerde yer alan suçlamalara da gönderme yapmış olmuyor mu?
Bugüne kadar Kemal Bey’den CHP’li eski-yeni belediye başkanlarına yönelik operasyonlara dair bir açıklama yaptığını duyan var mı?
Kaldı ki, aralarında kendi genel başkanlığı döneminde defalarca aday gösterip seçilenler de var…
Bursa’dan verelim örneği;
Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem…
Nilüfer belediye başkanlığı dönemlerine ait yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçları iddiasıyla tutuklanan iki başkan da Kılıçdaroğlu tarafından aday gösterilmişti…
Hele tepkilere rağmen Bozbey’in Nilüfer’e üç, Büyükşehir Belediyesine iki defa arka arkaya aday gösterilmesindeki inadı unutulur mu?
CHP tarihinin ismi en erken ve en çok açıklanan belediye başkan adayı olmuştu sayesinde Mustafa Bey…
Seçim dönemleri Bursa’daki mitinglerinde dürüstlüklerine kefil olduğunu haykırıp, oy istiyor, ellerini gururla havaya kaldırarak, poz veriyordu medyaya…
Şimdi onlarla ilgili düşüncesi ne?
Özgür Bey, sonuna kadar Bozbey ve Erdem’in masumiyetine inanıyor, ya Kemal Bey?
O da inanıyor mu?
Salı günü, CHP Genel Merkezi’ndeki konuşmasında;
“Bir siyasetçi hesap vermesi için hesap sorar konumda olmalı. Ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesabını soramam. Biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. O karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır” demişti Kemal Bey…
Bu sözlerinde ve arınma konusunda samimiyse, CHP’lilerin ve sağduyulu tüm seçmenlerin kafasına takılan şu soruların da mutlak cevabını vermeli, hem de kurultayı beklemeden:
Parti ne zaman kirlendi?
Yıllarca birlikte siyaset yaptığı Özgür Özel ve arkadaşları büyük kurultayda seçimi kazandıktan sonra mı?
Son yerel seçimde CHP ülke genelinde birinci parti çıktıktan sonra mı?
Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladıktan sonra mı?
Genel başkanlık yaptığı yıllarda parti çok temiz olduğu için mi girdiği seçimlerin hiçbirini kazanamadı?