Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, seçildiği ilk günden beri hemen her oturumu gergin, tartışmalı geçiyor…
İktidar ve muhalefetteki meclis üyeleri arasındaki bu tartışma, arada sözlü atışma ve sataşmalara dönüşüyor, siyasette görmek istemediğimiz demokrasi kültürümüze yakışmayan nahoş görüntülere sahne oluyor…
Şehre hizmet için seçtikleri meclis üyelerinin sergilediği gerginlik ve tartışmalarla medyada gündem olmaları, Bursalıları da üzüyor haliyle…
CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer belediye başkanlığı dönemlerine ait soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilince, yerine Başkan Vekili olarak AK Parti’den Şahin Biba seçilmişti…
Yorgan gitti kavga bitti, meclis oturumları daha sakinleşir, gerginlikler biter diye düşünüyordu Bursalılar…
Fakat, oturumlara başkanlık edenler değişse de, salonun tansiyonu hala düşmüyor…
Bu hafta yapılan oturumda yine gerilmiş salon…
Sosyal hayatlarında gayet sakin olan, karıncayı bile ezmek imtina eden, büyüklerine saygılı küçüklerine sevgiyle yaklaşan o meclis üyeleri, meclis salonuna girince niye geriliyor, sinirleniyorlar?
Oturdukları koltuklar mı ergonomik değil?
Salona yeterli oksijen, ışık mı gelmiyor?
Oturumu takip eden medyanın mikrofon, kamera ve objektifleri mi tahrik ediyor?
Diye düşünürken, oturumdan çekilmiş fotoğraflardaki bir ayrıntı dikkatimi çekti, hemen her meclis üyesinin önündeki bardaklarda kırmızı renkli bir içecek duruyordu!

Meclis üyelerindeki gerginliğin kaynağı bu olmasın sakın!
Sordurdum, araştırdım, o bardaklardaki içeceğin Osmanlı şerbeti olduğunu söylediler…
Ben yine de şüphelendim, içeriğini bir tahlil ettirmeli, belli ki içindeki bir etken madde, enerji patlamasına ve tansiyonlarının yükselmesine, zamanlı zamansız coşmalarına neden olabilir üyelerinin!
Ya da, yasaklansın tamamen!
İçmesinler şu şerbeti, sürahide durduğu gibi durmuyor işte!
SEVDİM BU YASAĞI
Beklenen kanun teklifi geç de olsa TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi…
15 yaş altına sanal medya yasağı geldi…
Bu yasağın neleri kapsadığı ve nasıl uygulanacağının detaylarını çocuklu aileler mutlaka öğrenmeli…
Dijital bağımlılığın çocuklarımızın gelişimindeki olumsuz etkileri, telafisi mümkün olmayan zararları, somut olarak görülmekte…
Bu zararın neresinden dönülse kardır!
Devletimiz sanal ağ sağlayıcılarına karşı kanunu uygulamakta, aileler de çocuklarının cep telefonu, bilgisayar kullanımı konusunda taviz vermemeli…
Hazır el atmışken keşke kanunun kapsamını biraz daha genişletseydi TBMM…
Mizah duygusundan, eleştiri, hoşgörü ve empati kültüründen yoksun olanları…
İnsanlara çamur atmayı meslek edinen trolleri de sanal medya yasağına dahil etseydi!
Onlar da çocukların oynadıkları şiddet içerikli oyunlar kadar tehlikeli!