Hava Durumu

Ateşe sınırdan bakmak!

Yazının Giriş Tarihi: 16.01.2026 08:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.01.2026 08:09

Açlık, sefalet, ölüm…

Bu üç kelime bir milletin bugün yaşadığı büyük trajediyi anlatmaya yetiyor.

Şu an için bu karanlık tablo, yanı başımızdaki komşumuz İran’da insan hayatını doğrudan tehdit ediyor.

Günlerdir İran sokakları dolu.

İnsanlar yalnızca ekmek için değil; onur, özgürlük ve adalet için ölüme meydan okuyarak sokaklara çıkıyorlar.

Doğalgazın, petrolün merkezlerinden biri olan bir ülkede yaşayıp da açlığa ve sefalete mahkûm edilmenin isyanı bu.

Yeraltı zenginlikleriyle bölgenin en güçlü ülkelerinden biri sayılan İran’da, halkın büyük bir kısmı temel ihtiyaçlarını karşılayamaz halde.

Bu çelişki, öfkeyi de umutsuzluğu da derinleştiriyor.

İran, yıllardır çevresindeki birçok Arap ülkesiyle sorunlar yaşıyor.

Bunun birçok nedeni olabilir.

Bölgesel güç edinme çabası sınırlarının dışına milyarlarca dolarlık kaynak aktarmasına neden oluyor.

Ancak kendi halkı, aynı kaynakların gölgesinde yoksullukla mücadele ediyor.

İşte bugün sokaklara taşan öfkenin temelinde de bu adaletsizlik yatıyor.

İranlılar, kökleri Pers İmparatorluğu’na uzanan, güçlü bir tarih bilincine sahip bir milleti temsil ediyor.

Arapça değil Farsça konuşuyorlar.

Elbette İran’da Araplar, Azeri Türkleri, Kürtler ve daha birçok etnik yapıda yaşıyor.

Ancak İran’ı Ortadoğu’daki diğer ülkelerden ayıran en önemli özelliklerden biri, yüzyıllara dayanan “millet olma” bilinci.

Bu bilinç, yaşanan her kırılmayı daha derin ve daha sarsıcı hale getiriyor.

İran halkı Şah dönemini de gördü, Humeyni sürecini de yaşadı; devrimi, umutları, hayal kırıklıklarını…

Bugün gelinen nokta ortada.

Açlık ve sefalete karşı yükselen sesler, ölüm tehdidiyle bastırılmaya çalışılıyor.

Gösterilerde yaşamını yitirenlerin sayısı konusunda çelişkili bilgiler var.

Genel kabul gören haber ajanslarının verdiği bilgilerde 3 binlerde ifade edilen ölümlere ilişkin İran’da yakınları olanlar tarafından 20 binlerle ifade ediliyor.

Hangisi doğru olursa olsun, ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var: Her sayı bir insan, her insan bir hayat.

ABD Başkanı Trump’ın “Bekleyin” çağrısıyla birlikte, İran rejiminin göstericilere karşı daha da acımasız davranacağı öngörüsü ne yazık ki bir kehanet sayılmaz.

Nitekim İran yargısının en üst düzey yetkilileri, idamların başlayacağını bizzat kendileri açıkladı.

Dünyanın neresinde olursa olsun ölüm, geride telafisi olmayan büyük bir acı bırakır.

Bir annenin evlatsız, bir çocuğun babasız kalması coğrafya tanımaz.

Şiddet, zulüm ve ötekileştirme hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, insanlığı biraz daha karanlığa sürükler.

Tam da bu nedenle, bugün her zamankinden daha fazla; hukuktan beslenen, vicdan sahibi, gücünü halkını susturmaktan değil yaşatmaktan alan liderlere ihtiyaç var.

Aksi halde sadece İran değil, tüm dünya bu sessiz çığlığın yankılarını çok daha ağır bedellerle duymaya devam eder.

Gazze’de olduğu gibi, Suriye’de olduğu gibi…

Gücü elinde bulunduranlar, ele geçirenler dününü unutarak kendisi gibi olmayanlara ölüm olarak döner.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.