Birçok kişinin elinden düşüremediği cep telefonlarından izlenen reels videolardan birisinde, yanıtı basit ama bir o kadar kafa karıştıran sorulardan birine yanıt aranıyor.
Yolculuk esnasında gözü telefonunda kızım, “Heyecanla ben yanıtını buldum” dedi.
Neyin cevabını buldun demeye kalmadan, “Soruyorum soruyu” dedi ve sordu:
“Baba ile oğul yolculuk sırasında trafik kazası geçiriyor.
Baba hayatını kaybediyor.
Çocuk ise hastaneye kaldırıyor.
Hemen doktor gelip bakıyor, bu benim çocuğum” diyor.
"Bu nasıl olabilir?”
Sorunun can alıcı noktası da burada…
Birçok kişiye sorulmuş bu soru.
Yanıtları dinleyince akla gelmeyecek şeyler duyuyorsunuz.
Ama birçoğu soruya yanıt olmaktan çok uzak.
Hayal ötesi tahminler yapıyor.
Aslında böyle soruların yanıtı basit.
Cevap o basitliğin içinde ama insan yanıtı basit olanda değil, karmaşık olanda arıyor.
Bu soruya verilen yanıtların bir yanı ise mesleklere bakış açımızı ortaya koyuyor.
Misal…
Futbolcu denilince akla ne gelir?
Kadınlar mı, erkekler mi?
Basketbol denilince misal?
Veya voleybol…
Şoför denildiğinde…
İnşaat mühendisi…
Mimar…
Peki ya doktor denildiğinde…
Soruyu soran aldığı yanıtlar sonrası şu yorumu yapıyor:
“Doktor denilince aklımıza ilk olarak erkek geliyor.
Böyle kodlanmışız.”
Soru da diyor ya, “Bu nasıl olabilir?”
Şaşırtma da burada zaten…
Baba yaşamını yitirdi, çocuk yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Kendisine bakmaya gelen doktor, “Bu benim çocuğum” diyor.
O doktorun kadın olacağını ilk anda kimse düşünmüyor.
Bu, bazı meslekleri kadın yapamaz algısının bir sonucu.
Oysa kadınlar, Büyük Atatürk’ün kurup bugünlere gelmesini sağladığı Cumhuriyet sayesinde “Kadın kısmı evde oturur” anlayışını yerle bir edeli çok oldu.
Doktor da oluyorlar, futbolcu da...
Mühendis de oluyorlar, pilot da...
Herkesin bayramını kutluyorum…