Hava Durumu

Doğumuzdaki sessizliğin çığlığı…

Yazının Giriş Tarihi: 28.01.2026 08:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 08:09

İletişim çağındayız.

Eyvallah…

Dünyanın her köşesinden saniyeler içinde görüntü alabiliyoruz.

Öyle…

Ama işte…

Uzaya fırlatılan bütün o parıltılı uydulara rağmen teknoloji üretenlerin gerisindeki İran bugün, bu çağın ortasında insanlarını bilinçli bir karartmanın içine hapsedebiliyor.

Ülkede internet neredeyse tamamen kesik.

Rejim, sokak eylemleri sonrası olan biteni görünmez kılmaya çalışıyor.

Ancak İran'la anlık bağlantı kurabilenlerin paylaşımları, yaşananların üzerindeki örtüyü kaldırabiliyor.

İran’da akrabaları, arkadaşları olanların aktardığı bilgiler ortada gerçek anlamda bir insanlık dramının yaşandığını işaret ediyor.

İran'da rejime karşı gelenlerin başına neler geldiğini herkes geçmiş örneklerden dolayı biliyor.

Bu da anlatılanların gerçekliğini bir nevi ortaya koyuyor.

Bir süredir yoksulluğa, işsizliğe ve baskıya karşı sokağa çıkan eylemcilerin direnci kanlı bir biçimde bastırılmış.

Rejimin protestoculara karşı en sert yöntemleri uygulamaktan çekinmediği dile getiriliyor.

Her gün 10–15 eylemcinin idam edildiği, infazların adeta rutin hâle getirildiği aktarılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın savaş gemilerini İran’a yönlendirdiği yönündeki haberlerin ardından, rejimin içeride daha da saldırganlaştığı söyleniyor.

Dış tehdit söylemi, içerideki muhalefeti ezmenin bahanesi hâline getirilmiş durumda.

Sonuç: Her geçen gün artan ölü sayısı.

İran'la bağlantısı olan kaynaklar, hayatını kaybedenlerin sayısının 80 bine yaklaştığını dile getiriyor.

Rakamın büyüklüğü insanın boğazını düğümlüyor.

Bu ölümlerin büyük kısmı ne bir savaşta ne de bir dış saldırıda yaşanıyor.

Kendi devletinin, kendi halkına yönelttiği şiddetin sonucu.

İranlı olup da başka ülkelerde yaşayanlar, uzunca bir süredir herkesi tedirgin eden, inciten, üzen İsrail’in düpedüz bir soykırım gerçekleştirdiği Gazze'de bile bu kadar insanın yaşamını yitirmediğine dikkat çekiyorlar.

Bu notu düşüyorlar çünkü dünyanın ve Türkiye’nin İran’da olup bitenlere daha duyarlı davranmasını bekliyorlar.

Dünyanın İran’daki bu büyük insanlık dramını neredeyse mutlak bir sessizlikle geçiştirdiğini düşünüyorlar.

Bugün İran’da yaşanan şey sadece bir iç karışıklık değil.

Bu, sistemli bir bastırma, planlı bir korku rejimi ve göz göre göre işlenen bir insanlık suçu...

Hatırlayın.

Fransa’da bir ara sokaklar sarı yeleklilerin hâkimiyetine geçmişti.

Hükümeti protesto ediyorlardı.

Kimi yerde şiddete varan gösteriler olmuştu.

Ama o eylemlerde yer alan hiç kimseyi Fransa devleti idam etmedi.

İçleri kan ağlayarak yaşananları takip eden Avrupa ve Türkiye'deki İranlılar, “Suç var, yok diye bakılmıyor.

Eylemlerin bastırılması için kim varsa, kim ele geçerse idam ediliyor” diye isyan ediyorlar.

İnternetin kesilmesi, haber akışının durdurulması, gerçeği değiştirmiyor; sadece suçu daha karanlık bir yere taşıyor.

Sessizlik her zaman tarafsızlık değildir.

Bazen, doğruyu söylemekten kaçmaktır da…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.