Devletimiz yeni bir gelir kalemi daha keşfetmiş görünüyor.
Bu kez hedefte maaşlı çalışanlar, yani bodrolular yok.
Hedef kitlesi sporcular.
2026 yılıyla birlikte yenilenecek sporcu lisansları için sağlık raporu zorunlu tutuluyor.
“Zaten eskiden de isteniyordu” diyenler çıkacaktır.
Haklılar.
2025’te de isteniyordu, daha öncesinde de.
Ama küçük bir fark var.
Eskiden bu raporlar paralı değildi.
Günümüzde bu değişmiş durumda.
Bir kere eskiden e-devlet zorunluluğu yoktu.
Bugün lisans işlemini yapmak için önce e-devlet’e giriyorsunuz.
Aile hekimi ya da başka bir sağlık birimi, fark etmiyor; sistemden talep oluşturuyorsunuz.
Sonra sağlık kuruluşuna gidip muayenenizi oluyorsunuz.
Burada iş bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
e-devlet üzerinden 250 TL ödeme yapmadan sağlık raporu aktifleşmiyor.
Yani rapor var ama yok.
Ücretini yine e-devlet üzerinden ödemeniz gerekiyor.
Yani, raporu sağlık kuruluşundan almış olsanız bile ödeme yapmadan rapor aktifleşmiyor.
Bu durumda…
“Sporu yaygınlaştıralım” denirken, spor yapanın sırtına bir kambur daha yüklenmiş oluyor.
Zaten zor şartlarda ayakta durmaya çalışan amatör sporcular, gençler, kulüpler bir bedelle daha karşı karşıya kalıyor.
Bu tablo, emeklilik yılında emeklilerin perişan olmasını hatırlatıyor.
Niyet başka söyleniyor, sonuç başka çıkıyor.
Unutmamak gerekir ki sporun sağlık üzerindeki etkileri kadar ülkelerin tanıtımında önemli bir rolü var.
ll. Dünya Savaşı’ndan sonra özellikle gelişen bu süreç bugün birçok ülke için en önemli turizm ayaklarından birisini de oluşturuyor.
Spora yapılacak yatırımın geri dönüşü var.
Yeter ki, niyet olsun!