Hava Durumu

Doğan görünümlü Şahin

Yazının Giriş Tarihi: 15.09.2025 07:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.09.2025 07:59

Sokakta esen rüzgârın bir akımın bile ekonomi politiği vardır bizim memlekette. Bilenler bilir. Aynı platformun farklı donanım seviyelerinde iki araç üretilirdi. Biri Şahin biri de Doğan’dı modellerin adı. Doğan; Şahin’in daha donanımlısıydı. Şahin sahipleri de Doğan’a özlem duyar; nispeten daha ucuz Şahin’e jant, far, logo, iç döşeme vb. ekleyip “doğan gibi” göstermeye çalışırdı. Özünde aynı kalan Şahin’in, makyajla daha üst bir sınıfa aitmiş gibi gösterilmeye çalışılması metaforu; 90’lar–2000’ler modifiye kültürünün yaygın bir jestiydi ülkemizde.

Merkez Bankası indirim penceresini aralarken sobaya odun atmayı da ihmal etmedi. Gelen faiz kararı tam da bu: politika faizi %43’ten %40,5’e indi, gecelik koridor aşağı çekildi; ama karar metninin içerisinde “enflasyon görünümü ara hedeflerden belirgin ayrışırsa duruşu yeniden sıkılaştırırız” notu kocaman duruyor. Yani abanın altından sopayı gösteriyor. Bu, klasik bir "güvercin adım + şahin ton" dengesi; veri odaklı, temkinli bir duruş bu yani Doğan görünümlü Şahin. Neo-liberal modellerde pozitif reel faiz zorunlu kılınırken, 45 ülkede negatif reel faiz hüküm sürüyor – bizde ise indirim sonrası reel faiz hâlâ pozitif kalıyor (yaklaşık %12-15 bandında, enflasyon tahminleri baz alınarak). Peki, bu indirim piyasaları ne yöne savurur?

Bu çerçevenin kısa vadeli yansımaları mekanik. Likidite yönetimi ve makro-ihtiyati araçlar, aktarım kanallarının üzerinde elini çekmiş değil; kur tarafında aşırı oynaklığa izin vermeyen bir çerçeve korunuyor. Tahvil eğrisinde ön uç baskı yer yer hafifliyor, vade uzatma iştahı kademeli ve veri bağımlı ilerliyor. Mevduat-kredi tarafında geçiş gecikmeli. Mevduat faizi yapışkanlığını korurken kredi fiyatlaması da bankaların risk iştahına ve regülasyon manşetlerine bağlı olarak ağırdan alıyor. Kredi-mevduat tarafında bankalar riski yönetirken kademeli rahatlama bekliyorum, aktarım gecikmeli (aktarım mekanizması, faiz indiriminin nihai talebe 6-12 ayda yansıması). Beklentiler bozulmuyor ama hizmet (% yapışkanlığı ücret-kira kanalıyla) ve gıda enflasyonunun (% mevsimsellik kırılırsa sürpriz) yapışkanlığı "kalıcı iyileşme" için zamana ihtiyaç duyuruyor.

Orta vadede, iç talepteki yavaşlamaya küçük bir “nefes koridoru” açılır; fakat hizmet enflasyonu ve gıda kanalının yapışkanlığı nedeniyle para politikası pencereden serin rüzgârı alıyor ama sobayı da kapatmıyor. Benim de duruşum bu: otomatik pilota bağlanmış bir “gevşeme” hikâyesi değil, ara hedefleri gözeterek veri geldikçe esneme olacak diyor Merkez Bankası.

Konu ile ilişkili olması nedeniyle şunu da sormakta fayda var. OVP'de büyüme %3,3 (2025), enflasyon %16'ya iniş hedefi gerçekçi mi?

Öncü göstergeler yıllık büyümeyi %4'ün üstünde gösterirken, iç talep ağırlıklı kompozisyon enflasyon patikasını zorluyor – reel TL değerlenmesi (kur çapa) ihracat rekabet gücünü eritiyor, sanayi direnci sınırlı. Riskler ortada: Hizmet enflasyonu ücret-kira kanalıyla yapışkan (ücret artışı enflasyon pas-through'u %40-50), gıda mevsimsellik kırılırsa sürpriz üretebilir. Özetle, "gevşeme" okuyoruz ama metin "temkin" diyor.

Bu da TL'de eskisi kadar reel değerlenme görmeyeceğimize dalalet!

Neden mi? Çünkü ezberlerin çalışmadığı bir dönem bu dönem.

Piyasanın faiz indirimine ilk tepkisi söylendiği kadar romantik olmadı. “Faiz indirimi = ralli” şeması yine çalışmadı; BIST 100 haftanın kritik gününde %−1,9 civarı geri çekildi. Bankalar daha sert, holdingler peşinden geldi.

Sebep açık: İçeride regülasyon başlıkları ve haber akışının yarattığı belirsizlikler, seçici ayrışmayı zorluyor. Böyle zeminlerde benim stratejim de aynı: bilanço kalitesi yüksek, serbest nakit akımı güçlü, döviz geliri olan ve düzenleyici riski nispeten düşük sektörler lehine ağırlık; bankalarda ise getiri eğrisinin şekli ve manşet akışı belirleyici.

Kısacası “haberle sarsıl, bilanço ile ayıkla” prensibini hayata geçiriyoruz; tepki denemelerinde sektör rotasyonu sinyallerini dikkatle izlemek gerekiyor.

Emtia, Özelinde ise Altın:

Altın haftayı rekor zirveye çok yakın kapatmaya gidiyor; spot fiyat haftanın son gününde 3.640-3.660 bandında gezdi, üst üste dördüncü haftalık artışa işaret ediyor (FedWatch'a göre Eylül indirimi %90 fiyatlanmış durumda).

Piyasa hikâyesi net: "Fed haftaya indirime başlıyor" beklentisi güçlendikçe, getirisi olmayan altın cazip kalıyor. Jeopolitik gerginlikler (Gazze, Ukrayna, Tayvan) ve küresel kutuplaşma (ŞİT zirvesi gibi) altına "güvenilir liman" desteği artırıyor. Teknik olarak, enflasyondan arındırılmış ons fiyatı 1979-1981 kriz zirvesini aşmış; merkez bankaları rezervlerinde altın payı %70-75'e dönmüş (Soğuk Savaş sonrası %25'lere düşmüştü).

Gümüşte tablo daha volatil ama yön yukarı: 42 dolar civarı, son 14 yılın en yükseklerine yakın – endüstriyel talep (yeşil dönüşüm, güneş panelleri) "kıymetli + sanayi metali" karışımıyla altına göre iniş-çıkışları sert (beta katsayısı 1,5-2). Orta vadede büyük kurum projeksiyonları yukarı revize oluyor; UBS, 2025 sonu için 3.800 ons hedefi veriyor – tabii Fed'in gevşemeye gittiği ve doların zayıf kaldığı senaryoda (dolar endeksi 100'ün altına inerse).

Tersine, enflasyon alevlenir ve Fed frene basarsa düzeltme görürüz (%10-15 geri çekilme, destek 3.200). TCMB rezervlerindeki altın etkisi 38,4 milyar USD küresel rüzgârın peşinden koşmayı ihtam etmeyelim! Benim duruşum: Veri geldikçe ayarlayan, ama rekor bölgesinde temkinli – portföyde %5-10 ağırlık, çeşitlendirme için ideal.

Borsa İstanbul: Dışarı Pozitif, İçeride Ayrışma ve Haber Akışı Baskısı

BIST 100, geçtiğimiz haftayı 10.372,04 puanda %-0,10 düşüşle kapattı; gün içi bant 10.265–10.436, işlem hacmi yaklaşık 99,2 mlr TL oldu. Sektörlerde bankacılık +%1,00, holding +%0,16 ve turizm +%1,60 öne çıkarken; finansal kiralama-faktoring -%8,17 ile zayıf kaldı. İç gündem kaynaklı dalgalanmalar sürüyor (siyasi karmaşa, mahkeme açıklamaları).

Kısa vadede dışarıdan rüzgâr olumlu: Asya'dan Wall Street'e küresel endekslerde "Fed indiriyor" beklentisiyle risk iştahı yüksek. S&P 500 endeksi %0,5 üzeri haftalık kazançla haftayı tamamladı. Böyle bir zeminde dış hava nötr/pozitif oldukça endeks tepki verir ama iç haber akışı ve regülasyon/politik başlıkları fiyatlamayı bozuyor. Son haftalardaki sert dalgalanmaların kaynağı da biraz bu.

Borsada stratejimiz: Sektörel ayrım.

Faiz indirimi döngüsünde bilanço kalitesi güçlü, döviz gelirli ihracatçılar (beta 1,2) ve düzenleyici risklere az maruz kalan savunmacı sektörler (gıda, beta 0,8) göreli pozitif kalır. Bankalar tarafında politika haberleri ve tahvil eğrisi belirleyici (eğim %2-3, carry trade fırsatı). Hanehalkı beklentisini zaten kırılmadık, reel sektöre de kan can olamadık. Olumsuz iç manşetler endeks üzerinde baskı yapıyor, ama Fed rüzgârı toparlanma şansı verir diye düşünüyorum. Tabii aşırı alım riskini (RSI 70+) not etmek lazım.

FED Haftasına Giriyoruz.

17 Eylül basın toplantısı (TSİ 21:00). Konsensüs 25 bp indirim (bazı raporlar "50 bp olabilir diye tartışıyor) fiyatlamanın ağırlığı -25 bp üzerinde (FedWatch %90). Reuters anketleri ve CME türevleri bunu teyit ediyor. İşsizlik başvuruları yükselirken (911 bin revizyon aşağı), enflasyon verileri karma (hedef %2 üstünde).

Fed "temkinli indirim + veri bağımlı" mesajıyla gelebilir (Powell: Politika hâlâ kısıtlayıcı). Piyasaları nasıl etkiler? Senaryo dağılımını metin olarak şöyle özetleyeyim. Baz senaryoda (yüksek olasılık), -25 bp + temkinli metin ile olasılık çok yüksek. Bu durumda global getiriler ve dolar için aşağı eğilimli olur, dolar hafif zayıf kalır ve endeks 102'ye iner. Altın ve gümüş için desteklenir, yüzde 1-2 artar ve ons fiyatı 3700 olur. EM hisse piyasaları (BIST dahil) için nefes alır, kur oynaklığı sınırlıysa BIST toparlanır ve yüzde 1-2 artar.

Güvercin sürpriz senaryosunda, 50 BP veya yumuşak yönlendirme ile olasılık yüzde 10'dur. Bu senaryoda global getiriler ve dolar için düşüş hızlanır, dolar zayıf kalır ve endeks 100'ün altına iner. Altın ve gümüş için yeni rekor denemeleri olur, yüzde 3-5 artar ve gümüş 44 dolara çıkar. Gelişmekte olan ülke hisse piyasaları (BIST dahil) için geniş tabanlı ralli şansı artar, yüzde 3+ olur ancak aşırı alım riski vardır.

Şahin sürpriz senaryosunda, sabit tutar veya sert ihtiyatlı ton ile olasılık yüzde 5'tir. Bu durumda global getiriler ve dolar için yukarı yönlü olur, dolar güçlenir ve endeks 105+'ya çıkar. Altın ve gümüş için düzeltme yaşanır, yüzde 2-4 düşer ve ons fiyatı 3500 olur. Gelişmekte olan ülke hisse piyasaları (BIST dahil) için baskı artar, iç akışa duyarlı ayrışma görülür ve defansif pozisyonlar kritik hale gelir. Baz senaryoda global risk iştahı artar, Gelişmekte olan ülkelerde (Türkiye dahil) nefes; güvercin sürprizde altın/gümüş rekor, BIST ralli; şahin'de tersine. Jackson Hole sinyalleriyle yılsonu toplam 75 BP indirim beklentisi güçlü.

Kredi Borcu Artışı: Hanehalkı Ekonomisi Üzerinde Baskı Yaratıyor

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre 2025'in ilk yarısında bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artarak 1,2 milyonu aştı (toplam 1.201.388 kişi). Ocak-Haziran döneminde 737 bin 896 kişi bireysel kredi, 883 bin 392 kişi kredi kartı borcunu ödeyemedi (aylık zirve Mayıs'ta 273 bin 338). Haziran'da kısmi gerileme (258 bin) olsa da 2024'e kıyasla yüksek.

Bu borçluluk oranındaki yükselişin bankacılık sistemi ve hanehalkı ekonomisi üzerinde baskı yaratabileceğini, kredi kartı kullanımındaki artışın (%82 milyar USD benzeri ABD etkisi) riskleri büyüteceğine dikkat çekmemiz gerekiyor. Bu, enflasyonla mücadelede iç talebi yavaşlatırken, hizmet ve gıda enflasyonunun yapışkanlığını artıran bir tablo.

Taylor Kuralı gibi neo-liberal söylemlerle pozitif reel faiz zorunlu denirken, marj zaten yeterliydi; kur atağı gerekçesiyle indirim yapılmadı ama rezervler ve MLR satışları (son 10 günde ~15 milyar USD) mevcut. 10 yıllık tahvil getirisi %32,8 ile politika faizinin yarısını aşıyor; borsa indirimle yukarı gitmeliydi ama %3 düşüp -2 kapatıyor. Küresel gerginlikler ve iç siyasi tartışmalar eklenince, "öğrenilmiş çaresizlik" devreye giriyor. Neresinden bakarsanız bakın yüksek faiz yoksullaştırıyor!

Son Söz:

Bu coğrafyada depremle yaşamayı öğrenmek ve yatırımcı olmak gibi; bitmeyen riskler (savaşlar, borsa dalgalanmaları) arasında "öğrenilmiş çaresizliğe” kapılmadan, idare ile irade ile yatırımı ve iktisadi gelişmeleri yönetmek şart. Gelişmeleri izlemeye devam...

Haaaa… Yazı ile alakası yok ama şunu da söylemeden geçmeyeyim.

Etrafımızdaki Doğan görünümlü Şahin’lere de aman dikkat!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.