Ev mi alacaksın mesela…
Evvela yakınından Bursaray değil aktif fay hattı geçiyor mu diye bakacaksın!
Balkonuna çıkıp, manzarası dağa, denize, ormana, parka mı bakıyor merak etmeden önce bodrumuna inip kolonları, kirişleri olası bir depreme yan bakıyor mu ona bakacaksın!
Pencerelerine yaptıracağın perdelerin hayalini kurmadan önce sor bakalım perde beton var mı perde beton!
Sor ki, Allah korusun ilk depremde inmesin gözüne perde!
Bırak fiyatını, pazarlığı sonra da yaparsın, hele bir bak inşaatın temelini, kullanılan çimentonun, demirin, diğer yapı malzemelerinin kalitesine!
Tapuya bakma birader, binanın depremlere karşı dayanıklılığı için varsa ilgili meslek örgütlerinden, akademik odalardan alınan rapora bak önce!
Bak ki, tapu yerine üç artı bir tabuta bakmak zorunda kalmayasın!
Ya da diyelim ailece tatile mi çıkacaksın…
Yaz ya da kış, deniz ya da dağ fark etmez…
Turizm acentesine veya konaklamak istediğiniz otelin sorumlusuna, ilk soracağın her şey dahil sistemine oteldeki yangın merdivenleri de dahil mi olmalı!
Kalacağınız odanın sahile, havuza, kayak pistlerine yakınlığından önce tavandaki sensörlerinin dumana yakınlık derecesini sor!
Odanızdaki mini barda ilk yardım malzemeleri, su hortumu, en yüksek koruma faktörlü yanık kremleri var mı?
Çocuk indirimini, 7/24 oda servisini boş ver, sen olası bir facia durumunda çoluk çocuğu tesisten sağ salim indirme hizmeti var mı, onu sor!
Bir dünya para veriyorsun, yatak çarşaflarının temizliği kadar sağlam olup olmadığına bak… Çarşafları birbirine düğümleyip, pencereden bir alt kata inerek dayanıklılığını test et mutlaka!
Açık büfeye, alakart mönüye yangın söndürme tüpünü de eklet!
Yani diyeceğim o ki, her şeyi devletten bekleme, sen kullan denetleme yetkini kardeşim!
Deprem, yangın, sel gibi afet ve felaketlere karşı her türlü tedbirini önce sen al!
Almıyorsun, sormuyorsun sonra olası bir felakette devletimizin güzide kurumları birlikte olayın sorumlularını arayıp hesap sormak yerine “denetim yetkisi bende değil sendeydi” kavgasına tutuşuyorlar…
Yaşanan acılara siyaset bulaşıyor, iktidar-muhalefet birbirlerini suçlamak için yarışıyor…
Bu arada her zamanki gibi ölen öldüğü ile kalıyor suçlular karambole gidiyor…
Sen de ihmalin, hataların sorumluluğunu neden kimse üzerine almıyor, ceza mekanizması işlemiyor, istifa gibi onurlu bir karar alıp kendi ve kamuoyunun vicdanını rahatlatmıyor diye üzülüyor, kızıyor, öfkeleniyorsun bir de…
Niye istifa etsinler ki, burası Japonya mı?
Yaşanan afet ve felaketlerden bir ders al artık…
Sen sen ol, seçerken dikkatli ol!
Ev, tatil, bakan, yönetici, idareci hiç fark etmez…
Kader af eder, ihmal af etmez!