İsim babası Ziraat olunca, maçların oynandığı yerlerin de tarıma uygun alanlar olması, özellikle mi tercih ediliyor acaba?
Ha Zonguldak’taki gibi; sentetik pist kimliğini uzunca bir süre önce yitirmiş, tuhaf bir maddeyle kaplı sahada futbol oynamaya çalışmışsın, ha beton zeminde, ikisinin de birbirinden farkı yok.
Bu şartlar, ev sahibinin lehine avantaj oluşturan, konuk takımın oyuncuları için de çok yüksek riskler barındıran bir durum ortaya çıkarır.
Her şeyi geçtim, saha yahu saha; bir kulüp için, kulüp olabilmenin, faaliyet gösterebilmenin ilk koşuludur saha, bir yapının temeli gibi, güçlü ve standartlara uygun olmalıdır di mi?
Sen futbolu ülke sathına yayacaksın, Anadolu’nun en ücra bölgelerinde dahi ismin duyulsun isteyeceksin diye, ben yaptığım onca yatırımın, saçma sapan bir zeminde heba edilmesine neden göz yumayım.
Bankanın üst düzey yöneticilerine, federasyon yetkililerine desek ki, ultra lüks arabalarınıza binin de taşlı köy yollarında yüksek hız yapın, “hay hay mı” diyecekler, araçların parasını kendileri ödemişlerse eğer, böyle bir riske girmelerini beklemeyiz değil mi?
Peki biz niye, eşek yüküyle para ödediğimiz oyuncularımızla bu yollara düşmek zorunda kalıyoruz?
Sert zemin, başta dizleri, sonra adaleleri öyle bir gerer, öyle sertleştirir ki, maç sırasında başına bir şey gelmedi diyelim, ağrısı acısı üç gün geçmez.
UEFA sapık mı ki, Avrupa kupalarına katılan kulüplerin statlarını, merdivenlerindeki basamak yüksekliklerine kadar didik didik ediyor, uygun demek için kılı kırk yarıyor?
Kriter…
Size göreyse kraker, tuzlu çubuk yani, çıt çıt çıt yiyiverin gari.
*
İtiraf ediyorum, elenseydik inanın hiç üzülmezdim, bu garip zeminde sakat vermemiş olmamıza sarılırdım tüm gücümle, siz züğürt tesellisi deseniz de…
Allahı var çocuklar her şeyi göze alıp kazanmak için elde avuçta ne var, hepsini ortaya koydular.
Hatta 2-1 öne geçtikten sonra vites de düşürmediler, sanki 0-0 oynar gibi üçüncüyü aradılar ki, camia geriye yaslanmayı pek sevmiyor ya, kimse üzülmesin diye, sosyal medyada yine mavra konusu olmasınlar diye…
Zaten rakip de o yüzden son saniyeye kadar maça ortak görüntüsü vermeye devam etti.
Neyse, ilhan hariç gittiğimiz gibi dönüyor olmamız harika, şimdi yeniden asıl kulvarımıza odaklanmamız gerekiyor.
Adanaspor maçı, ilk serinin son halkası, beşi bir yerdenin son adımı.
Ben iklim dışında bizi zorlayacak bir koşul olmayacağını düşünsem de, kolay maç değil, bu kesin.
Ciddiyet ve disiplin gibi temel meziyetlerimizle, kalite farkımızı daha ilk devrede ortaya koyacak bir takım, oradan da kayıpsız ayrılacaktır, sonrası Allah Kerim.