Ulaştırma Bakanlığı sosyal medyayı kullanma kararı almış olmalı ki…
Birkaç gündür bitmiş, bitmek üzere olan projelerin tanıtımı yapılıyor.
O projeler arasında Orhaneli, Harmancık, Büyükorhan, Dursunbey ilçelerini yakından ilgilendiren Doğancı Tüneli de var.

Bitirilmesinin bölgeye katkılarının da anlatıldığı görsel heyecan verici.
Yeter mi?
Yetmez.
Bölgenin kaderini Doğancı Tüneli tek başına değiştirmez, umur verir.
Çünkü en az onun kadar önemli bir başka nokta daha var:
Kapıkayası mevkii.
Burada planlanacak viyadüklerle özellikle kış şartlarında yaşanan ulaşım sıkıntısı ciddi ölçüde hafifleyebilir.
Hatta bazı dönemlerde Doğancı Tüneli’nden bile daha hayati bir işlev görebilir.
Bu hat tamamlandığında yalnızca Bursa’nın üç dağ ilçesi değil; Kütahya’nın Tavşanlı ve Simav’ı ile Balıkesir’in Dursunbey’i de Bursa merkezle çok daha güçlü bir bağ kuracak.
Hatta daha da ötesi…
Akdeniz’e uzanan yolculuklar Bozüyük–Kütahya–Afyon hattından ayrılıp bu güzergâh üzerinden daha kısa hale gelebilir.
Yeni bir ana damar oluşturulabilir.
Bu damar Bursa’yı daha etkin, daha merkezî bir konuma taşıyabilir.
Elbette gerçekçi olmak gerekiyor.
Bursa’nın Yüksek Hızlı Tren gibi uzunca bir süredir bekleyen dev projeleri varken sıra Kapıkayası’na gelir mi?
Doğancı Tüneli’nin yapım sürecindeki uzun bekleyişler ortadayken Kapıkayası projesinin kısa vadede öne çıkmasını bu durumda beklemek zor.
Ama bu, projenin önemini azaltmıyor.
Tam tersine…
Bölgenin kalkınması, dağ ilçelerinin yalnızlıktan çıkması, ticaretin canlanması ve belki de en önemlisi tersine göçün başlaması için böylesi hamlelere ihtiyaç var.
Yol sadece asfalt veya bölünmüş, çift şeritli anlamına gelmiyor.
Yol, bir bölgenin kaderi aynı zamanda…