Toplumsal huzuru, barışı ve ahlakı bir kurt gibi kemiren hastalık, rüşvet!
Kollu kumar gibi veren kolunu kurtaramıyor alan nefsini…
Rüşvetin birçok tanımı var da cuk oturan bir atasözümüzle tarif edelim…
Kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek!
Kazın büyüklüğüne, tavuğu alacak kişinin konumuna göre; kimi resmi-gayri resmi bağış adı altında, kimi hediye, ödül ya da jest ambalajıyla süsleyip de alıp-veriyor rüşveti…
Kimi de açık açık balyalayıp, zarflarda, bavullarda, çantalarda…
Bir insan, hukuken suç ahlaken ayıp, inancımıza göre de haram olmasına rağmen niye rüşvet verir ki?
Niye olacak?
Yaptığı illegal işleri, suçları örtbas etmek, yasal kılıfına uydurmak, gelmesi muhtemel hukuki ve ekonomik cezalardan kurtulmak için…
Başka?
Rüşvet verdiği (alıştırdığı) makamlarda oturanların koltuk gücünü arkasına alıp, bunu kirli işlerinde, amaçlarında kullanmak için…
Genelleme yapıp hepsinin günahlarını almayalım…
Yaptığı işler tamamen yasal, kurallara uygun olduğu halde, ilgili kurumlarda sorunlar, engeller çıkartılmasını önlemek için zaman ve ticari kaygıyla verenler de oluyormuş…
Peki bir insan, hukuken suç ahlaken ayıp, inancımıza göre de haram olmasına rağmen niye rüşvet alır?
Niye olacak?
Maddi zenginliğe zaafı, dünyevi zevklere düşkün olduğu için…
Başka?
Vicdanla cüzdan arasında kaldığında;
“Herkes malı götürüyor enayi misin sen niye almıyorsun, almazsan başkası alır sen de bakarsın mal mal… Çalış çalış nereye kadar, bir seferden bir şey olmaz, bu fırsat her zaman gelmez, götür bir daha mı geleceksin bu koltuklara, makamlara” diye kulağına fısıldayan şeytana uyduğu için…
Sorumluluğun hepsini şeytana yüklemek de haksızlık…
Ahlak altyapısındaki utanma duygusu vitamini eksikliğinin ve ar damarlarındaki çatlakların da etkisi var tabii…
Fakat, bu ülkede hala verilen selamı bile rüşvet görüp almayanların da ağırlıkta olduğu gerçeğini unutmayalım!
Benim bu rüşvet alıp-verme konusunda asıl merak ettiğim göğsünü gere gere kimlere niçin rüşvet verdiğini açıklayanların cesareti!
Genelde veren memnun alan memnun kalıyor ama arada bu gizli anlaşmayı bozanlar da olmuyor değil!
Acaba diyorum ki;
Yaptıkları illegal işlerden kaynaklı pişmanlıktan dolayı duydukları vicdan azabını azaltmak için mi yapıyorlar bu itirafları yoksa verdikleri rüşvetlerin karşılığını maddi manevi alamadıkları için mi?
Resmen kendilerini de yakıyorlar, rüşvet verdikleri hancıları da, rüşvete aracılık eden yancıları da!
Yargının da işi zor bu tür davalarda…
Verilen-alınan rüşvetin belgesini bulmak kadar, dosyalardaki itiraflardan iftira ve intikam duygusunu ayırmak da kolay değil!
Allah yardımcıları olsun hepsinin…