Sakinliği ve üslubuyla fark yaratan, tepkisini de bu iki karakteristik özelliği ile gösteren bir başkana sahipti Bursaspor; sahipti diyorum çünkü özellikle saha içinde, bu camianın adalet duygusunu tuzaklayan gelişmelerin üst üste yaşanması, onu da kontrolcü yaklaşımından başka bir yöne doğru savurmak üzere.
Tırnaklarıyla kazıyarak, kaşıkla topladıklarının, TFF ve hakemler tarafından kepçeyle geri alınmaya sistematik bir şekilde devam edilmesi, bardağı taşırdı, taşıracak gibi…
Haklı olarak Fethiye maçından sonra sordu;
İstenmiyorsak, açıkça söyleyin.
Olmayan merdivenler için ceza tutanağı düzenleyen, pankartın görüşü engellediği türünden aptalca bir gerekçeye sarılan ve daha onlarca icat çıkarmak suretiyle kulübün kasasından elini çekmeyenlere asist yapan temsilciler ve o raporlara istinaden ceza yağdıran PFDK, ben de sizlere soruyorum;
Talimatla mı hareket etmektesiniz, yoksa TFF başkanı ve yönetiminin toplum nezdindeki itibarını sıfırlamak için organize bir planın parçası haline mi geldiniz?
Bu takım kalan dört maçın herhangi birinde seyircisiz cezası alırsa eğer, TFF bahçesine dev ekran yerleştirip, binler o binanın temellerini “zıpla zıpla zıplamayan…” tezahüratı ile yerinden oynatmazsa eğer, bize de yuh olsun.
TFF DEMİŞKEN…
Niyetiniz ne sizin, şu gencecik pırıl pırıl gençlerin toplum nezdindeki sempatisine, samimiyetine gölge düşürmek mi?
Buysa hedefiniz ha gayret, biraz daha sıkın dişinizi, ilk harcı Kosova maçında attınız diyelim.
Ayyıldızlı formayla parayı ne zaman yan yana koysanız, millet yüzünü buruşturmakla kalmıyor, heyecanın ot tıkıyorsunuz farkında değil misiniz?
Kosova maçından sonra da aynı şey oldu..
Hacıosmanoğlu buyurdu ki, “finallere katılan millilerimizin her birine Bodrum’da hangi villaların hediye edileceğine Hakan Çalhanoğlu karar verecek”
Bravo, çok iyi akıl etmişsin Başkan, helal olsun, bu parlak fikrini ayakta alkışlıyorum.
Millilerin dünya gözüyle başlarını sokacakları birer villaları da oldu ya, millet sana minnettar.
Gerçi, bu oyuncuların servetlerini bir araya getirsen değil villa, Bodrum’u üst üste iki kez satın almaya yeter de artar bile ve fakat fazla mal göz çıkarır mı çıkarmaz mı önümüzdeki günlerde hep birlikte görürüz inşallah.
Bu jenerasyonun yaptığı iş büyük, kesinlikle küçümsemek niyetinde değilim, 24 yıllık ezikliğe bir son vermeleri başlı başına bir zafer, millet olarak onlara teşekkür borçluyuz.
Aynı, bu vatan için, bu bayrak için, bu topraklardan hiç eksik olmayan hainlere göğsünü siper eden, şehit düşmüş, gazi olmuş binlerce vatan evladına borçlu olduğumuz gibi ama hiç bir surette ödeyemeyeceğimiz bir borç bu.
O sebeple derim ki;
Hakan başta olmak üzere bu çocuklar zeki çocuklardır, milletin gönlünde edindikleri o müstesna yeri muhafaza etmek istiyorlarsa, o villaların bedellerini, şehit aileleri ve gazilere bağışlar, 86 milyonun dualarıyla giderler finallere.