Bursa Hakimiyet

Özdilek iş adamlarıyla tecrübelerini paylaştı

İnegöl Genç İş adamları Derneği (İGİAD) tarafından düzenlenen “Tecrübe Alıyoruz” programının konuğu olan Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, iş adamlarıyla tecrübelerini paylaştı. 

Özdilek iş adamlarıyla tecrübelerini paylaştı
Yaz tatillerinde kiremit fabrikalarında çalıştığını anlatan Hüseyin Özdilek, "Kiremit fabrikasına bile torpille girebilmiştim. Bunlar zor, ama onurlu şeyler. Hiç kimseye muhtaç olmadan ekmeğini buluyorsun, bulamazsan komşudan istiyorsun. Komşu veriyor, ama birinci ekmeği ödemediysen ikiciyi isteyemiyor ve aç yatıyorsun. Aç yatmak insana bir derstir. Çalışmanın yolunu gösterir. İnsan aç kalabilir, lakin sevgisiz kalmasın. Anne-baba, akraba sevgisi olsun, huzur, ahenk içinde birbirimizi severek yaşayalım. Allah’ın nimetleri hepimize yeter" dedi. 

İşadamlarına kanunlara uymalarını tavsiye eden Hüseyin Özdilek, "Serbest piyasa ekonomisinde herkes hangi mesleği seçerse seçsin, kanunlar çerçevesinde üretim yapabilir. Kanun ne diyor? İstihdam yapıp sigortayı ödeyeceksin, vergiyi vereceksin, kıdem tazminatını vereceksin, sen ayırırsan ihbarlı ayıracaksın. İş kanunda bunların hepsi yazılı. Müteşebbislerin kaidelere dikkat etmesi lazım, ancak öyle işini kurumsallaştırabilir. Hırs mantığın önüne geçerse, çok para kazanmaya bakarsan, hüsrana uğrarsın. Para amaç değil araçtır. Sermayeyi kuvvetlendirmek önemli, ama bunun için ürettiğiniz malı pazarlayacaksınız. Pazarlamak için müşterinin talebi olması lazım. Rakibe nazaran daha kaliteli mal üretmeniz lazım. Rakibe göre daha planlı mal üretmek araştırma, geliştirme, optimal maliyetle malı üretmeniz lazım. Bunun için organizasyon şeması lazım. Kobi iseniz buna göre organizasyon şemanız olması lazım. İşin gelişimine göre bu şema da genişleyecek. Bununla ilgili danışma firmaları var. İşe göre adam alın, adama göre iş veremezsiniz. Siz müşteri adına ürün üretiyorsunuz. Yaptığınız ürün müşteri tarafından beğenilirse marka olabilirsiniz. Marka olabilmeniz için organizasyon şeması planlamanız gerekir. Hammaddeyi ne kadara, nereden alacaksınız, satın alıcı ahlaklı mı ona bakacaksınız. Bunların ahlaklı olabilmesi için önce sizin ahlaklı olmanız lazım. Bana gayrimeşru gelsin, ama bana gayrimeşru hiçbir iş yapılmasın diyemezsiniz. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batıracaksın, dürüstlükten taviz vermek, hırsa kapılmak yok. Mobilya mı yapıyorsun? En iyi sandalye, masayı Alman Teknik mi yapmış? Onun masası, sandalyesi 5 sene de geçse gıcırdamıyorsa bunu nasıl yaptığını araştır. Eğer masa, sandalye yapacaksan rakipten daha kaliteliyi daha ucuza yapmaya çalış. İtalya’nın mobilyada 20 milyar dolar ihracatı var. Oradaki işçilikler Türkiye’den daha pahalı. O zaman Türkiye Avrupa’da İtalya’nın yerini alabilir. Bunun için dil bilmemiz lazım. Kaçınız dil biliyor? Dil öğrenin. Ben bunun ezikliğini her zaman yaşadım. Bir İngilizce bilseydim çok daha fazla iş yapabilirdim” diye konuştu. 

Özdilek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Parayı kazanmanın gayesi önce marka olmak olmalı. Bunun için de arkanızda çalışan insana kendinizi iyi anlatmanız lazım. Çalışan kolay bulunur. Plansızlık yaparsan, bütçeni denk tutmazsan çalışan pahalı gelir. Önce eğitim al. Şirket nasıl sevk edilir onu öğren. Brüt kâr ne, ham maddenin maliyeti ne, net kârın ne, ne kadar gidiyor hepsini bilmek mecburiyetindesin. Bunların her ay hesabını yapacaksın. Yapmak için de Ahmet’in, Mehmet’in oğluna güvenmek zorundasın. Kardeşin de olabilir. Kapris yapıyorsa, doyurayım diye tutuyorsan batarsın. İşyerinde bir horoz öter. Birinin kararlılığına diğeri hayır demeyecek. En kötü karar kararsızlıktan iyidir, karar verene herkes saygı duyacak. Bunların hepsi sürdürülebilir şekilde devam edecek. İşinizi seviyorsanız başarılısınızdır. Lüksü seviyorsanız kesinlikle işinizde başarılı olamazsınız. İşi genişletirken amacınız dünyayı gezmekse plan içinde yapın ama önce işinizi yapın. İş planlamasından taviz veremezsiniz. İşiniz varken tatile gidemezsiniz. İşiniz varken eğlenceye gidemezsiniz. Başak veren buğday gibi eğilmesini bileceksiniz. Hünerin sadece kendinizde olduğunu sanmayın. Doğru malı doğru rafta doğru satıcıyla buluşturacaksınız. Sonra kısmete bırakacaksınız. Öğreneceksiniz, kendinizi geliştireceksiniz. Siz bir fanisiniz. Doğdunuz, büyüdünüz, Allah verirse çoluk çocuğa kavuştunuz, zamanı gelince dünyadan göçüp gideceksiniz. Gelişmiş ülkenin de gelişmemiş ülkenin de insanına hastalık geliyor. Mücbir sebeplerden gelen sorunlardan korkmayın. Bunlar nelerdir? Yangın, sel felaketi, krizler… Kâr zararın ortağıdır. Kontrol altındaki zarar, zarar değildir. İyi işletmecilik yapamadığınız, zararın nereden geldiğini tespit edemediğinizde o zarardan korkun. Tedbirini alır, hesaplar yapar, o zararlardan kurtulursunuz”.

Benzer Haberler