Hava Durumu

2025’ten 2026’ya değişmeyen acı

Yazının Giriş Tarihi: 14.03.2026 08:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.03.2026 08:07

Türkiye, her yıl aynı acıyı yeniden yaşamaya devam ediyor.

Takvimler değişiyor, yıllar ilerliyor ama kadın cinayetleri ne yazık ki gündemden düşmüyor.

2025 yılında onlarca kadın, en yakınındaki erkekler tarafından hayatını kaybetti.

2026’ya geldiğimizde ise tablo ne yazık ki değişmiş görünmüyor.

Mersin’de 27 yaşındaki Songül Aktekin’in öldürülmesi, bu acı gerçeğin en son örneklerinden biri.

Toroslar ilçesinde yaşanan olayda Songül Aktekin ile eşi Selami Aktekin arasında çıkan tartışma kısa sürede şiddete dönüştü.

Genç kadın, eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı ve hayatını kaybetti.

Olay yerine gelen sağlık ve polis ekipleri bir hayatın daha söndüğünü tespit etti.

Şu an kim bilir kaç kadın Songül’ün yaşadığı sonu yaşamamak için uğraş veriyor.

Kendisine bekleyen tehlikeye rağmen umut ile güne, hayata tutunmaya çalışıyor.

Songül’ün eşi tarafından katledilmesine ilişkin haber yıllardır tekrar eden bir toplumsal sorunun yeni bir sayfası.

2025 yılı boyunca Türkiye'de kadın cinayetleri çoğunlukla aynı gerekçelerle işlendi: boşanma isteği, kıskançlık, tartışma ya da “bilinmeyen nedenler.”

Ancak gerçek şu ki, hiçbir neden bir kadının hayatını elinden almayı açıklayamaz.

Kadın cinayetlerinin büyük kısmının kadınların en yakınındaki erkekler tarafından işlenmesi, sorunun ne kadar derin ve yapısal olduğunu gösteriyor.

En güvenli alan olması gereken evler, maalesef çoğu kadın için en tehlikeli yerlere dönüşebiliyor.

Bu da bize yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir dönüşümün de gerekli olduğunu hatırlatıyor.

Yasaların uygulanması, koruyucu önlemlerin etkinliği ve toplumsal farkındalık konusunda daha kararlı adımlar atılması gerekiyor.

Her kadın cinayeti, yalnızca bir kişinin ölümü değil; bir ailenin dağılması, bir toplumun vicdanında açılan derin bir yaradır.

Songül Aktekin’in adı, ne yazık ki bu uzun listenin son halkalarından biri oldu.

Ama umarız ki son örneklerinden biri olur.

Çünkü bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının ne kadar güvende yaşadığıyla ölçülür.

Türkiye’nin her yeni yılı kadın cinayetlerinin gölgesinde yaşamaması gerekiyor.

2025-26 yılları içinde binden fazla kadının cinayet kurbanı olduğunu, şüpheli ölümlerle birlikte bu sayının 3 binlere çıktığı bir ülkede yaşanan bu durum savaş alanlarında bile artık yaşanmıyor.

Ülkemiz bu olmamalı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.