11 Ayın Sultanı Ramazan ayı geldi…
Sefa geldi hoş geldi!
Bu mübarek ayın en sevdiğim güzelliklerinden biri de selatin camilerindeki minareler arasına asılan mahyalar…
Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmayı amaçlayan ta Osmanlı’dan günümüze kadar gelen bir gelenek…
Gerçi, mahyacılık mesleğini sürdürenler de kalmadı, bence bu geleneği de güncellemeli…
Camilerde her türlü teknoloji kullanılıyor nasılsa…
Mahya yerine daha az zahmetli ve şık led ışıklı lambalar kullanılabilir, minareler arasına kablolara gerek olmadan yapay zeka ile gökyüzüne istediklerini yazabilirler…
Mahya ile yazılan bir ay boyunca duruyor, led ışıklı olursa her güne ayrı dinimizin ramazan ayının güzelliğini anlatan birer kısa mesajlı yazılar konabilir de…
Yazı demişken, bu sene Ulu Cami’ye asılacak mahyada, “Kul hakkından sakın” yazacakmış…
Çok isabetli bir seçim olmuş!
Kul hakkı yiyenin ne orucu kabul olur ne diğer ibadetleri!
Malum ramazan ayı, rahmet, bereket, mağfiret ve merhamet ayıdır…
Fakat ne yazık ki, bu ayı ticari fırsat ayı olarak görenler de var!
Mahya dizer gibi diziyorlar zamları!
Müslüman ülkeye yakışmayacak bir davranış sergiliyorlar, vatandaşa iftarında yediğini de sahurda yediğini de boğazına diziyorlar adeta…
Gidin bakın üç harfli marketlere, çarşı pazara, ramazan enflasyonunu gözlerinizle görürsünüz, davul çala çala, maniler söyleye söyleye yapıyorlar zamları!
Belli ki, bu fırsatçılara ramazanda merhamet duygusu uğramıyor!
Bu ne ticaret ahlakına sığar ne Müslümanlığa!
Umarım, bu ramazan ayında bari “Kul hakkından sakın” yazılı mahyalardan biraz utanırlar da zam yapmaya çekinirler…
O da fayda etmezse, “El insaf yahu” yazılmasını öneriyorum…
Ya da, “Edep yahu!” da olabilir…
KOZAHAN’A 16 MASA ÖNERİSİ
Vakıflar’a ait tarihi Kozahan içinde kafe gibi çalışan çay ocaklarına ait masa-sandalye ve şemsiyeler, afetlere karşı önlem gerekçesiyle, Valilik kanalıyla önce toplatıldı ardından mahkeme kararıyla iade edildi…
Fakat sorun devam ediyor…
Sürecin sağduyulu ve işbirliği içinde tamamlanması dileğinde bulunan Kozahan Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk, yazılı açıklamasında, taleplerini şu cümlelerle özetlemiş:
“Kozahan yalnızca bir ticaret alanı değil; Bursa’nın tarihi ve kültürel hafızasının önemli bir parçasıdır. Yıllardır burada faaliyet gösteren esnafımızın amacı da bu tarihi mirası korumak ve gelecek nesillere aktarılmasına destek olmaktır. Bu süreçte beklentimiz, kamu yararı ile mülkiyet ve ticaret hakkı arasında dengeli, ölçülü ve hakkaniyetli bir çözüm bulunmasıdır…”
Hakkaniyetli çözüm basit aslında…
Çay ocağı-kafelere 16 masa şartı getirsin…
Bu sayıyı geçenin gözyaşına bakmasın Vakıflar, iptal etsin kiracılığını…