Başkent'i karıştıran yıkım kararı!
Başkent Ankara'da Maltepe'deki eski Havagazı Fabrikası'nın yıkımına ilişkin tartışmalar sürüyor. Ankara Tabip Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası bugün saat 11.00'de Ankara Bölge İdare Mahkemesine başvurarak yürütmenin durdurulmasını istedi.
GÜNDEM , 01 Mart 2017 Çarşamba, 16:23
Başkent'i karıştıran yıkım kararı!

Fabrika yakınlarında bulunan Atatürk Lisesi, Gazi Üniversitesi Vakfı İlköğretim Okulu velileri yıkım nedeniyle BİMER, CİMER, Ankara Valiliği ile okul yönetimine şikayet yağdırdı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise fabrikadan asbest yayıldığı iddiaları üzerine "Oda ve dernekler, şimdi de her türlü bilimsel önlemi almamıza karşın, ideolojik davranış içinde bulunmaya ve halkı tedirgin etmeye devam ediyor" dedi.

Ankara'da eski Havagazı Fabrikası'nın yıkımına ilişkin tartışmalar sürüyor. Çocuklarının sağlığından endişe eden veliler dün gece boyunca hem öğretmenler hem de kendi aralarında yazıştılar. Gazi İlköğretim Okulu'nda ve Atatürk Lisesi'nde çok sayıda öğrenci okula gitmeme kararı alırken Ankara Valiliği başta olmak üzere Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu konuda bir açıklama yapmasını istediler.

"BİLİRKİŞİ RAPORU GÖRMEK İSTİYORUZ"

Bir anne Ankara Valisine şöyle yazdı: "Sayın Valim. Gazi Vakıf Kolejinde kızım okumaktadır.Havagazı fabrikası yıkımı nedeniyle asbest yayılımı söz konusu olduğundan çocuklarımızı veliler olarak okula göndermeme kararı aldık. Büyükşehir belediyesi bilirkişi taraması, kontrollü söküm ve çevre ölçümleri yapmamış yapmışsa da okulları bilgilendirmemiştir. Çok endişeliyiz, bir inceleme ve açıklama bekliyoruz. Rica ediyoruz bize yardımcı olunuz . Söz konusu çocuklar ve sağlıkları. Çocuklar daha ne kadar okuldan kalacaklar, söküm bitince bulaş ne kadar sürecek ve biz bu kararı anne vicdanıyla vermek zorunda neden kalalım? Kontrol, tarama ve bilirkişi raporu görmek istiyoruz ancak bunu Büyükşehir belediyesinden değil tarafsız bir kuruluştan bekliyoruz zira Büyükşehir halkı hiç önemsememiş ve bir açıklama ve önlem, koruma almamıştır. Vatandaş olarak bizim de güvenimiz kalmamıştır söz konusu hayatlar çocuklar olduğu halde. Rica ediyorum bize bu konuda yardımcı olunuz.SAYGILARIMLA"

GÖZLER İDARE MAHKEMESİNDE

Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Ankara Tabip Odası, asbestli Havagazı Fabrikası'nın acilen karantinaya alınması ve yıkımın durdurulması için yürütmeyi durdurma istemiyle Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurdu. Ankara'daki Havagazı Fabrikası alanında yaptırılan asbest yüzey ölçümlerine ilişkin rapor, ilgili görseller ve haberler de mahkemeye sunuldu. Mahkeme önünde yapılan basın açıklamasına Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya, Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Önal TTB İşçi Sağlığı Kol Başkanı Dr. Sedat Abbasoğlu ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi Üyesi Adnan Zeytinci katıldı.

Candan, mahkeme önünde şöyle konuştu:

"Korunması gereken endüstri mirası Havagazı Fabrikası davalar devam ederken Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 25 Şubat'ta yıkımına başlandı. Yapının asbestli olması nedeniyle, yıkılması sırasında koruyucu önlemler alınması gerekiyordu. Koruyucu önlemler alınmadığı için asbest her yere yayıldı. Havagazı Fabrikası alanında yıkıma başlandı. Firmaya yaptırdığımız asbest yüzey ölçümleri sonucunda belli noktalarda yüzde 15 ila yüzde 40 arasında asbest türünün en tehlikesi olan amphibole tespit edildi. Bu nedenle yürütmeyi durdurma kararı için mahkemeye başvurduk. Aynı zamanda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'ne de numunelerin bir örnekleri gitti. Onların da yakında çıkacak. Bölge acilen karantinaya alınmalı ve oradaki bütün işlemler durdurulmalıdır. Kapalı alandaki hava ölçümleri de yayınlanarak, Sağlık Bakanlığı'nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,Çevre Bakanlığı'nın sürece müdahale etmesi gerekiyor. Bizim görevimiz halkı bilgilendirmek, devlet duruma müdahale etmeli."

Candan, kendisine Ankara Valiliği'nin konuya dair haberimiz yok açıklamasının sorulması üzerine ise, "Ankara Valiliği'nin haberinin olmaması mümkün değil. BİMER'e başvurduk. ve BİMER dilekçemizi valiliğe sevk etmiş" dedi.

'KARANTİNAYA ALINMALI'

Candan "Binanın iki katı boyunda karantinaya alınması gerekiyor. Hem yıkanların hem de çevredeki vatandaşların uyarılması gerekiyor. Yurt dışında bölge karantinaya alınıyor, bölgeye giriş çıkışlar trafik saatleri belirleniyor. Yıkan araçların da bu asbesti tekerlekleriyle taşıması gibi bir durum var. Bütün bu önlemler alınması gerekiyor. Bu tür yapıları yıkmak , korumaktan daha fazla zarar veriyor. İstanbul'daki elektrik santrali bir müze şu anda. Bunu yapmak gerekirken, yıkarak asbestin uçuşmasına neden oluyorsunuz. Önlem almayarak halkın sağlığını tehdit ediyorsunuz. Uzmanların söylediğine göre kıyafetler bir günlük oluyormuş yıkan uzmanların günde 3 kere banyo yapması gerekiyormuş. Kontamine demirler sökülüyormuş, o demirlerin naylona sarılıp götürülmesi bu işin çözümü değil. Burada asbest yönetmeliğinin dışında bir yıkım gerçekleştiriliyor. "

Ankara Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Vedat Bulut ise "Bu çevrede işyerleri, Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Türk Tabipler Birliği ve iki okul bulunuyor. Yıkım 13 bin lira gibi komik bir rakamla yapılıyor. Bu rakamla önlem alma gibi bir ihtimali yok. Bu kamyonlar İzmit'e gidiyor ve yol güzergahındaki yerleşkeler tehdit altında. Hafriyat nereye dökülüyor? O bölgedeki insanlarında bilgilendirilmesi lazım. Biz de yıkımı durdurmak için hukuka başvuruyoruz" dedi.

'HERKES RİSK ALTINDA'

Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Önal asbestin sadece maruz kalan insanlar için değil onların aileleri için de risk oluşturduğunu belirterek, "İnsanlar giysilerin üzerindeki asbest liflerini, ortamlarına taşıyorlar. Orada çalışan işçiler ve çevresindeki okulun öğrencileri ve onların aileleri de risk altında. Maruziyetin oranına ve süresine bağlı olarak 30 yıl sonra çok ciddi akciğer hastalıkları ile karşılaşacağız. O yüzden bölge acilen karantinaya alınmalı ve bu yıkım durdurulmalı. Asbest sonuçları çok kötü, bu insanlar 15,20 yıl akciğer kanseri ve akciğer zarı kanseri endişesi ile yaşayacak" uyarısında bulundu.

MELİH GÖKÇEK: HER TÜRLÜ ÖNLEM ALINDI

ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Maltepe'deki eski havagazı fabrikasının kaldırılması işleminde, bildik oda ve grupların bu kez de asbest iddiasıyla halkı taciz ve tedirgin ettiklerini söyledi. Gökçek, "Bunlar her zaman olduğu gibi ideolojik davranıyorlar. Biz oradaki asbestli bölümün yıkımı için alınacak tüm önlemleri aldık. Asbestli bölümün söküm işlemlerini, uzman firma bu konudaki lisanslı elemanlarıyla gerçekleştiriyor" dedi.

Gökçek, her dönemde yaşanan bazı olayları fırsat bilerek, bildik oda ve grupların hiçbir bilgi sahibi olmadan, mesnetsiz ve dayanaksız bir şekilde kaos ortamı oluşturmaya çalıştıklarını ve ideolojik saplantılar içinde bir kez daha sahneye çıktıklarını öne sürdü. Gökçek, "Bu oda ve gruplar bu kez de Havagazı Fabrikası'nın sökümünde asbest iddiasıyla halkı endişelendirecek açıklamalar yaparak ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar" dedi.

'KIZILIRMAK SUYU'NDA DA YALAN VE İFTİRA ATMIŞLARDI'

Gökçek, söz konusu ideolojik çıkarları peşinde koşan oda ve grupların, yıllar önce kuraklık sıkıntısı nedeniyle Kızılırmak'tan su getirildiğinde de suyun arsenikli olduğu iddiasında bulunduklarını söyledi. Gökçek, "O zaman da toplumda bir endişe oluşturmuşlardı. Oysa ki o dönemde bir bölümünü Kızılırmak'tan aldığımız ve şehir şebekesine verdiğimiz sudaki arsenik miktarı, litrede 1 mikrogramdı. Dünya Sağlık Örgütü'nün kabul edilebilirlik miktarı ise litrede 10 mikrogramdır. Bizim şebekeye verdiğimiz suyun içindeki arsenik miktarı, Dünya Sağlık Örgütü'nün onda biri olmasına rağmen ortalığı birbirine katan odalar ve dernek adı altındaki bazı ideolojik gruplar, İzmir'in şebeke suyunda litrede 60 mikrogram arsenik çıkmasına seslerini çıkarmadılar. Hatta Ankara için söylediklerini unutarak, bunun halk sağlığı için bir tehlike oluşturmadığını söylemeye başladılar. Yine aynı şekilde o dönemde bazı dernekler ve odalar halkı yanıltmak için şebeke suyunu alıp elektroliz yapıp 'Bakın Ankara'nın suyu ne kadar tehlikeli" demişlerdi. Oysa ki bu elektroliz işleminde suyun içindeki yararlı organizmalar ayrışarak suyun rengi kirleniyor. Hatırlanırsa biz aynı deneyi, dünyanın en ünlü ve pahalı şişe sularını getirerek yaptık. Elektroliz sonucunda, o sular da tıpkı şehir sularında olduğu gibi renk değiştirmişti. İşte halkı kandırmak için ideolojik davranarak bu yöntemi izleyen aynı oda ve dernekler, şimdi de her türlü bilimsel önlemi almamıza karşın, ideolojik davranış içinde bulunmaya ve halkı tedirgin etmeye devam ediyorlar" diye konuştu.

'UZMAN EKİPLER KALDIRIYOR'

Gökçek, Çalışma Bakanlığı ile koordineli olarak uzman ekiplere Havagazı Fabrikası'nı kaldırttıklarını belirtirken, "Fabrikanın santral odasında olduğu bildirilen asbestli kısmı söküp, özel bir şekilde paketleyip yine özel araçlar eşliğinde İzmit'teki imha tesislerine götüreceğiz. Odalar kimin yaptığı ve kime yapıldığı bilinmeyen asbest ölçümleriyle Ankaralıları, endişelendirmeyi bıraksınlar, kendi görevlerini yapsınlar" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR