Şimdi haftalardır söylediklerimizin yeniden üstünden geçme zamanı…
Neden biliyor musunuz?
Camia, ortada bir problem olduğunun farkında ve ancak bunun sahadaki performans düşüklüğünden kaynaklandığını düşündüğü için öğrenilmiş ve daha önce yıllarca ve defalarca kullanılmış olan aynı etikete, yani; “takım içinde gruplaşma var” hükmüne sarılmak zorunda kaldı.
Peki bu mümkün mü?
Elbette mümkün de, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında olan bir futbolcu grubu, hem lider hem de şampiyonluğun en güçlü adayı iken, gruplaşacak ve bundan ötürü huzuru bozacak kadar geri zekalı olamaz.
Biz eğer ligde kalma mücadelesi veriyor olsaydık, hiç tereddüt etmeden ben de bu teze araştırma bile yapmadan katılır, bir kaç kellenin omuz üstünde hala duruyor olmasının bize zarar verdiğini hararetle savunurdum.
Ama hiç bir coğrafyada maaşlar, primler günü gününe ödenirken, arıza çıkarıp bu ballı sistemin dışında kalacak ve şampiyon apoletini elinin tersiyle itecek denli şirazesi kaymış bir oyuncu bulabilmek pek mümkün değildir.
İnsanlar içeride olmadıklarından, kendi akıllarından geçen çözümlerin hiç hesaba katılmadığını, kimsenin bunları akıl edemediğini düşünerek aslında büyük bir yanılgı yaşıyorlar.
Hocanın, rakibi doğru analiz edip doğru çözüm üretememesi mümkün mü arkadaş?
İki senedir yaşadığımız gerçek şu;
Rakipler bize karşı kapanıyor, hızlı çıkıp çabuk oyuncularla sonuç almaya çalışıyorlar.
Bunu hoca görmemiş olabilir mi, bunu takıma anlatmamış olabilir mi, savunma arkasına atacakları toplarla tehlike yaratacaklarını söylememiş olabilir mi?
Topu yere indirin, kör orta yapmayın, şut denemeyi unutmayın diye bir haftadır oyuncunun başının etini yememesi mümkün mü?
Bak sevgili okur, sana böyle oynayan takımlar senin markandan çekinirken, emin ol Maraş’a, Muş’a, Mardin’e böyle oynamıyor, rakipler o yüzden rahat kazanıyor.
Kaybettiğimiz maçlar ortada, bizi yendikten sonra vura vura yoluna devam eden var mı?
Hepsi vasat düzeyde…
Peki biz niye hala bu gerçeğin farkına varıp, kadromuz ne kadar kaliteli olursa olsun, en az onlar kadar koşmak, mücadele etmek zorunda olduğumuzu idrak edemiyor, sur dibinde başından aşağı kaynar yağ dökülen ‘yeniçeri’ gibi, aynı şeyi yapıp farklı sonuç alacağımızı sanıyoruz.
Bence şundan…
Aylar önce söyledim ve bununla ilgili somut adım atılana dek tekrarlamaya devam edeceğim; problem zihinsel…
Bu problem teknik bilgi ve detaylarla, fiziksel çabalarla aşılamaz, hele iyiniyetli ama amatör bir organizasyonla çözülüyor zannedersin ve fakat daha da derinleşir.
Finansı, kurumsal yapıyı kurgulayabilir, kent bütünleşmesini, taraftarın güvenini kazanmayı başarabilirsin ve bu da zaten başlı başına büyük bir olaydır da; ama saha içiyle birlikte oyuncu grubunun sevk ve idaresi farklı bir meziyet ve tecrübe gerektirir, bu herkesin anlayabileceği bir mesele değildir.
Daha açık ifade etmeyi isterim ama kalp kırmaktan, samimi duygularından şüphe duymadığım insanları üzmekten çekinirim.
Bilmem anlatabildim mi!