Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kongre ve perde arkası
10 Haziran 2021 Perşembe, 08:18

Bursaspor'da kongre heyecanı bitti, yeni yönetim işbaşı yaptı...
Üç adaylı kongreyi Emin Adanur destekli Hayrettin Gülgüler'in listesi kazandı...
Diğer iki aday Erkan Kamat ve Serdar Acarhoroz'un kaybetmelerinin sebepleri vardı...
Erkan Kamat için şu söylenebilir...
Sezon içinde patlak veren bildiri krizi, elektrik ve doğalgaz kesintileri, takımın Süper Lig yarışından uzak kalmasına rağmen seçimi kazanması için küçük bir ihtimal vardı...
Ama kongreden birkaç saat önce düzenlediği basın toplantısında sarf ettiği sözler o ihtimali ortadan kaldırdı...
Neydi bunlar?
İlki Mustafa Er'le ilgili olan kısımdı... Mustafa Er'le çalışmayacağını ima edip, Hikmet Karaman ve Ertuğrul Sağlam'la arasının iyi olduğunu söylemesi Kamat'ın fişini çekti...
Erkan Kamat'ın, "Ben pazarlıkta adamın böbreklerinin yerini değiştiririm" ifadesi de maalesef bir kulüp başkanına yakışmayacak nitelikteydi...
Sorarlar adama; 'Kulüp başkanı mısın, sakatatçı mı, yoksa cerrah mı?' diye...
Erkan Kamat'ın geçmişte bir transfer görüşmesi sırasında sehpayı kırdığını söylemesi de hâlâ hafızamızda...
O nedenle çok iyi konuştuğunu, kullandığın cümlelerle herkesi etki altına alabileceğini zannedip bir çuval inciri berbat edebilirsin...
Erkan Kamat'ın da durumu böyle oldu...
Kamat'ın ekibinde canla başla çalışan arkadaşlarımız, dostlarımız görevleri boyunca ellerinden geleni yaptı...
Liderleri dış dünyanın etkisiyle hareket etmeyip yönetim kuruluna danışarak ilerleme yolunu tercih etseydi, belki bugün koltuklarında oturuyor olacaklardı...
'Kader' diyerek kongrenin diğer kaybedeni Serdar Acarhoroz'la ilgili değerlendirmemize geçelim...
Acarhoroz iyi bir eğitim almış olabilir ve buna saygı duyulur ancak futbol piyasasında var olması için biraz bilgiye ihtiyacı olduğu kesin...
Daha ortada hiçbir şey yokken sırf gövde gösterisi için bir oyuncuyu Bursa'ya getirme, kame-ralar önünde yemek yeme gibi stratejiler 80'lerde kaldı...
Günümüz futbolu böyle ilerlemiyor...
Üzerine basa basa Bursalı olduğunu ima eden açıklamalarına rağmen, Bursaspor'dan hayli uzak olduğu anlaşılan ifadeler kullanması Acarhoroz'un diğer büyük bir eksisiydi...
Elektrik borcunun en azından birkaç faturasını ödemesi, seçim süresince sergilediği centilmen tavır onun artı hanesinde hep yer alacak ve hatırlanacaktır...
Gelelim başkanlığı kazanan Emin Adanur destekli Hayrettin Gülgüler'e...
Hayrettin Gülgüler son 8 yıldır Bursaspor'un çeşitli yönetimlerinde ama yedek ama asil yer almış bir isim...
Vakıfköy'le yatıp kalkan, altyapı odaklı bir düşünceye sahip...
Geçen yıl maddi kriz nedeniyle kapıları kapatılan Vakıfköy'e sahip çıkarak yaşaması için uğraş vermesiyle hatırlanan eski bir yönetici...
Tüzük nedeniyle aday olamayan Emin Adanur'un maddi desteğiyle yola çıktı, şimdi kulübün bir numaralı koltuğunda oturuyor...
Başarılı olması her Bursasporlunun temennisi...
Ve Emin Adanur...
Kongre öncesi Sönmez Medya'ya yaptığı ziyaret ve seçimi kazandıktan sonra AS TV Markaj programında konuğum olması dışında bugüne kadar hiçbir temasım olmadı kendisiyle...
Herkes gibi benim için de tam bir kapalı kutu...
Ama şöyle bir gerçek var...
Henüz 31 yaşında olmasına rağmen insanları etkileme yetisine sahip...
Gelenekçi yapıdaki Bursaspor'da kongredeki sandıkların sadece ilkinde rakiplerinin gerisinde kalması bu meziyetinin ürünü...
Kullandığı ifadelerden ekonomik yapısının güçlü olduğu rahatlıkla anlaşılıyor...
Sosyal medyada ve sanal dünyada etkin rol üstlenmesi ciddi bir avantaj...
Eğer kulüpteki gelenekçi zihniyeti kırıp, modern iş anlayışını tesis edebilirse onun da Bursaspor'un da önü açık...
Kulübe mali destek verme konusunda Ali Ay'ın uyguladığı stratejiyi benimserse hem kendisini hem de Bursaspor'u yakar...
Çünkü hazıra dağ dayanmaz...
Kısa zaman kaynak yaratmalı ve bu kaynakları en etkin biçimde kullanmalı...
'Kaç para olursa olsun tahtayı açacağım' diyerek iddiasını ortaya koydu...
Ancak bu ifade alacaklıların iştahını kabartacak nitelikte...
Biraz daha temkinli olmasında fayda var...
Emin Adanur'un unutmaması gereken bir başka husus da şu...
Futbol skor oyunu...
Ne demişti rahmetli İbrahim Yazıcı, "Ben tabelaya bakarım."
Camia da artık tabelada iyi bir şeyler görmek istiyor...

Orkestra şefi gibi

Kongrede ve sonrasındaki mazbata töreninde sergilenen centilmen tavır Bursaspor'un bundan sonraki tüm seçimlerinde örnek olmalı...
Üç başkan adayı da birbirlerine karşı çok nazik bir üslupta seçim sürecini götürdü...


Mazbata törenine Erkan Kamat'ın neredeyse tüm ekip arkadaşlarıyla katılması alkışlanacak nitelikteydi...
Hatırlayın, Mesut Mestan mazbatayı alırken, Ali Ay yönetiminden görev bilinciyle ve kulübe duyduğu saygı nedeniyle sadece ikinci başkan Cem Öztürk törene gelmişti...
Seçimde kaybetmek de var, kazanmak da...
Eğer gerçekten bir spor kültürüne sahip-seniz, kaybettiğinizde de rakibinizi tebrik edersiniz...
Doğrusu ve olması gereken budur...
Bu arada genel kurul divan başkanı Emre Akçil bu kongrede de yine ön plana çıktı...
Genel kurul üyeleriyle, başkan adaylarıyla, görevli personelle ve medya mensuplarıyla ilişkisi üst düzeydeydi...
Centilmence geçen kongreyi müthiş yönetti...
Artık Bursaspor'un uzun yıllar kongrelerinde orkestra şefi gibi hareket edecek bir isim var...
O da Emre Akçil'den başkası değil...

Atamızın fotoğrafı şık olmaz mı?

Mazbata töreninden çok, duvarda asılı fotoğraflar konuşuldu...
Toplantı masasının arkasındaki büyük şampiyonluk fotoğrafı Mesut Mestan döneminde değişti...
Erkan Kamat döneminde rahmetli başkan İbrahim Yazıcı'nın fotoğrafı şampiyonluk fotoğrafının önüne yerleştirildi...
Şampiyonluk fotoğrafının hemen yanında da daha önce farklı bir yerde bulunan cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafı yer alıyor.


Ancak bu görüntüde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafının olmaması dikkat çekti...
Bu arada başkanlık makamının arkasında Mustafa Kemal Atatürk'ün çok şık bir fotoğrafının olduğunu biliyoruz...
Bu fotoğrafı da Emin Adanur sosyal medya hesabından paylaştı.
O Atatürk fotoğrafını da geçen sezon başında merhum İbrahim Yazıcı'nın yeğeni, Hayri Yazıcı'nın oğlu Mehmet Can Yazıcı kulübe hediye etmişti...
Toplantı masasının arkasına Atamızın fotoğrafının da yer alması şık olmaz mı?
Ne dersiniz Sayın Hayrettin Gülgüler ve Sayın Emin Adanur?

Alkışlar Hasan Gülayan'a

Bursasporlu olup da Hasan Gülayan ismini bilmeyen yoktur...
Mesafe fark etmez...
Takım neredeyse o da arabasıyla oradadır...
Yıllar önce Almanya'da hazırlık maçının başlamasını bekliyorum, Hasan Gülayan otoparkta arabasıyla geldi, içinde bulunduğum arabanın yanına park etti...
Bursa'dan kalkmış, Dortmund'a kadar yol gitmiş...
Üst düzey bir tutku...
Rahatsızlığı Bursaspor sevgisinin önüne asla geçmedi...
Daha önce de Özlüce'de yönetimden aldığı izinle aracının içinden takımın antrenmanını izlemişti...
Son kongrede üç başkan adayının önerisiyle otomobilinin içinden oy kullanmasına imkan tanıdı...
Hasan Gülayan Bursaspor sevgisinin ve kullanılacak oyun ne kadar değerli olduğunu hepimize gösterdi...
Kendisine yürekten tebrikler, acil şifalar...

Batalla'yı yıpratmayalım...

Hayrettin Gülgüler ile Emin Adanur'un ilk icraatı teknik direktör Mustafa Er ve ekibiyle 3 yıllık sözleşme imzalamak oldu...
Bu beklenen bir gelişmeydi...
Mustafa Er ve yardımcılarıyla 3 yıllığına imzalanan sözleşme karşılıklı duyulan güvenin göstergesiydi...
Mustafa Er'in ekibinde kulübün efsanesi Pablo Martin Batalla da yer alıyor...
Teknik ekiple ilgili birkaç detayı sizlerle paylaşalım...
Mustafa Er önümüzdeki günlerde UEFA Pro-Lisans için TFF'ye başvuracak. Kursa kabul edilirse artık UEFA Pro-Lisans sahibi bir teknik direktör olacak.
Çok genç olan teknik kadrodaki diğer isimlerden Fatih Şen ve Serdar Kurtuluş da A Lisans için kursa gidecek.
A diplomasını aldıkları takdirde bu ikilinin kulübeye girmesi için önlerinde bir engel kalmıyor...
Gelelim Pablo Martin Batalla'nın durumuna...
Pablo bir süredir Arjantin Futbol Federasyonu'nun açtığı çevrimiçi eğitimi sürdürüyordu...
Onun da diploma alması için bir süre gerekiyor...
Bu arada unutulmaması gereken bir husus var...
Kulübün önünde heykeli bulunan Pablo Martin Batalla antrenörlük kariye-rinin ilk deneyimlerini yaşayacak...
10 numaralı Batalla geride kaldı, şimdi tecrübelerini gençlere aktarma vakti...
O artık meziyetlerini saha içinde değil, saha dışında sergileyecek...
Bundan sonra antrenör Batalla'ya sahip çıkılması gerek...
Bu ilk deneyiminde hataları elbet olacak...
O nedenle bu ayrım iyi yapılmalı, Pablo yıpratılmamalı...

Bu gençlerde iş var!

Ve biz...
Medya sektörü yorucudur, dinamikliğin yanı sıra özveri de ister...
Kimi zaman saatler süren yayınlara imza atarsın...
Bursaspor'un kongresi de 5 Haziran Cumartesi günü 14.00'te başladı, 6 Haziran Pazar günü 00.30'da sona erdi...
Sönmez Medya'nın tüm unsurlarında kongreyle ilgili yayınlar saat 13.00'ten itibaren başladı...
Siz kongre yayını boyunca ekran önünde Samet Zinciroğulları, Tolga Öztaş, Çetin Sabırlı ve kısmen beni gördünüz...
Stadyumdaki ekibimizde görsel yönetmen olarak Onur Ulufer çalıştı...
Ama bir de hakları ödenmez perde arkası ekip vardı...
Ve işin asıl kahramanları onlardı...
AS TV reji ekibi, yönetmen Ercan Özkan idaresinde Furkan Öztürk, Anıl Uygur, Emin Can Deniz, Emir Burak Dinçerler ve Doğukan Akdoğan 11 saati aşkın yayının kusursuz bir şekilde sürmesi için emek verdi...
bursahakimiyet.com.tr'de gelişmeleri Coşkun Saitoğlu internet kullanıcılarına anında aktardı...
Gazeteniz Bursa Hakimiyet'te kongrenin bilinmeyenlerini okurlara sunmak için Senem Terim Salı sayfaları tasarladı...
Bu gençlerde iş var...
Hani futbolda denilir ya, 'Top geldi bana dokunmak kaldı' diye...
İşte bu gençler bize o pozisyonu hazırlıyor...
Bize de sadece dokunmak kalıyor...