Bursa'da Soner Arıca rüzgarı esti
Bursa Hakimiyet yazarı Şebnem Sakder Yılmaz pop müziğin güçlü seslerinden Soner Arıca ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi....
MAGAZİN , 15 Haziran 2014 Pazar, 11:36
Bursa'da Soner Arıca rüzgarı esti

İşte o röportaj:

Sizi tanıdığımız günden beri tarzınız, duruşunuz, saçlarınız hiç mi hiç değişmedi. Sebebi nedir?

Aslında çok özel bir sebebi yok.Tasarlanmış bir durumda değil. Ama ben her anlamda stil denilen şeyin belli bir ritmle oluştuğunu düşünüyorum. Sadece bir insan içinde değil şehirler içinde böyle. Heryerin bir stili vardır. O yüzden oraya gitmeyi severiz. Sevelim,sevmeyelim o çok önemli değil. Bana göre belli bir istikrarın habercisi gibi geliyor bu görsel hikayeler. Kendimi de böyle seviyorum. Sanırım bu görüntüm ruh halimi daha iyi yansıtıyor diye düşünüyorum. Biraz dağınık, hüzünlü, romantik ama zaman zaman başta kaldıran. Bütün bunların beni tarif ettiğini düşünüyorum. Ama bazen bir albüm kapağı yada bir klip için ufak tefek değişiklikler yaptıysamda şarkılardaki hikayelerde önemli hepsi bir bütün olduğunda güzel. Dünyaya da baktığımızda herkese baktığımızda mesela Michael Jackson, Madonna ve Sting dediğimizde bir figur geliyor gözümüzün önüne. Her gün daha değişik bir imaj kaygısıyla sektör içinde olmayı sevmiyorum. Alıştığım ve sevdiğim şeyleri göreyim istiyorum..Mesela doğduğum kasaba değişmiş evler yıkılmış başka şeyler yapılımış. Değişiklikler çok cazip gelmiyor bana, alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum açıkçası.

Nerede doğdunuz?

Fatsa'da doğdum. Fatsa'lıyım ben. 13 yaşına kadar  Fatsa'daydım. Ondan sonra İstanbul'a geldim.

Soner Arıca'yı anlatın desem,kendinizi nasıl anlatırsınız?

Bir insanın kendini anlatabilmesi çok kolay bir şey değil. Çünkü taraflı olabiliyor. Bazı defolarını törpülemek istiyor ama ben yüzdelerle konuşacak olursam %80 yaşam içinde iyi duran, başkalarıyla çok meselesi sorunları olmayan kendini geliştirmekle uğraşan biriyim.Tabi ki bir hayatın içinde yaşıyoruz. Bir sürü insanla bir hayatımız var'' iyi olmak''kavramının içinde olmaya çalışıyorum. Çünkü hem öğrendiğim hem gözlemlediğim kötü dediğimiz sıfatın arkasın durmak istemiyorum. Adı üzerinde ''kötü'' işte. Bu ben finalde cennete gideyim diye değil, ruhsal yapım böyle. İyilikten yana olan, geliştirici ruhu olan biriyim. Bu anlamda müzik yapmaktan çok hoşlanıyorum. Müzik sebebiyle birçok tanımadığım insanla bir araya gelebiliyorum. Sanat seven, romantik, doğayı çok seven biri olarak tanımlayabilirim kendimi.

\\\\\\\"\\\\\\\"

Spor yapıyormusunuz?

Yapıyorum. Ama spor delisi değilim. Hem sahne performansım için hemde sağlam  kafa sağlam vücudda bulunur lafına inandığım için. Düzenli spor yapabildiğim zaman kendimi ruhsal açıdan daha iyi hissediyorum, daha verimli olduğumun farkına varıyorum. Son 1 yıldır Yeni bir hocayla çalışıyorum. Karma bir program uygulıyoruz. Box'ta ekledik bu programa. Zaten çok negatif bir tarafım yoktur aslında ama varolan tarafımıda sporla atıyorum.

Spor haricinde boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Boş dolu her zaman hayatım müzik. Hobi gibi değil bir iş gibi yapmaya başladım. Bir eylem olarak yapıyorum, araştırıyorum arta kalan zamanımda da film izlemekten çok zevk alıyorum. Film izlediğimde kendime dikkat ettim benim müzikle beynimi en sakinleştiren şey film izlemek. Özellikle sinemadaysa 2 saat bana rehabilitasyon  oluyor, beynim arınıyor yani. Kitap okumakta rahatlatıyor ama film izlerken anlatılmak istenen konu hazır sunuluyor size , kitap okurken hayal gücünüzü devreye sokacaksınız. Daha zor bir yöntem. Ama hayatımda spor, sinema, edebiya, müzik hemen yanımda kardeş gibiler benim içim. Ne yapıyorsun bütün gün bana deseler?  Müziği düşünüyorum, müzikle yaşıyorum derim.

Burcunuz ne?

Kova burcuyum

Özelliklerini taşıyormusunuz?

Çok uyuşuyor, ama uyuşmayan tek noktam kova. Çok romantik bir burç değildir, ben biraz daha romantik buluyorum kendimi.Onun dışında daha evrensel düşünme boyutu yada hümanizim diye baktığında, sabit duramıyorum mesela hareket halinde, enerjisi yüksek, özgürlüğüne düşkün bağımsızlığımı hissetmek isteyen biriyim ve zaman zaman da ilan etmem gereken bir ruhum var. Mesela bir adada bile yaşayamam ben.

\\\\\\\"\\\\\\\"

Günümüzde herkes şekilden şekle girdi,tutunabilmek adına;sizin pop camiasına bakış açınız nedir?

Şimdi sadece pop camiası demeyelim aslında dünya değişiyor bu değişime bağlı olarak tavırlarla uygulamalarla yeni şeylerle karşılaşıyoruz. Ben 90 yılların şarkıcısıyım elbetteki her 10 yıllık dilimlerde dünyanın değiştiği gibi bu işleyişlikte değişiyor. Bazen bu değişime uyum sağlayabiliyoruz bazen sağlayamıyoruz ama benim şu avantajım var, kendi adıma hem dinleyici hem mutfakta bu işi yapan adam olarak yeniliğe karşı biri değilim. Evet belli bir stil içinde kalmayı düşünüyorum bu benimle alakalı bir durum ama yeni rastladığım şeyler karşısında şoka girer gibi olmuyorum. Beni sadece rahatsız eden şey içime sindiremediğim müzik var ama edebiyat kısmıyla iyi buluştuğunda beni daha çok cezb ediyor. Yani bir şarkının sözüde benim için çok önemli. Tamamlayıcı unsurdan ve enstrümental müzikten bahsetmiyoruz. Yaptığımız iş olarak orada bazen sıkıntılarım olabiliyor yeni yapılan şarkılarla alakalı. Bende yapıyorum bu tip şarkılar ama yüzde yüz şarkıdan 5 tanesi bilemediniz 10 tanesi öyle olmalı bu sanat eserlerinin insan duygusuna hizmet etmesi gibi sorumluluğu var. Böyle olunca o bozulmaya, dağılmaya başlıyor gibi geliyor bana bu benim bireysel görüşüm.

İyi bir Karadeniz'lisiniz. Full Karadeniz albümü şivesiyle kemençesiyle yapmayı düşündünüz mü?

Şivesiyle yapamayabilirim ama Karadeniz türkülerini çok seviyorum. Karadeniz türkülerinin daha ağıtsal olanlarını, daha hareketli olanlarını değilde ağıt vari olanlarını seviyorum. Çünkü çocukluğum orda geçtiği için olabilir. Slow bir türkü duyduğumda hemen burnumun direği sızlar, gözlerim dolar ki ne anlattığına girmeden şarkı. Allah rahmet eylesin Kazım Koyuncuyu dinlediğin an böyle içim yırtılıyor diye bilirim çok hüzünleniyorum. Belki duygusal slow bir albüm bir gün yapabilirim.

Hayatınızda aşk  ne durumda?

Aşk olmadan olmaz tabi. Uğrar gider bazen kalır ama benim hayatımda kalıcı olamadı. Zaten kadere inanan biriyim ama bu noktada iyice kaderci oluyorum çünkü hepimiz bir takım görevlerle geliyoruz dünyaya. Sanıyorum bu aşk duygusunun anlatıcısı olarak görevlendirildim. Çünkü yaptığım şarkılardan dolayı gelen yorumlardan anlıyorum insanların duygusuna dokundum onların dert ortağı oldum. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş derler ya aynen onu yaşıyorum. Aslında bu güne kadar hayatıma giren 3 aşktan bahsedebilirim. Onları unutmadım ancak yaşadığım güzel anılarla anıyorum o yılları. Şu sıralar hayatımda kimse yok. Biz sanatçılar duygusal insanlarız aşkla yaşarız. Herkeste bulamazsın aşkı, yaşayan biri bu duyguyu hissetmişse proje gibi kariyerini yaşıyordur bence.

\\\\\\\"\\\\\\\"

Gelecekteki planlarınız neler?

Benim önümde önemli iki yılım var. Tiyatro yaptığımdan müziğe ara verdim gibi bir algı oldu. Arada vermemiştim ama o algıyı yok etmek için müzikle daha yoğun çalışmam lazım. Şimdi bir single yaptım gece gündüz onu düşünüyorum. Çünkü şimdiye kadar yaptığım şarkılardan daha farklı bir altyapıya sahip, ters köşe durumu var. Elektronik alt yapısı klüp şarkıcısı olmayı kafaya koymadım ama bunuda yaptığımı göstermek istiyorum. 150'den fazla şarkı söyledim bu zamana kadar. Ancak dinleyici beni özellikle slow şarkılarla kabul etti. Ben ne yaparsam yapayım slow şarkılar daha öne çıktı, istiyorum ki bununda fark edilmesini arzuluyorum. Duygusal hikayelerde tanrının süprizi olsun bana ama kucağım açık olacak. Zaten şarkının sözünde de ''Bak Kapıma Bak Aşk Çalıyor'' diyor.

Ne zaman çıkıyor single ?

17 Haziran'da paylaşıma koyacağız. Kimse kusura bakmasın yazın şarkısını ben yaptım '' İYİSİ GELİYOR '' şarkının adı. Bu sefer adı üzerinde gerçekten iyisi geliyor, bu yazın şarkısı olacak.

Saçlarınızı hiç kestirmeyi düşünmediniz mi?

Aslında benimle ilgili ne zaman bir albüm olayı olsa image maker'lar hemen saçlarımdan başlıyor. Bende diyorum ki hikayeye niye buradan başlıyoruz saçımı kestirdiğimde çok farklı bir şey mi olacak ama kestirdiğim zamanlarda oldu. 99 yılında yaptığım albümde kestirmiştim. Hatta "Bu  Mu Sevda" klibinde kısaydı, geriye taranmıştı. Ama ne yaparsan yap seninle ilgili bir algı varya onu değiştiremiyorsun. Klip için saçımı sıfırada vurdurabilirim, siyahada boyayabilirim ama Soner Arıca dendiğinde sarışın, dağınık saçları olan bir adam gelecek insanların aklına.  Onun için o imaj için durduk yerde bu işi yapmak istemiyorum. Ama bir gün klibin hikayesi olur fotoğrafın hikayesi olur o zaman sıfırada vurdurabilirim.

\\\\\\\"\\\\\\\"

Şuan saçlarınızı kesmek istesem kestirirmisiniz bana?

Yook kestirmem. Sebebi ise pazartesi günü klip çekimi var. Herşey bu şekilde tasarlandığı için istemem.Görüntü yönetmeni şoka girmesin.
-Çekim olmasıydı kesebilirmiydim?
-Olabilirdi. Bunu kimin ne için söylediği önemli.
-Ama yakışıyor size şaka bir yana
-Evet bende yakıştırıyorum, bende iyi buluyorum kendimi bu dağınıklığımla. Benim uçuşan ruhumu yansıtıyor. Kendimi daha özgür hissediyorum. Evimde çok dağınık biriyimdir o dağınıklıkta yaratıcı tarafımı daha körüklüyor. Bana baktıklarında çok düzenli adam diyorlardır. Ama hiç değilim tam tersi anarşist ruhlu, sırt çantasını alıp hemen gitmeye müsait biriyim.

Yaşadığınız hayattaki dönüm noktalarınız nelerdir?

Kesinlikle bir tanesi İstanbul'a gelme kararı. TRT Gençlik Kolu Korosunu kazanmam. Müzikle ilgili profesyonel anlamda bir şeyler yapabileceğimin mesajını verdiği için. Albüm yaptığım 92 yılı özellikle "Vefasız" ve "Deniz Gözlüm"'ün çıktığı yıl 93 sonu. 2 yıl önce 11 nisan 2012 ağbimi kaybettiğim zaman yaşadığım üzüntü hayata bakışımı değiştiren bir acı oldu. Ağbim hayranlık duyduğum bir adamdı. Benim en büyük dönüm noktam.

Geriye dönebilseydiniz hangi yıla nereye dönmek isterdiniz?

Paris'te geçirdiğim dönem, kayıpları öğrendikten sonra çocukluk yıllarıma dönmek istemiyorum açıkçası.

Soner Arıca'nın herkesin bilmediği bir yönü var ''Tiyatrocu'' bize biraz bahsedermisiniz?

Bursa'da oynadığım ''Aşk Hikayesi'' beni harekete geçiren bir oyundur. ''Çılgın Yenge''yi  Aydan Şener oynadım.  Nazan şoray'la  ''Üvey Karım'' ve daha birçok sanatçıyla oynadım. Ama bir süre tiyatroya ara verip müziğe devam etmeyi düşünüyorum.

Müzik mi,Tiyatro mu? Desem.

Tabi ki müzik derim ama tiyatroya da haksızlık etmek istemem. Başka bir enerjisi var tiyatronun. Ama bir süre Müzikle devam edeceğim.

Teknik direktör Erdoğan Arıca'nın ve oyuncu Levent İnanır'ın kardeşi ve Türk sinemanın usta oyuncusu Kadir İnanır'ın yeğenisiniz. Birbirinize bağlımısınız, görüşüyormusunuz?

Erdoğan ağbimden sonra her şey değişti. Benim için çok bağlayıcılığı varmış özel ilişkilerim adına, her şey adına.Çok dağınık değiliz çokta kenetli değiliz.

Fatsa'da ailece Horon tepermiydiniz?

Yook. Bu saatten sonra da oynayacağımızı zannetmiyorum.

1992 den bu yana 22 albüm. Hangisi sizin için özeldi? Neden ,niçin ,kim için?

''Yaşıyorum'' albümü çok önemlidir. 8 şarkısı hit olmuştu. 3. cü albümümdü. Bütünlüğü çok iyiydi. 2001 ''Kusursuz Aşk'' çok söylemek istediğim şarkılar vardı bu albümde. Geçen yıl yaptığım ''Başka İklimin Çiçekleri''her anlamda işe en hakim olduğum albüm.

Son olarak bizlere neler diyeceksiniz?

Bursa'yı seviyorum. Winston'da şarkı söyledim, bir gece mekan kapılara kadar taştı. Çok onurlandım. Hatta Soner rüzgarı esti diye haberlerim çıktı. Kurduğum diyaloglarda çok iyi ve olumlu oldu. Bursalılar'la. Yıl sonunda da albüm çalışmam gelecek.


 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR