Hava Durumu

Statlar mı daha güvenli okullar mı?

Yazının Giriş Tarihi: 16.04.2026 09:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.04.2026 09:37

Bundan on yıl önce evladını, eşini maça gönderirken hatim indirirdi analar, tek parça geri dönsünler diye, pencerenin pervazına koydukları dirsekleri de morarmış olurdu, gözleri gibi…

Tribün terörü kim bilir kaç can aldı, kaç evin ocağına ateş düştü her hafta sonu, gazete manşetleri hala hafızamızdaki yerini muhafaza ediyor.

Dünün dehşet mekanı statlar, neredeyse bugün en güvenlikli, en modern yerler haline geldi.

Bana bunu düşündüren, bir gün arayla Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’da okullara yapılan silahlı saldırılar oldu.

Anaların, bebelerini evlatlarını her sabah yolcu ettikleri eğitim yuvaları…

Geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklarımızın ve onları eğiten öğretmenlerimizin hayatları artık pamuk ipliğine bağlı.

Meselenin iki yönüyle ele alınması şart.

Tabi önce sorunu çözebilmek için sorunun ne olduğunu iyi anlamak gerekir.

Eğer milletimizin başı sağolsun mesajlarından kaldırabilirse eğer karar vericiler kafalarını, belki doğru teşhis koyabilirler.

İlki; Okullarda üst düzey güvenlik önlemleri alınması gerekirken, eğitimsiz, moralsiz üç kuruşa çalıştığı için hayattan bezmiş bir güvenlik görevlisi ile yüzlerce çocuğu gözle kontrol edebilmek bile mümkün değil.

Okul çevreleri ise it kopuk, ayyaş dolu, karanlık tipler, çirkin adamlar, paçoz kadınlar etrafta turnike sistemiyle cirit atıyor.

Ve eğitimin başına gelen her bakan, sınav sistemi şöyle olsun, kızlarla erkekler ayrı mı okusun, değerler eğitimi verilsin mi, verilmesin mi, zorunlu eğitim şu kadar olsun, tarih kitaplarından şunu çıkartalım, bunu sokalım gibi ideolojik onlarca meseleyle haşır neşir olduklarından, ABD’de yaşanan okul baskınları ve cinayetlerin “size de uğramak isteriz, misafir kabul eder misiniz” şeklindeki sinsice yaklaşımını fark edemediler.

İkincisi; eskiden gençlik derdik, şimdi çocuklar diyoruz ve bu çocuklar, hayattan beklentisi olmayan, tik tok kafalı, sosyal medya bağımlısı, özenti budalası bir nesilin öncü birlikleri haline geldiler.

13 yaşındaki kız, makyaj marifetiyle 25 yaşına doğru atak yapmış, tutabilene aşk olsun.

Erkeklerin nerdeyse tamamı da yürüyen testosteron sanki, hal ve hareketlerinin yanısıra etrafa yaydıkları koku da onları ele veriyor, bir kilometre öteden bile.

Böyle bir ergen grubunun yanından yürüyerek kaç saniyede geçersiniz, azami 2-3 saniye değil mi?

İşte o üç saniye içinde bu kulaklar 12 kez kanka, 20 kez buraya yazmamam gereken küfürlü sözlere şahit oluyor.

Bunlar mı geleceğimiz?…

Yarınımızın teminatı bu çocuklar mı?

Öyleyse biz bitmişiz, çiftin jopuna dönüyoruz, farkında değiliz.

Bu nesli biz elbirliği ile yetiştirdik, aileler başta olmak üzere nihai karar vericilerdir suçlu.

İnsanlar en baba beş on yıllık planlar yapabilirler ama devletler öyle değil, en kısa 100 yıllık 200 yıllık planlar yapar, strateji belirler.

Bir insanın ya da otoritenin yapacağı planın en az 100 yıllık olmasını ummak da benim gibi enayilerin düştüğü tuzak olmalı.

Bir de unutmadan söyleyelim;

Okul saldırılarına yayın yasağı getirmek, şiddetin özendirilmesini önlemek için bir araçsa eğer, o aracı bir zahmet her Allah’ın günü uyuşturucu testine götürdüğünüz ünlülerin bulunduğu yere de çekiverin.

***

Niyetim, üst üste ikinci kupanın kaldırılacağı pazar gününe şöyle bir uzanmak, hayaller kurmak ve bu hayalleri sizlerle paylaşmaktı ama okullarda yitirdiğimiz canlar ve ibretlik olaylar yine hayallerimizi bizden çaldı, olsun; bizdeki iyimserlik kamyon kamyon götürseler bitmez, bir başka yazıda anlatırız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.