Satılmayacak denildi.
Yeniden açılacak denildi.
Hatta…
Onarım görüntüleri servis edildi.
Ama dün satılacağı netleşti.
Bursa’nın tarihi ile bütünleşmiş, sağlık denildiğinde akla ilk gelen yer olan Tophane’deki Bursa Devlet Hastanesi’nin bulunduğu arsanın satışa çıktığı Resmi gazete ilanıyla netleşmiş oldu.
Memleket Hastanesi adıyla açılan Bursa Devlet Hastanesi’nin bulunduğu alanın satıştan sonraki durumu ne olacak?
Onu da zaman gösterecek.
Satılan sadece Bursa Devlet Hastanesi arazisi değil, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin Uludağ yolundaki ek binası da özelleştirme kapsamında yer alıyor.
Satış bu kadarla da sınırlı değil.
Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yanında faaliyet gösteren Diş Hastanesi de özelleştirmeyle satılıyor.
Hem Tophane hem de Mimar Sinan Mahallesi’nde kamu için böyle arazileri bulmak artık imkânsız gibi bir şeyken, elden çıkarılacak olması oldukça düşündürücü.
Hele ki…
Şevket Yılmaz Hastanesi’nin hemen yanı başındaki Diş Hastanesi’nin elden çıkarılıyor olması…
Bursa’nın yükünü çekmekten yorulan Şevket Yılmaz Hastanesi’ne devredilemez miydi burası?
Bir gün gelecek böyle bir yere ihtiyaç duyulacak.
Üç hastane binasının bulunduğu arazilerin satışa çıkarılması bize bugünden şunu söylüyor:
Eski SSK Çekirge Hastanesi ile Doğumevi’nin bulunduğu yerler de Dikkaldırım’da askeri alandan çıkarılan yerde yapımı yılan hikâyesine dönen hastanenin bitimiyle birlikte satılacak.
Bu furya devam ederse Bursa’nın değişik noktalarına taşınması için çalışma yapılan Balat’taki Bursa Cezaevi arazisi de satış listesinde iştah kabartacak.
Devlet, elindekileri böyle satarsa gün gelir, elinde bir şey kalmaz.
Doğrudan veya dolaylı vergilerle, trafik cezalarıyla, KİT’lerle bütçesini oluşturan devletin Hazinesi’nin boşalan tarafını elde avuçtakileri satarak doldurmak mümkün olsaydı, yenilerinin satışı söz konusu olur muydu?
Kamuya ait birçok şey satıldı.
En son şeker fabrikaları elden çıkarıldı.
Gelinen nokta yeni satışlarsa…
Emekli de beklediğini alamaz, memur da, çiftçi de, esnafta…
Satan, üretmez.
Üretemez.
Elinde avucunda bir şey kalmaz.
Yeni hastaneler yapılıyorsa eskileri için üretilen formül satmak olmamalı.
Yeşille adı bütünleşmiş Bursa gibi bir şehrin bile 3.5 milyonluk nüfusuyla giderek grileştiği düşünülürse bu alanların park ve bahçelerle donatılması gerekmez mi?
Avrupa'daki şehirleri gezenler geriye döndüğünde en çok meydanlardan, geniş caddelerden, yeşillikten söz etmiyor mu?
O tarihi yapılarla bütünleşen devasa meydanlar, parklar, bahçeler başka bir duygu yaratmıyor mu?
Biz neden yapmıyoruz aynısını?
Memleket Hastanesi’ni satmak yerine neden büyük bir bahçeye dönüştürmüyoruz?
Akla “Para para” diyen Napolyon geliyor.