Bursa’da güzel bir gelenek var…
Yılbaşı gecesi şehir protokolü, hastanelerimizi, karakolları ziyaret ederek görevi başında olanların yeni yıllarını kutlarlar…
Bu arada;
Eski yılın son doğan bebeği ile yeni yılın ilk doğan bebeğini de ziyaret ederek, çam sakızı çoban armağanı hediyeler verirler.
Bu yılbaşı da gelenek sürdü…
AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, partisinin Bursa’daki milletvekilleri, il ve ilçe yöneticileriyle birlikte Şehir Hastanesi’ne gittiler, Bursa yeni yılı karşılamaya hazırlandığı saatlerde…
Siyaset zor iş gerçekten!
İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin ve Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Salih Metin’in de eşlik ettiği ziyarette, 2025’in son 2026’in ilk dakikalarında doğan şanslı bebekleri ziyaret ederek, sağlıklı uzun ömürler dilediler…
Aldığım duyuma göre, kundaklarına da medyaya çaktırmadan birer gram altın takmışlar… (Hey gidi günler hey, eskiden çeyrek hatta yarım takanlar olurdu!)
Doğan bebelere, annelere hediye veriliyor da doğumda emeği geçen ebeleri de unutmuyorlardır umarım!
O akşam, bu ziyaretleri takip eden basın mensuplarına, Bursa’daki sağlık yatırımları hakkında bilgilendirmede de bulunmuş Başkan Gürkan…
Bölgenin en büyük hastanesi konumundaki 1355 yataklı Şehir Hastanesi’nde yılda 3 milyon hastaya hizmet verildiğini hatırlattıktan sonra sözü, Acemler’deki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’ne getirmiş…
Yılın son günü de, yapımı bir türlü bitmeyen 1315 yataklı bu hastaneyi gezerek, çalışmalar hakkında yüklenici firmanın yetkililerinden son bilgileri almıştı Davut Başkan…
O bilgilere güvenerek, hastanedeki inşaatın yüzde 98’i bitmiş, kısmetse bu yıl içinde hizmete açılacağını müjdelemiş…
Yani, çok büyük bir aksilik olmazsa, önümüzdeki yılbaşı akşamı doğacak olan 2026’nın son bebeği ile 2027’nin ilk bebeğini Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nde ziyaret edecek Bursa protokolü!
Hadi inşallah!
Görelim artık yatan hastalarının Bursaspor’un timsah kafalı stadyumundaki maçlarda tribünlerin gol coşkusunu duyarak şifa ve Acemler trafiğine bakarak moral bulduğu o günleri…
BOŞ TAKVİM YAPRAKLARI
Şöyle bir takvim tasarlıyorum…
Her yaprağının yanına boş bir sayfa konsa…
Ve üzerinde, “Bugün, aldığın nefesi hak edecek ne yaptın?” yazsa…
Bizler de, takvim yaprağını koparmadan önce bu sorunun altındaki boşluğa, o gün tükettiğimiz oksijeni hak edecek neler yaptığımızı yazsak…
Ve her yılın sonunda biriktirdiğimiz takvim yapraklarında yazdıklarımıza şöyle bir baksak…
Kendimiz için, sevdiklerimiz için, kentimiz, ülkemiz, insanlık için bir yıl boyunca neler yaptıklarımıza…
Her yılsonunda bu takvim projesi geliyor aklıma…
Sonradan vazgeçiyorum…
Bir korku düşüyor içime…
Ya sayfaları dolduramaz da boş kalır, yapamadıklarımız ağır basarsa?
Nasıl bakarız aynada yüzümüze ve yaşanmadan geçen yıllarımıza!