Hava Durumu

ÇED yok, beton var

Yazının Giriş Tarihi: 11.02.2026 08:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 08:05

Kısaltılmış haliyle ÇED diye ifade edilen Çevresel Etki Değerlendirme raporu, kâğıt üzerinde doğayı korumak için var olan, anayasal çevre hakkının en önemli araçlarından biri.

Gerçekte ise güçlüler açısından öyle ya da böyle aşılması gereken bir prosedür.

Türkiye’de ÇED’in nasıl işlediğini artık herkes biliyor:

Önce proje yapılır, doğa tahrip edilir, beton dökülür.

Tepki gelirse “ÇED süreci sürüyor” denir.

Yetmezse “ÇED gerekli değildir” çıkar.

O da olmazsa rapor, iş bittikten sonra masaya konur.

Birçok olayda bu yaşandı.

Yaşanma ihtimale hep masada…

ÇED ile Bursa’nın imtihanı ise sürüyor.

İstanbulİzmir otoyolunu OvaakçaGörükle arasındaki devlet yolundan by-pass etmek için planlanan Bursa Kuzey Otoban Projesi Mudanya sırtlarından geçirilmek isteniyor.

Açık kaynaklardaki bilgiler otobanın geçeceği güzergâhta yaşayanların ÇED’e olumlu yaklaşmadığını gösteriyor.

Haliyle Mudanya’nın eski köyleri Hançerli ile Çekrice arasında yükselen devasa sanat yapılarını görenler, ÇED olmadan çalışmaların başladığını düşünüyor.

Sanat yapılarının çevresinde bilgilendirici bir tabela da olmadığı için iddialara kesin bir dille şudur demek de mümkün değil.

İhtimal o ki…

Ankara’dan Bursa’ya 14 yıldır gelmeyen Yüksek Hızlı Tren’in Bandırma’ya uzanan bölümü için de yapılıyor olabilir bu sanat yapıları.

Ya da iddia edildiği üzere Bursa Kuzey Otoban Projesi için de…

Sonuçta ortada dev gibi sanat yapıları var.

Muhtemel ki devamı da olacak.

Burada önemli olan artık bu değil.

Mudanya’nın birçok eski köyünden geçirilecek otoban eklentisiyle ilgili köylüler olumlu yaklaşmadığı halde ÇED raporu nasıl olumlu olabilir?

ÇED süreci doğanın tahribatını önlemek, güçlülerin egemenliğinde oluşabilecek vurdumduymazlığı kontrol altına alıp, daha yaşanabilir şehirler geride bırakmak için TBMM’nin aldığı karar doğrultusunda işlev kazanmış hukuki bir zorunluluk.

ÇED, halkın ve doğanın son savunma hattı.

O hattı bilerek yok saymak, etrafından dolanarak iş yapmaya çalışmak yalnızca çevreye değil, hukuka da saldırıdır.

Birçok yerde, birçok projede ÇED raporları beklenmeden kazma vuruldu, beton döküldü.

Son örneği Yenişehir Kirazlıyayla’da yaşandı.

Bilimin söylediklerini inkâr ederek zorla yapılan kurşun-çinko-bakır ayrıştırma tesisinin atık barajının çökmesi ÇEDin önemini bir kez daha ortaya koydu.

İstanbul-Bursa-İzmir Otoban Projesi’nin faaliyete geçmeden önceki süreçlerini takip edenler bilir.

Masa başı otoban projesi RAMSAR Sözleşmesi’ni yok sayarak Uluabat Gölü’nün kıyısından geçiriliyordu.

Ankara, altına imza attığı sözleşmeyi unutmuş, doğanın içine hançer saplamaya hazırlanıyordu.

Bu olay bile tek başına ÇED raporunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

ÇED raporu olmadan asla bir işlem yapılmamalı, beton dökülmemeli.

“ÇED yok, beton var” mantığı kazandırmaz, kaybettirir.

Kirazlıyayla’da yaşanan doğa katliamı bunu söyledi, aynısı Mudanyanın eski köylerinde olmasın.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.