Size kentimizde yaşanmış, yürek ısıtan sıcacık öykü tadında gerçek bir olayı anlatacağım bugün…
Panik ve gözyaşları içinde küçük halk otobüsüne bindi, orta yaşlarda bir kadın…
Biner binmez seslendi şoföre:
“Evladım, otobüsün içinde size hiç ince bir künye bulup veren oldu mu?”
Yerinde duramıyordu kadın…
Şoför genç, yolcuların izniyle otobüsü yolun kenarına park ederek, gayet soğukkanlı bir şekilde kadını boş bir koltuğa oturttu…
“Sakin ol hele teyzem, bir anlat nedir bu künye konusu?”
Kadın sesi titreyerek başladı anlatmaya:
“Hastaneye gitmiştim, eve dönünce fark ettim kolumdaki künyenin düştüğünü… Maddi değerinden çok manevi değeri benim için önemli… Çünkü şehit oğlum askerlikteki ilk maaşıyla almıştı o künyeyi bana…”
Bu sözleri az sayıdaki diğer yolcuları da üzdü…
Otobüsün camlarıyla birlikte gözler de buğulandı…
Şoför sordu sakince:
“Bu otobüste düşürdüğüne emin misin anacığım, şoförünü görsen tanır mısın? Hele bir tarif et… Yolda düşmüş olamaz mı?”
Kadın nerede düşürdüğüne ve hangi otobüse bindiğine pek emin değildi…
Bunun üzerine cep telefonundan bağlı bulundukları meslek odasını arayıp o gün çalışmakta olan meslektaşlarına sordurdu künye bulan veya teslim eden olup olmadığını şoför…
Kadın ve yolcular umutlandı…
Kısa bir süre sonra gelen cevap olumsuzdu, ne yazık ki, ne bulan vardı künyeyi ne teslim eden…
Otobüsteki yolcular bir yandan teselli ediyorlardı, kadıncağızı “Bulunur hiç merak etme, oğlun onu asker parasıyla almış, helal parayla alınan şey kaybolmaz” diyerek…
Genç şoförün aklına birden araç içindeki güvenlik kameraları gelir…
Şehit anasına sorar:
“Anacığım, sen bindiğin o otobüste nerede oturmuştun?”
Şoför koltuğunun hemen arkasındaki koltuğa oturduğunu söyleyince, “Gel otur bakalım yine aynı koltuğa, kameralardan bir tatbikat yapalım, benim minibüste düşürdüysen alan kişiyi buluruz belki bu kameralardan” der…
Kadın umutsuzca dediğini yapar, oturur oturmaz, sağına soluna, eğilip altına bakar koltuğun ve bakar bakmaz “Allah’ım sana şükürler olsun! Buldum, buldum!” diye çığlık atar…
Gerçekten de künye oradadır…
Meğer o otobüse binmiş, farkında değil…
Tesadüfün güzelliğine bakar mısınız?
Şans mı demeli mucize mi yoksa kader mi?
Otobüsün gün boyunca yaptığı sayısız sefer sırasında o koltuğa onlarca yolcu oturuyor, kalkıyor ama kimse göremiyor künyeyi…
Şehit anası ağlamaktan ıslanan mendiliyle siler oğlunun ismi yazılı künyeyi ve oğluna sarılırcasına öpüp koklar, koklar...
Şoföre sarılır, yolculara sarılır…
O sevinçle otobüsten inmeden önce şoför ve yolculara da yardımlarından dolayı teşekkür edip, beklettiği için özür diler, ardından hep birlikte tüm şehitlerin ruhuna birer Fatiha gönderirler…