Görükle Futbol sahasında CHP’nin bir etkinliğinde yakından görmüştüm Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı.
Ruhu genç duruyor ama fiziksel olarak özellikle merdiven gibi yükseklik gerektiren durumlarda yardıma ihtiyaç duyuyordu.
Televizyon programlarında yaptığı tarih anlatıları, gazete köşelerinde kaleme aldığı yazılar ve verdiği röportajlar sayesinde tarihi yalnızca kronolojik bir bilgi yığını olmaktan çıkarıyor, yaşayan bir düşünce alanına dönüştürüyordu.
Özellikle Türk Devrimi ve sonrasındaki Türkiye’yi yorumlayışı, pek çok insan için ufuk açıcıydı.
Cumhuriyetin ne anlama geldiğini, hangi şartlarda kurulduğunu ve hangi kazanımları beraberinde getirdiğini anlatırken yalnızca bir tarihçi gibi değil, aynı zamanda bir kültür insanı gibi konuşuyordu.
Cumhuriyetin değerlerini yeterince anlamayanlara karşı ise son derece açık ve öğretici bir tavrı vardı.
Tarih bilgisini ideolojik sloganlara indirgemeden, belgeler ve geniş bir dünya perspektifiyle ele alıyordu.
Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk dönemi ve Cumhuriyet’in kurucu yılları üzerine yaptığı analizler, yalnız akademik çevrelerde değil, kamuoyunda da büyük yankı buluyordu.
İlber Ortaylı’ya ilişkin bendeki en çarpıcı anekdot ise bir arkadaşımızın yazısında gizliydi.
Ünlü tarihçimizi bir konuda referans gösterirken adını Dilber olarak yazmasıydı.
Haksızlık olmasın Halil İnalcık’a aşina arkadaşımız gibi bizler de İlber Ortay’lıdan çok haberdar mıydık?
Değildik sanki…
Ancak belli ki Ortaylı’yı yeterince takip etmeden, onun görüşlerini bir örnekleme içinde kullanmaya çalışmıştı.
Sonuçta ortaya böyle ilginç bir durum çıkmıştı.
Bu küçük anekdot aslında Türkiye’de bazen isimlerin bile ne kadar yüzeysel bilinebildiğini gösteren sembolik bir örnekti.
İnalcık sonrası tarihin konuşan sesi olan İlber Ortaylı’nın vefatı doğal olarak bu önemli alanda bir referans boşluğu doğuracak.
Tarih ve tarihimiz için önemli bir isimden boşalan bu yeri umut edelim ki bilim insanı kimliğini kartvizit olarak kullanmayan bir veya birkaç isim çıkıp doldurabilsin.
Çünkü tarih yalnızca geçmişi anlatmaz; bir toplumun kendini anlamasının da en güçlü yollarından biridir.
O yolu aydınlatan seslerden biri hiç şüphesiz İlber Ortaylı’ydı.