DYP’nin DP’ye yani Demokrat Parti’ye dönüşmeden önceki yılları…
Rahmetli Süleyman Demirel’in liderliğinde seçimlerde şahlanışını, iktidarını da gördüm, gazeteci gözüyle…
Tansu Çiller’li çöküş dönemlerine de…
İl ve ilçe kongre dönemleri yaşanan siyasi rekabeti, sandık kavgalarını unutmak mümkün mü?
Bir yanda Turhan Tayancılar, bir yanda Cavit Çağlarcılar, sessiz ve derinden çalışan Mehmet Gazioğlu ekibi ile İlhan Parsekerciler…
Delegenin başı dönerdi vaatlerden, destekleyeceği il ve ilçe başkan adayını seçerken…
Yönetimlere girebilmek Kırat’la rodeo yapmak gibiydi!
Bursa-Ankara arasında verilen mücadele, aday listeler YSK’ya teslim saatinin son dakikasına kadar sürerdi…
Ne var ki;
Partinin başına Çiller gelince Kırat seçim sandıklarını atlayamaz oldu…
Oyları düştü, TBMM’deki vekil ve partideki üye sayısı giderek azaldı…
Adaylar arasından yönetici seçmekte zorlanan parti, hatır-ricayla yönetici aranmaya başladı…
Adını Demokrat Parti’ye döndürse de siyasi kaderini döndüremedi, Uysal’laştı Kırat…
Şimdi iktidarı döneminde ülkeye yaptığı hizmetleriyle avunan, TBMM’de ancak seçim ittifaklarıyla yer bulabilen bir nostalji partisi olarak siyasi yaşamına devam ediyor, vefalı demokratlarıyla…
İşte o vefalı isimlerden biri de Kamil Goral…

Geçmişte partisinin Osmangazi ilçe başkanlığı görevinde bulunan Goral, Genel Merkez tarafından 5 Kasım’da DP Bursa İl Başkanı olarak atanmış…
Önceki gün gazetemizi ziyarete gelen Kamil Bey’le DP’nin o şaşalı dönemlerine ait anıları, il başkanlığına atanmasını ve geleceğe dair düşüncelerini konuştuk…
Siyasete yeni girmiş gibi heyecanlı, bir o kadar da umutluydu…
“İkna ettiklerimizle değil inanmışlarla yola çıkıyoruz” dedi…
Partisini uzun zamandır limanda bekleyen büyük bir gemiye benzeterek şunları söyledi:
“Bir dönem fırtınalarla mücadele etmiş, yollar açmış, iz bırakmış bu geminin; zaman içinde yıpranan yelkenlerini onaracağız, hasar alan gövdesini tamir edeceğiz, kırgınları olan tayfalarını barıştıracağız… Ve yeniden sefere çıkmaya hazır hale getireceğiz… Partimizde geçmiş dönem görev yapmış tüm yol arkadaşlarımızı bu yolculuğa davet ediyorum…”
Goral’ın en büyük arzusu, hazırlıklarını sürdürdükleri il ve ilçe kongrelerinin yine o önceki dönemlerdeki gibi bol adaylı ve kıran kırana geçmesi…
Bunu da şu 3B formülüyle başaracağına da inanıyor:
Buluşturma
Barıştırma
Birleştirme…
Kamil Bey’in gemi metaforunu dinlerken, gözlerimin önüne Titanik filmindeki gemi batana kadar istifini hiç bozmadan konserine büyük bir aşkla devam eden müzisyen grup geldi nedense…
Bir de, geminin su aldığını görür görmez filikalara binip kaçan soylular!
Goral’a da kongrelerine ve yönetimlerine gelecek partililere promosyon olarak bol miktarda can yeleği dağıtmasını önerecektim, espriyi yanlış anlar hizmet şevki kırılır diye vazgeçtim…