Birbirini seven değil sadece, birbirine çok inanan insanlar için sıkça kullanılan bir söz vardır, siz de bilirsiniz;
“Maşallah, aralarından su sızmıyor” deriz…
Bu söze uygun, bende iz bırakan nadir insanlardandı, Levent Kızıl ve Raşit Çetiner.
Biri efsane başkanlardan, diğeri teknik direktör…
İkinci lig şampiyonluğunun ardından gerçekleşen özel buluşmada, bir ara aynı anda tuvalete gitmek için, birbirlerinden habersiz ayağa kalktıklarında, Kızıl patlatmıştı bombayı;
Al işte, başarının sırrını merak edip durur, habire sorarsınız; formül bu, bizim çişimiz bile aynı anda geliyor…
***
İnsanlar birbirine inandı mı, gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Çok değil, bundan üç beş sene evvel, ufuk öyle bir karanlıktı ki, başlarını o yöne çevirip, bir kurtarıcı gelmeli diye bekleyenlere, bunun pek mümkün olmadığını şu sözlerle anlatmaya çalışırdım;
Bu iş ekip işi, Bursa öyle bir şehre dönüştü ki, bırak birbirine inanan, birbirini seven 15 kişiyi artık bir araya getirmek mümkün değil.
Mümkünmüş…
Büyük yanılmışım ve hatta öyle devasa bir inanmışlar ordusu çıktı ki ortaya, bir buçuk yılda, neredeyse son 10 yılın bütün olumsuz izlerinin üzerinden buldozer gibi geçip, kulübü fabrika ayarlarına döndürmeyi başardıkları gibi, bu kutlu yürüyüşün nereye kadar devam edeceği hususunda camianın her bir ferdine ayrı ayrı büyük hayaller kurmanın yeniden mümkün olabileceğine dair cesaretli olunması gerektiğini hatırlattılar.
Aralarından su sızmayanlar artık sadece iki kişi değil, onbinler, yüzbinler…
Önde Başkan yürüyor, ardında ona inananlar.
Taraftar başkanın bir dediğini iki etmiyor.
Tribünler sanki Şehitler Tepesi…
Ne demişti Arif Nihat Asya;
Şehitler Tepesi boş değil.
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzgar bekliyor.
Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor!
Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzgar bekliyor!
***
O beklediğimiz rüzgar esmeye başladı artık, bizi nereye götürür, yeşil beyaz bayrağı başka hangi tepelere dikeriz, onu zaman gösterecek.
Başkanın beklentisi çok net…
Kombinelerin sadece vefat nedeniyle el değiştirebileceği, üye sayısının onbinlere ulaşacağı bir yakın gelecekte, kurumsal, sportif ve finansal açıdan top atsalar yıkılmayacak bir Bursaspor’un eli kulağında…
Ve bütün mesele, saha içindeki dalgalanmalardan etkilenmeden, birbirimizi üzmeden, gözümüzü hedeften ayırmadan yürüyüşümüzü sürdürmek…
Sonrası Necip Fazıl’ın dizelerinde saklı;
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!