Hava Durumu

İyi ki varsın Bursaspor

Yazının Giriş Tarihi: 02.01.2026 08:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.01.2026 08:06

İşin kötüsü ne biliyor musunuz, sadece cebimizdeki para olsa iyi, umudumuzun çalınması…

Eskiden yeni yıla yeni umutlarla girerdik, ya şimdi; 2025 ten daha kötü olacak hissi, 2026’ya dair bütün inancımızı kıskıvrak sarmış durumda, manasız bir yılbaşı gecesini geride bıraktık.

Peki, berbat düzeydeki ekonomik durum, hukuksuzluk, en temel hak ve hürriyetlerimizin üzerinden bir dozer gibi geçilmişken, çoğumuzu hayata bir köşesinden teğelleyen, yüzümüzü bir nebze olsun güldüren Bursaspor’da olmasa ne yapardık hiç düşündünüz mü?

Üstelik ülke futbolu, bağırsaklarını temizlemeye çalışırken, kar gibi bembeyaz bir geleceği bize vaadeden bu yönetim olmasaydı, biz nasıl kendimizi iyi hissedebilirdik?

Yeni yılın ilk köşesinde onlar adına güzel, övgü dolu bir yazı için oturduğumda bilgisayarın başına, aylar öncesinden çıkıp geliveren bir köşe yazım düştü hafızama.

Bir de baktım ki bundan 8 ay önce ne hissettirdiyse bana Bursaspor ve onu yönetenler, bugün de hislerimde milim farklılık yok.

Gelin birlikte hatırlayalım;

(21 Nisan 2025)

***

Lotus çiçeğini bilir misiniz?

Bataklıkta yetişmesine rağmen yaprakları daima temiz kalan, üzerindeki tozu kendi temizleyen, mis gibi kokan ve belki de dünyanın en temiz çiçeğidir, lotus…

Bursaspor, Türk futbolunun Lotus’udur.

***

Eski mısırlılar, ölen insanların, yapılan bir büyüyle lotus çiçeğine dönüşebileceklerine ve bu sayede yeniden doğabileceklerine inanmışlardır.

Bursaspor, Türk futbolunda yeniden doğuşun simgesidir…

***

Lotus çiçeğinin beş farklı rengi vardır.

Pembe aydınlanmayı…

Kırmızı tutkuyu…

Mavi bilgeliği…

Mor ise maneviyatı temsil eder, ki bu mor olanı; Budizm inanışında bir öğreti sembolüdür ve şimdi o topa girersem, çıkması hayli vakit alır.

Beyazı ise, bizi temsil eder, Bursaspor’u…

Yani saflığı.

Bursaspor Türk futbolunun dürüstlük abidesidir…

***

Aydınlanmak için karanlıkla barışmak gerektir ya, işte biz; 2019 yılında düştüğümüz bir Mayıs ayından itibaren karanlıklarla boğuşuyoruz.

Bir adam çıktı günün birinde kürsüye ve dedi ki;

Karanlıktan önce kendimizle, birbirimizle barışmalıyız ki, aydınlığa yürüyebilelim.

Önce taraftar inandı…

Sonra işadamları…

Ardından sponsorlar, markalar, firmalar.

Bir baktık, koca bir şehir takılmış o genç adamın peşine.

Ne dert kaldı ne tasa, ne borç kaldı ne kavga…

11 ayda geceyle gündüz yer değiştirdi sanki.

***

Bugün futbol konuşmak içimden gelmiyor, yazmak bile canım istemiyor inanın.

Önceki geceden beri, Matlı Stadı’nda yaşanan şampiyonluk sevincini, kupa törenini, röportajları, pazar gününe dair ne varsa izliyor, bittiğinde başa dönüp tekrar tekrar aynı görüntülerin içinde buluyorum kendimi.

Bu büyük yürüyüşün ilk adımını zafere dönüştüren kahramanlar konuşsunlar, biz dinleyelim istiyorum.

O kadar çok güveniyorum ki onlara, “at kendini Irgandı Köprüsü’nden aşağı, bize inan, hiç bir şey olmayacak” deseler, atacak noktaya getirdiler ya beni…

Allah sizi bildiği gibi yapsın.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.