Bursa'da yaşayan 15 Temmuz gazisi "cankurtaranı"nı arıyor
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde helikopterden açılan ateş sonucu yaralanan, vücudunda hala 21 şarapnel parçası bulunan 24 yaşındaki Abdurrahman Kafkas, o gün kendisini sırtında taşıyıp durdurduğu araçla hastaneye götürerek hayatını kurtaran kişiye ulaşmak istiyor.
BURSA , 11 Temmuz 2018 Çarşamba, 11:43
Bursa'da yaşayan 15 Temmuz gazisi "cankurtaranı"nı arıyor

Darbe girişimi sırasında, ağabeyini ziyaret için bulunduğu Ankara'da, televizyonda izlediği haberler üzerine Beştepe'ye gidip tankları engellemeye çalışırken yaralanan Kafkas, bacağını tişörtle sarıp kendisini hastaneye taşıyarak hayatını kurtaran kişiyi arıyor.

Uludağ Üniversitesi Orhaneli Meslek Yüksekokulu'nda memur olarak çalışan Kafkas, Ankara'daki Sincan Cezaevi'nde devam eden darbe davalarını da takip ediyor.

- "Vurulduğumu anlamadım"

Kafkas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde yaşananları, askerlerin tavrını görüntülemek için cep telefonuyla videoya almaya başladığını söyledi.

Bu sırada bir helikopterden ateş açıldığını anlatan Kafkas, "Bu mermilerden birkaçı benim yanıma düştü ve yaralandım. Başta vurulduğumu anlamadım ve koşmaya başladım." dedi.

Kafkas, olay yerinde ağabeyi ile birbirlerini kaybettiklerini belirterek, "Ağabeyimi aradım ve vurulduğumu söyledim. Ağabeyim, üzerimdeki tişörtü çıkarıp bacağıma sarmamı istedi. Bacaklarıma baktım ve hangi bacağımı saracağıma karar veremedim. Arkamda koşan birinden yardım istedim. Sağ olsun onunla birlikte bacağımı sardık. Kendisi beni olay yerinden uzaklaştırdı. Daha sonra görememeye başladım. O kişi, bir araç durdurdu ve beni hastaneye götürdü." diye konuştu.

- "Gençlere örnek olma duygusuyla hareket ediyorum"

Darbe girişiminin yaşandığı gün Ankara'da olmasının bir tevafuk olduğunu dile getiren Kafkas, şöyle devam etti:

"O gün herkesin bir görevi olduğunu düşünüyorum. Ben de o gün ekmeğini yediğim vatana borcumu ödemek üzere ağabeyimle sokağa çıktım. Bir insanın saf düşünceleriyle tankın önüne veya ateş açılacağını bile bile dışarı çıkması mümkün değil, o gece Allah, bizlerden korku duygusunu aldı. Benim hiçbir tecrübem olmadığı halde bir tankın önüne veya ateş açılan bir yere hareket etmem mümkün değildi. Türk milleti olarak Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla çıktık ve üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Şehitlerimizin yeri çok daha ayrı. Onlar en önemli emanetlerini vatan için Allah'a teslim ettiler. Biz de buna yaklaşmaya çalıştık ama yapamadık."

Kafkas, darbe girişiminin ardından hayata bakış açısının değiştiğine değinerek, "Gençlere örnek olma duygusuyla hareket etmeye başladım. Bundan sonra böyle şeyler yaşanmaması için bir misyon yüklendik. Ömrümüz bitmedi ve yaşamaya devam ettik. Bunu gelecek nesillere çok güzel bir şekilde aktarmamız gerekiyor. Bunun bilincinde, daha farklı, insanlığa ve millete daha faydalı bir birey olmak için gayret ediyoruz." ifadesini kullandı.

- "Şu anda 21 tane şarapnel parçası var vücudumda"

Vücudunda şarapnel parçalarıyla yaşadığını anlatan Kafkas, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Normal bir insana göre daha fazla yoruluyorum. Haliyle bazen ağrılar, acılar oluyor ama ben sağlıklı olsaydım da vatanımıza farklı şeyler olsaydı bunun hiçbir anlamı yoktu. Hiçbir şekilde pişman değilim, gayet mutlu ve 15 Temmuz öncesine göre daha onurlu, daha dik yaşıyorum. O gün Türk milleti olarak çok daha fazla şey kaybedebilirdik. Kaybettiğimiz sadece sağlığımız olsun, hiç önemli değil. Vücuduma 22 şarapnel parçasının isabet ettiğini biliyorduk. Bunun 2 tanesi alınmıştı. Yaklaşık 1-2 ay önce bir tane daha olduğu fark edildi. Baş ağrısı sebebiyle doktora gittim. Olay anında başımda yara vardı ama oraya bir parça isabet edip içinde kaldığını bilmiyorduk. Başımda da ufak bir şarapnel parçası olduğunu öğrendik. Şu anda 21 tane şarapnel parçası var vücudumda."

- "Canımı kurtaran ağabeyi bulmak istiyorum"

Kafkas, kendisine yardım eden kişiyi halen aramaya devam ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Defalarca canlı yayına çıktık, gazetelerde haberler yapıldı ama herhangi bir sonuca varamadık. Devlet büyüklerimizden ricam, bir imkan varsa o gün canımı kurtaran ağabeyi bulmak istiyorum. İsmini 'Harun' diye hatırlıyorum. Ben kaldırımda oturdum, başım dönmeye başladı ve 5-10 dakika daha müdahale edilemeseydi şu anda burada olmayabilirdim. Beni oradan kaldırdı, sırtında taşıdı, araç durdurdu, hastaneye götürdü. Onunla tanışıp kendisine teşekkür etmek istiyorum."

Türk milletinin yüzyıllardır bu topraklarda yaşamak için bedeller ödediğini, ödemeye de devam ettiğini vurgulayan Kafkas, "Yeri geldiğinde tekrar seve seve ekmeğini yediğimiz bu vatana canımızı feda etmeye hazırız. Ülkemize karşı yapılacak her türlü olumsuz harekette Cumhurbaşkanımızın yanındayız." ifadelerini aktardı.

- "Her zaman bu davaların takipçisi olacağız"

Kafkas, 15 Temmuz davalarını aktif olarak takip ettiğini belirterek, şunları söyledi:

"Ankara Sincan Cezaevi'nde FETÖ'cülerin yargılandığı davalara iştirak ediyorum. Uzun süre davalara katıldım, bir tane bile erkek gibi suçunu kabul eden olmadı. Aksine görüntülerde ellerinde silah olduğu halde silah olmadığını beyan ediyorlar. Yaptıkları işin arkasında değiller çünkü onlar da biliyorlar ki bu devlete ve millete kastettiler. Biz, her zaman bu davaların takipçisi olacağız. Ben orada vurulduğum için bu dava sadece benim davam değil. O gün sokağa çıkan herkes gazi, herkes şehit yakını. O yüzden milletimizden bu davalara daha çok katılım talep ediyoruz. Davalarda FETÖ'cü ailelerin salonları daha çok doldurduğunu görüyoruz. Sanki darbe girişimini biz yapmışız gibi çok rahat hareketleri var. Bir davada yargılanan kişi arkasını dönemez, sağındaki solundakiyle konuşamaz. Orada dönüp ailelerine el sallayanlar, iletişim kurmaya çalışanlar var. Bu da bizi üzüyor. Bu davaların daha fazla uzamadan devletimize kastedenlerin gerekli cezaları almalarını istiyoruz."

"Rabbim ülkemize tekrar böyle şeyler yaşatmasın." diyen Kafkas, milletin iradesine kimsenin darbe vuramayacağını sözlerine ekledi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR