Diğer büyükşehirlere göre Bursa her zaman daha sakin bir şehir oldu.
Elbette bundan en büyük pay, Ankara’da; Bursa’da kent adına söz söyleyenlerin sağduyuyla hareket etmesindeydi.
Bugün de bu böyle.
Bursalı olmayan ama Bursa ile Ankara’nın irtibatlandırdığı isimleri bir kenarda tutarsanız.
Ki onlar bu ruhtan bir haberler.
Epeyce uzağında kalıyorlar.
Bursa, birbirine hınçla yaklaşanların şehri hiç olmadı.
Bu nedenle dün Büyükşehir Belediye başkanı Mustafa Bozbey’e saldırı girişimine her kesimden tepki geldi.
Sev, sevme.
Bir şehrin yöneten, temsil yönü bulunanlar dahil, hiç kimse kötü muameleyi hak etmiyor.
Sorun çözmenin tek yolu var.
O da…
Hukuk.
Siyaset alanında da bu kongreler, ön seçimler bu yolu oluşturuyor.
Herkes, kendi bilgisini, birikimini, çalışmışlığını ortaya koyarak bunu yapabilse, şehirlerimiz, dolayısıyla ülkemiz çok daha güzel olacak.
Hani derler ya, “Her şerden bir hayır doğar” diye.
Bozbey’e dönük Değirmenönü’ndeki saldırı girişimi bir süredir birbirine uzak kaldığı düşünülen CHP’lileri de kenetlemiş görünür.
Bu meselenin bir yönü…
Bunun ötesinde Yıldırım’da ziyaretler gerçekleştirirken Bozbey’e saldırı girişimine özellikle Bursa adına söz söyleyenler tepki göstermeli.
Bu tip girişimler asla arka bulmamalı.
Çünkü bugün Bozbey’e olan yarın başka bir siyasetçiye, belediye başkanına, meclis üyesine, muhtara olur.
Bir kez normalleşmesine izin verildiğinde, sınırı kalmaz.
Bugün hoşumuza gitmeyen bir düşünceye yönelir, yarın bizim savunduğumuz fikri hedef alır.
Unutmamak gerekir ki şiddet, aklın ve sözün tükendiği yerde başlar.
Bursa bugüne kadar aklı, sağduyuyu ve konuşmayı tercih eden bir şehir oldu.
Bu mirası korumak, yalnızca yöneticilerin değil, kentte yaşayan herkesin sorumluluğu...
Çünkü Bursa'yı Bursa yapan tam da bu ortak irade, bu sessiz ama güçlü sağduyudur.