Hava Durumu

Geliyor başınızın belası…

Yazının Giriş Tarihi: 21.04.2026 07:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 07:53

Evde 50 bin, başka şehirde 30 bin, sokakta yüzbinler, gönüllerde milyonlarca seveniyle, sempati duyanıyla, alkışlayanı ve gıptayla bakanıyla ve tabiki “geliyor başımızın belası” diyerek bizsiz bir sene daha değneksiz dolaşmanın tadını çıkaracak olan ezeli rakiplerin nazar dolu bakışlarıyla bir sezonu daha geride bıraktık.

Ne çok şey yaşadık, yazdık, konuştuk…

Kimi zaman yüzümüzü buruşturduk “bu oyun bize yakışmadı” dedik ama enseyi hiç karartmadık.

Rakipler koltuk kavgası yaparken, üçüncü sıraya gerilediğimiz de oldu ama yolun sonunda varacağımız menzilden gram şüphe duymadık.

Mardin’i, istiklal’i bir ara da Aliağa’yı umutlandırır gibi olduysak da, onlara arifeyi gösterdik ama bayramı göstermedik.

Yirmibeşinci haftadan bu yana da, birinci basamağın tapusunu üzerimize geçirmek suretiyle, şampiyon unvanını bitime bir hafta kala matematik marifetiyle de Söke Söke aldık.

İkinci ligde içeride oynadığımız veda maçı, tribün görseli, saha performansı, coşkusu ve kalitesiyle benzersiz güzellikteydi.

Gökhan Kırdar cenderesiyle geldi yine ve artık resmen bir ritüelimiz oldu, ki; ben onunla bir süper lig açılışı hayal ediyorum, aman allahım, Necati Şaşmaz’ı, Gürkan Uygun’u, Kenan Çoban’ı, Erhan Ufak’ı (Güllü) da mı kadroya katsak acaba diye düşünmüyor değilim.

Bu sezonun mottosu bence “en çok onlar üzüldüler, sevinmek en çok onların hakkı’ oldu.

Başta Mustafa Er…

İkinci Biyediç vakası.

Zor zamanlarda sahneye çıkmak yürek isterdi ve o yürek de onda vardı.

Dibine kadar hak etti bu gururu…

Oyuncular…

Ne demişti Ertuğrul;

“Bursaspor çağırıyorsa, nerede olduğu önemli değil, gidilir”

Hepsi koşa koşa geldi ve armaya öyle büyük saygı duydular ki, kendilerine yakıştıramadıkları bir kaç maç sonunda camiadan özür dilerken yüzleri al al, gözleri ağlamaklıydı.

Ve tabiki Enes Çelik…

Her baba evladına inanır, güvenir.

Ama bu sorumluluk öyle alalade, sıradan bir şey değildi, koskoca Bursa’nın, devasa bir borç sarmalının yüküydü omuzlanması gereken ve sayın Faruk Çelik önce çeyrek asrı aşkın süredir hizmet ettiği bu şehre ve şehrin insanına güvendi, evladına güvendi, “sayın bakan sensiz olmaz” diyen Bozbey’e güvendi ve 2010’da nasıl attıysa temelleri, yine sahne aldı ve yine haklı çıktı.

En çok sevinmesi gerekenler o kadar kalabalık ki, stada sığmazlar.

Siyaset üstü sevda her ideolojiden, partiden belediye başkanlarını, il başkanlarını, milletin vekillerini aynı masa etrafında toplamayı başardı.

Bursa, sanayisiyle işadamıyla hafif bir silkindi, ne olduğunu hep birlikte gördük, başta Matlı ve Kızıl aileleri lokomotif olunca, vagonlar peşi sıra dizildi.

Şimdi bu yorucu sezonun tadını çıkarma, şöyle bir geriye yaslanıp, ortaya çıkan eseri keyifle seyretme zamanı da…

Enes Başkan ve arkadaşları, Mustafa hoca ve yardımcıları için mola yok, durmak yok, dinlenmek yok, daha çok üretme ve çalışma zamanı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.