Son günlerde eğitim üzerine yeni bir tartışma başlığı ortaya atıldı:
“Eskiden okullarda tuvalet yoktu” deniyor.
Bu iddia doğal olarak birçok kişinin hafızasında soru işaretleri oluşturuyor.
Çünkü o yılları yaşamış olanlar için bu ifade pek de tanıdık gelmiyor.
Yıl 1975…
Bursa’nın o dönem şehir merkezinin dışında sayılan bölgelerinde bile okulların temel ihtiyaçları büyük ölçüde karşılanıyordu.
Zafer İlkokulu’nda da tuvalet vardı, aynı bahçeyi kullanan Atıcılar İlkokulu’nda da.
Daha sonra Vatan (bugünkü Millet) Mahallesi’nde, “Kendi okulunu kendin yap” kampanyasıyla yapılan Kazım Karabekir İlkokulu’nda da aynı durum söz konusuydu.
Yani öğrenciler ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri alanlara sahipti.
Çocuklar tuvalet olmadığı için evlerine gitmek zorunda kalmıyor, böyle bir sorun yaşamıyordu.
Elbette her dönemin kendine göre eksikleri vardır.
Ancak yaşanmamış ya da yaygın olmayan bir durumu genelleştirerek anlatmak da algı oluşturmaktan öteye geçmiyor.
Üstelik o dönemi yaşayan insanlar hâlâ aramızda.
Bugünün 18–35 yaş aralığındaki gençlerin anne ve babaları o yılların öğrencileri.
Bu yüzden eğitim tartışmalarında geçmişi kötülemekten çok bugüne bakmak belki daha sağlıklı bir yaklaşım olur.
Bugün velilerin önemli bir bölümü, çocuklarının daha iyi bir eğitim alabilmesi için bütçelerini zorlayarak özel okulları tercih ediyor.
Özel okulların sayısı her geçen gün artıyor.
Bu artışı Milli Eğitim Bakanlığı bir başarı olarak mı görüyor?
Ailesi bütün şartları zorlasa da özel okullara gidemeyen bu nedenle devlet okullarına muhtaç çocukların geleceği Milli Eğitimin ne kadar umurunda?
Bugün asıl konuşulması gereken geçmişte neyin eksik olduğu değil, bugünün çocuklarına nasıl daha iyi imkânlar sunulabileceği…
Yani, eğitim tartışmaları geçmiş üzerinden polemik üretmek yerine, geleceği güçlendirecek çözümler etrafında yapılabilirse herkes için daha anlamlı olur.
Bizim ilkokul dönemimizde tuvalet vardı.
1. sınıfı okuduğumuz Atıcılar İlkokulu’nda da, 2. Sınıfı okuduğumuz Zafer İlkokulu’nda da, sonrasında ailelerimizin dayanışmayla ve tamamen kendi kazançlarıyla yaptığı Kazım Karabekir İlkokulu’nda da tuvalet sorunu yoktu.
O okullardan mezun olan Emir Cemal Beşkardeş, Adnan Pakyürek, Av. Orhan Bahar, Niyazi Atik, Av. Nurullah Üçlertoprağı ve şuan aklıma gelmeyen birçok tanıdık isim de aynı şeyi dile getirecektir.
Geçmiş elbette önemlidir ama zaman, koşul gibi faktörler de önemlidir.
Bugünden yarına dünde kalarak yol almaya çalışmak zaman kaybıdır.
Dün, dünde kaldı, bugün ne var?
Yarın ne olacak?