Başarının sorumluluğunu sahiplenip, başarısızlıktaki payını reddetme ve sıkıntılı süreçlerde sıvışıp, izini kaybettirme eğiliminin sosyal psikolojideki karşılığı “kendine hizmeteden yükleme yanlılığı”olarak tanımlanır.
Yani…
Davranış ve sonuçlar olumlu ise bunun kendi özelliğinden kaynaklandığını zanneder insan, olumsuz ise suç başkalarınındır ve kendi dışındaki sebeplerdir.
Daha anlaşılabilir bir ifade ile;
Sınava giren bir öğrenci yüksek not aldıysabunun adil bir sınav olduğunu ve çok çalışmanın karşılığını aldığına inanır, düşük not aldıysa eğer, hocanın çok kazık sorduğunu söyler.
Futboldan örnek verelim…
Takım galip geldiğinde kendisini öne çıkarıp, kaybettiğinde suçu futbolculara atan teknik direktörler mesela.
Gördük mü böyle tipler; gördük, hem de yığınla…
Kendini değerlendirmeyi becerememiş insanlara has bir davranış modelidir bu ve şu dönemde çevremiz bunlarla dolu.
Kendi imajlarını korumak adına yeşil beyaz atkıyla taklacı güvercinler gibi bir görüntü verirler.
İki sene öncesine kadar ortalıkta görünmeyen, kulübün üzerine bir kaç kürek toprak atmak içineski kıyafetlerini sandıktan çıkarıp, aportta bekleyenler, bir baktık; en çok sevinenler, en önsafta en görünür olmak için, eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati performansı sergilemekten haftalardır bitap düştüler.
Şu gayretin onda birini iki sene önce ortaya koymuş olsalardı, bugün bu sıkıntıları çekmiyor olurduk.
Kimseye “neden seviniyorsun, niye çok mutlusun” diye hesap soracak değiliz, herkesin hakkıda…
Biraz ölçü be birader, az da utanma duygusu.
Geçmişle yaşayın, gölge etmeyin falan demiyoruz, diyoruz ki;
Masaya önce bir katkınız olsun, eliniz kolunuz dolu gelin, mutfaktaki insanların önüne malzemeyi koyun ki, ondan sonra pişen ne varsa siz de bir kaç lokma yemeyi hak edin.
Öyle aç kurt gibi saldırınca, tabağı; her şey dahil restoranın standlarını talan etmiş gibi görüntü verince, camianın gözünde gerçekten çokaciz, çok ucuz, çok zavallı bir imaj yaratıyorsunuz.
Bursaspor için gövdesini enkazın altına koymuş insanların kan ter içinde kalmış gömleğini otoritenin talimatıyla giydiğinin ertesi günü,henüz hiç bir icraat ortaya koymadan, yapılan ne varsa sahiplendiğinizde, niyetiniz ne denli sarih olursa olsun, milletin gözünde maça 1-0 yenik başlıyorsunuz. Elinize tutuşturulan bayrağı önce ileriye taşıyın ki, sonra bu camia sizi bağrına basar, kuşkunuz olmasın.
Bursaspor camiası ambleme değil armaya saygı duyar, siyaseti haz etmez ama siyasetçiye hakkını teslim eder.
Divan Kurulu’nda başkanın kısık sesle yaptığı itiraz, sadece bir kaç OSB ve sanayiciyi hedef almış gibi hissedilse de, benim tanıdığım EnesÇelik, “Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla”demiş sanki, dikkat edin derim.