Bursa'da bir ilginç başarı öyküsü
Uludağ Üniversitesi'nin Bursa'daki bazı okullarda üç yıl önce başlattığı gürültü kirliliğini önlemeye yönelik TÜBİTAK projesi, öğrencilerin başarısını önemli ölçüde arttırdı
BURSA , 13 Kasım 2017 Pazartesi, 10:29
Bursa'da bir ilginç başarı öyküsü

Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından yürütülmekte olan "Okulda Gürültü Kirliliği: Nedenleri, Etkileri ve Kontrol Edilmesi" adlı proje ilkokul ve ortaokullarda gürültü kirliliğini azaltarak eğitim başarısını yükseltmeyi hedefliyor.
Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mızrap Bulunuz, üç yıl önce Bursa'daki okullarda gürültüye dikkat çekmek amacıyla başlattıkları projenin bu yıl daha fazla sayıda okulda uygulanarak başarıyla sürdürüldüğünü söyledi.
Gürültü kirliliğinin işitme sağlığına verdiği zararların dışında 35 kritik olumsuz etkisi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Mızrap Bulunuz, bunlardan başlıcalarını dikkat dağınıklığı, öğrencilerin okuma-yazma öğrenme süresini uzatma, okuduğunu anlama güçlüğü, düşünme gücünü zayıflatma ve problem çözme becerilerini azaltma olarak sıraladı.

Projenin uygulandığı okullarda gürültü kirliliğinin kontrol edilmesine ilişkin farkındalığı içeren çeşitli seminerler verdiklerini ifade eden Dr. Bulunuz, "Projenin sonuçlarının hissedildiği 2016 ve 2017 yıllarındaki TEOG başarıları karşılaştırıldığında proje okullarından Dilek Özer Ortaokulunda yüzde 10,16; Sadettin Türkün Ortaokulunda da yüzde 10,06'lık bir başarı artışı görülmüştür. Gürültünün azaltılması, akademik başarıya da olumlu yansımıştır. 'Sessiz, sakin, sükûnetli okul, sağlıklı, başarılı mutlu öğrenciler' sloganının okullarda hayata geçirilmesine acilen ihtiyaç vardır" diye konuştu.

Türkiye'de yapılan merkezi sınavlar sırasında ortamın sessiz olması konusunda titizlikle durulurken, eğitim-öğretimin yapıldığı süreçte buna yeteri kadar önem verilmediğine dikkat çeken Doç. Dr. Mızrap Bulunuz, bunun mutlaka değişmesi gerektiğini vurguladı. Yapılan araştırmalarda, gürültünün öğrenme iklimini bozarak akademik başarıyı düşürdüğünün belirlendiğini dile getiren Doç. Dr. Bulunuz, "Artık gürültü kirliliğini 'birbirine karışan, şiddeti yüksek ve rahatsız edici sesler' olarak tanımlayan yaygın görüşün yerini, gürültüyü 'sürdürülemez bir kirlilik' olarak ele alan bakış açısına bırakmasının zamanı geldi" dedi.

Projenin yürütüldüğü okullarda öncelikle büyük bir gürültü kaynağı olan melodili zil sesleri "ding-dong" ile değiştirilerek zil sayısı ve süresi kısaltıldı. Daha sonra öğrencilerin gürültü konusunda farkındalık ve duyarlılığını artıracak eğitim uygulamaları hayata geçirildi. Bu çerçevede özel tasarlanmış afişler okulun giriş ve koridorlarına asıldı. Fen, matematik, Türkçe, resim gibi derslerin içerisinde gürültü konusu derse uygun hale getirilerek işlendi. Öğrencilere gürültü konusunda drama yaptırıldı, animasyon çizgi filmleri izletildi ve power point sunuları gösterildi. Dönem sonunda da öğrencilerin gürültü konulu resim yapmaları, yazılar ve şiirler yazmaları istendi. Ortamdaki gürültü seviyesini ölçerek sesli ve görsel uyarı veren "gürültü radarı" öğretmenlere tanıtıldı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR