Nefes aldığın sürece umut da hayat gibi devam eder.
Küsmeden, pes etmeden yola devam edebilmek…
Geriye değil ileriye bakabilmek her zaman mümkün.
Modern çağın en büyük yanılgılarından biridir, başarıyı kalıcı; düşüşü ise son sanmak.
Oysa hayat, ne doğrusal bir yükseliş hikâyesidir ne de tek bir hatayla kapanan bir perde.
İnsan bazen en güçlü olduğu anda kırılır, bazen de herkesin unuttuğu yerde yeniden kendini bulur.
Dünyanın en önemli kulüplerinden birisi olan Liverpool'un kalecisiyken Şampiyonlar Ligi finalinde yaptığı iki kritik hatayla kupayı Real Madrid'e teslim eden Alman Kaleci Lois Karuis’un hikâyesi gibi…
2018 Şampiyonlar Ligi finalinde yaşadı bu kırılmayı Alman kaleci…
Zirvedeyken, yere düştü.
Birkaç dakikanın içine sığan iki hatayla yalnızca bir kupayı değil, kendi hayatının yönünü de kaybetti.
Futbolun acımasız hafızası onu yıllarca o gecenin içine hapsetti.
Loris Karius’un hikâyesi bu yüzden yalnızca bir spor hikâyesi değil; çağımızın vicdan sınavlarından biridir.
Liverpool’dan ayrılışı, ölüm tehditleri, kariyerinin savruluşu, Türkiye'de geçen sessiz yıllar…
Beşiktaş formasıyla aradığı yeniden doğuşu bulamayınca insanlar onu yavaş yavaş unutmaya başladı.
Çünkü modern dünya başarısız olanı hızla arşive kaldırır.
Yeni kahramanlar üretmekle meşgul olur.
Ama işte hayat bazen insanı en dipteyken yeniden inşa eder.
Schalke 04’ün Bundesliga’ya dönüş yolculuğunda öne çıkmayı başaran kaleci, zirveyi görüp arka arkaya gelen iki hatayla en tepeden uçuruma yuvarlanan Loris Karius gibi…
Takımının başarısındaki payıyla yeniden sahneye çıkan Karius, yaşadıklarını herkese ilham olacak bir cümleye özetliyor.
“İnsan ne kadar düşerse düşsün yeniden ayağa kalkabilir.”
Çünkü insan dediğimiz varlık biraz da budur.
Yaralarının toplamı kadar, yeniden deneme cesaretidir.
Toplum daha çok kusursuz olanı sever ama hayat kusursuzları değil, yeniden ayağa kalkabilenleri büyütür.
Belki de umut burada saklıdır.
Nefes aldığımız sürece hiçbir yenilgi kalıcı değildir.
İnsan bazen geç kalır, bazen yalnız kalır, bazen herkes ondan vazgeçer.
Ama hayat kendinden vazgeçmeyene mutlaka yeni bir kapı aralar.
Loris Karius’un hikayesi gibi…