Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili seçilme yaşının 18'e indirilmesiyle ilgili "Benim de şu anda en çok olması gerektiğine inandığım en önemli madde bu. Bugün, bizim çok dinamik bir parlamentoya sahip olmamız gerektiğine inanıyorum. Böyle bir dinamik parlamentoyu açtığımız zaman bu gençliğimizin ufkunu genişletecektir." dedi.
GÜNDEM , 23 Mart 2017 Perşembe, 21:55
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Erdoğan, CNN Türk ve Kanal D ortak yayınında gündeme dair soruları yanıtladı ve değerlendirmede bulundu.

16 Nisan'da Türkiye'nin geleceğinin şekilleneceği bir halk oylamasının yapılacağı hatırlatılarak, bunun insanların hayatını nasıl etkileyeceği ve yöneltilen eleştirilerin sorulması üzerine Erdoğan, televizyonlarda, ekranlarda veya sosyal medyada gerçekten bu hazırlanan yasayla ilgili yaklaşım tarzlarının hazmedilerek gündeme getirilmediğini gördüğünü söyledi. Erdoğan, bunun, üzerinde durmanın hakikaten gerekliliğine kendisinin de inandığı husus olduğunu vurguladı.

Konunun tamamen kapsamı dışında bir yere çekilmek istendiğini, "Ağzı olan konuşuyor" şeklinde bir durumun ortaya çıktığını vurgulayan Erdoğan, "Bu şekilde konuşuyorlar. Burada bir gerçeği yakalamamız lazım, bu 18 madde nedir önce buna bir bakalım. Bu 18 maddeyi önce bir hazmedelim. 18 maddenin tamamıyla dışına çıkmak suretiyle eğer çok farklı şeyler konuşursak bu bir aldatmaca olur. Biz ülkemizin geleceğine yönelik, ülkemizin kaderiyle alakalı ciddi bir adım atıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, anayasa değişikliği teklifinin parlamentodan 339 oyla geçtiğini, hükümet temsilcilerinin ise "367'nin üzerinde kabul oyu da çıksa millete gitme" sözü verdiğini anımsattı.

Nihai karar mercinin millet olduğuna işaret eden Erdoğan, AK Parti ve MHP'nin dayanışma halinde 339 oyla halk oylaması yolunu açtığını anlattı. Erdoğan, bundan sonraki sürecin halkta olduğunu yineleyerek, şöyle devam etti:

"Milletimiz burada nihai kararı verecek. Söz ve karar onun. Burada baktığımız zaman 18 maddeye, birinci maddede yargının bağımsızlığına, tarafsızlık eklenecek. Yani bu nedir? Türkiye Cumhuriyeti yargısı hem bağımsızdır hem tarafsızdır. Bu önemli bir aşama. Eskiden 'bağımsız' dendiği zaman 'Bağımsız ama tarafsız değil' deniliyordu. Şimdi ise bu bağımsızlığı güçlendirirken bir taraftan da tarafsızlığını güçlendirecek yargıyla tahkim edilecek bir süreç başlıyor.

İkincisi milletvekili sayısı 550'den 600'e çıkartılıyor. Bu konuyla ilgili olarak bazı ülkelerden de örnekler vermek istiyorum. Bir milletvekiline düşen insan sayısı itibarıyla özellikle Almanya'dan başlayalım. Almanya'nın nüfusu 82 milyon, milletvekili sayısı şu anda 667, 123 bin kişiye bir milletvekili düşüyor. Fransa'nın 66 milyon nüfusu var fakat milletvekili ve senato 925, orada 75 bin kişiye düşüyor. İspanya'nın 44 milyon nüfusu var, 616 kişi ile parlamento oluşuyor, 64 bin kişiye bir milletvekili düşüyor."

"İstiyoruz ki temsilde adalet gelsin"

Erdoğan, İtalya'da da 60 milyon nüfus olduğunu, parlamentonun 952 kişiden oluştuğunu, 63 bin kişiye bir milletvekili düştüğünü anlatarak, İngiltere'deki sayının zaten bir "felaket olduğunu", 65 milyon nüfusun bulunduğunu ama hepsine bakıldığında bin 449 kişinin olduğunu ve 45 kişiye bir milletvekili düştüğünü dile getirdi.

Türkiye'de ise şu anda 550 milletvekilinin bulunduğunu, nüfusun 80 milyon olduğunu ve 143 bin kişiye de bir milletvekilinin düştüğünü anlatan Erdoğan, "Bu tabii temsilde adaleti getiriyor mu? Hayır. Biz şimdi istiyoruz ki temsilde adalet gelsin, bunun adımlarını atalım, bundan rahatsız olmaya gerek yok ki. Burada her siyasi parti, göstereceği adaylarıyla beraber, bu saydığım ülkeler AB üyesi ülkeler, oralarda olduğu gibi burada da böyle bir adımı atalım ki temsilde adaleti sağlayalım istedik. Buraya gelişimizin de gerekçesi bu." diye konuştu.

Erdoğan, bir diğer konunun da hakaret üstüne hakaret olduğunu, bu durumu da üzücü bulduğunu belirterek, "450 idi yetmiyor muydu, 400'ü yetmiyor muydu?' Yeter yetmez o ayrı bir şey. Bu parlamento ne işe yarar? 339 milletvekilinin halk oyuna gidilmesiyle alakalı burada karar verildi, şimdi de millete gidiyoruz. Millet, kalkar da derse ki 'Uygundur' çıkacak, 'Uygun değildir' diyorsa yapılacak bir şey yok. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse ki biz milletin olduğuna inanıyoruz, o zaman çıkacak karara da 'Evet' diyeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Niye biz gencimize güvenmiyoruz?"

Milletvekili seçilme yaşının 25'ten 18'e indirilmesine yönelik yapılan eleştirilere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Benim de şu anda en çok olması gerektiğine inandığım en önemli madde bu. Bugün, bizim çok dinamik bir parlamentoya sahip olmamız gerektiğine inanıyorum. Böyle bir dinamik parlamentoyu açtığımız zaman bu gençliğimizin ufkunu genişletecektir. Benim gencim 'Benim için bu ülkenin kaderinde rol oynama imkanı var' diyecek. Üniversitesini bitirdiği zaman hatta üniversitede belki okurken kalkacak, 'Ben, siyasette varım' diyecek. Şu anda bizim geldiğimizde 30 yaş, seçilme yaşıydı. Biz bunu 25'e indirdik."

Erdoğan, dünyanın farklı ülkelerini gezdiğini ve bu durumun öyle olmadığını aktararak şunları söyledi:

"Sadece şu anda AB üyesi ülkelerde bile durum çok çok farklı. Oradan bazı örnekleri özellikle vermek istiyorum. 51 ülkede milletvekili seçilme yaşı 18, fakat AB ülkelerinin yüzde 73'ünde milletvekili seçilme yaşı 18. Bundan daha güzel örnek olur mu? İngiltere, İsveç, Almanya. Bu kadar açık ve net bir durum ortada ve biz hala 'Öyle mi böyle mi?' bunu konuşuyoruz. Üstelik bunlar bu yaşta seçilirken, bakan olma imkanını yakalamış olanlarını da biliyorum. 25'in altında bakan olanları biliyorum. Niye biz gencimize güvenmiyoruz, gençliğimize niye güvenmiyoruz?"

"25 ile 30 yaş arası 5 kişi var"

Şu anda Türkiye'de 18 ile 25 yaş arasında bu seçimde oy kullanacakların sayısının yaklaşık 7 buçuk milyon olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz bu gençliğe güveneceğiz ki gençlik de yüklenecek bir şeyleri. Dinamik bir parlamentoya sahip olacağız. Bu dinamik parlamentoda diyelim ki 600'e çıktı. 600'de 600 burada 18-25 yaş arası olacak bir şey var mı? Yok. Mesela şu andaki tabloda, bizim 25 ile 30 yaş arası 5 kişi var. Niye bu kadar çekiniyoruz? Bu oran düşük tabii. 18 ile 25 yaş arasında da bu sayı 5, 10,15 mi olur onu göreceğiz. Demek ki ana muhalefet bu tür gençlere güvenmiyor, bu tür gençleri aday göstermekten de çekiniyor. Ben diyorum ki 'Bu gençliğe güvenin'. Çünkü bu gençliğin tarihimizden gelen bir kaynağı, menşei var."

Erdoğan, kendisinin de 18 yaşından itibaren sosyal hayatın içerisinde yer aldığını, 21 - 22 yaşında siyasete adım attığını, o günden bugüne siyasette bulunduğunu ve yaklaşık 40 yıldır da siyasette olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin 5 yılda bir, birlikte yapılacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinden önceki dönemde cumhurbaşkanı görev süresinin 7 yıl olduğunu, 10 Ağustos 2014 seçimleriyle beraber 5 yıl olarak belirlendiğini ifade etti.

Milletvekilliği görev süresinin 5 yıl olduğunu onun da daha sonra 4'e indirildiğini söyleyen Erdoğan, "Halbuki dört yıllık süreç bir ülkenin yönetimi için istikrarı getirmez. Şimdi o da beş yıl olacak başkanlık seçimi de beş yıl olacak. Böylece şu anda biz bileceğiz ki beş yıl sonra şu gün bu ülkede cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis seçimi olacak. Senkronize bir sisteme böylece gireceğiz çünkü bu istikrarı ve güveni getiriyor, bizim buna ihtiyacımız var. Bizim eksik de olsa şu 14 yıl içerisindeki en önemli sihir kavramlarımız istikrar ve güvendir ve 'biz bu istikrar ve güveni kaybetmemeliyiz' diyorum." diye konuştu.

Anayasa değişikliğinin bir diğer maddesinin, Meclis'in Bakanlar Kurulu'na Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi verebilmesinin iptal edilmesi olduğunu anlatan Erdoğan, "Güven oylaması ne oluyor? O da kaldırılıyor, niye? Çünkü güven oylaması hakkı millet diyor ki 'Benimdir.' Beş yılda bir gerçek güven oylamasını o yapacak." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, güven oylaması gibi gensorunun da kaldırılacağı yönündeki ifadesi üzerine, "Bunu biraz Meclis'in önünü tıkayan ve bloke eden bir şey olarak mı görüyorsunuz?" sorusuna, konunun çok fazla suistimal edildiği yanıtını verdi.

Şu ana kadar 484 gensoru verildiğini anımsatan Erdoğan, "Biliyorlar ki bu gensoruyu verenler, 'Buradan ben bir netice alamayacağım' ama bunu bildiği halde bu gensoruyu veriyor, niye biliyor musunuz? Meclis'teki çalışmayı tıkamak için." şeklinde konuştu.

"Başaramadılar ama zaman kaybına uğradık"

Bugüne kadar verilen gensorulardan yalnızca dördünün kabul edildiğini, 480'inin reddedildiğini belirten Erdoğan, "Niye parlamentoyu tıkıyorsun kardeşim? Biz bu ülkenin evlatları değil miyiz, bu ülkenin parlamentosu değil mi bu parlamento? Niye hızımızı kesiyorsun? İhtiyacımız var, çok çalışmamız lazım, çok gayret etmemiz lazım, bu ülkenin muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkması için bizim sıçrama yapmamız lazım ama ne yazık ki işleri güçleri hep gensorularla ön tıkamak oldu. Başaramadılar ama zaman kaybına uğradık." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gensoru uygulamasının kaldırılmasının yanı sıra Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla Meclis'in bilgi edinme ve denetleme yetkisinin güçlendirildiğini vurgulayarak, "Bunu bu şekilde yapacaksın, hangi bakanla ilgili yapacaksan yazılı, bunu kendisine bildireceksin o da size yazılı olarak cevabını verecek." dedi.

Cumhurbaşkanının görev süresinin beş yıl olacağını ve bir kişinin en fazla iki defa seçilebileceğini söyleyen Erdoğan, "Üçüncü yok, bu iki olmayabilir, bir olur o ayrı mesele. Mesele nerede? Millette, millet kararı nasıl verirse bu öyle devam edecektir." ifadesini kullandı.

Yeni değişiklikle 100 bin seçmenin seçim zamanında bir cumhurbaşkanı adayı gösterebileceğini anlatan Erdoğan, "Bu da millete verilen önemin, güvenin en önemli değişiklik maddelerinden bir tanesi ama 100 bin seçmen olacak." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim kanunda bir değişikliğe ihtiyaç olup olmadığına yönelik bir soru üzerine, "Bunda onlar yok ama bundan sonraki süreçte yani seçim kanunuyla ilgili değişiklikler parlamento içerisinde böyle bir uzlaşma temenni ederiz ki sağlanır bu uzlaşmayla birlikte seçim yasasında da değişikliklerin yapılması bana göre gereklidir ama şu anda gelende ne yazık ki bunlar gündeme gelemedi ve buna da zaten pek yaklaşılmadı." yanıtını verdi.

Anayasa değişikliğinde bir diğer maddenin de cumhurbaşkanı ve başbakanın yetkilerinin birleştirilmesine ilişkin olduğunu söyleyen Erdoğan, "Anamuhalefetin başındaki zat ne diyor, 'Başbakan başka partiden cumhurbaşkanı başka partiden bunlar hep kavga edecek' şimdi onu kalkıp da bu sistemle niye bağdaştırıyorsun?" dedi.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konuya açıklık getirdiği ve "Meclis'te çoğunluğu olan partiyle cumhurbaşkanı farklı tandanslardan gelen insanlar olursa bir çatışma, bir görüş ayrılığı olabilir diye galiba onu tashih etti açıklamasında." şeklindeki ifade üzerine, "Onu tashih de etse kendini kurtaramaz, niye? Çünkü her geçen gün bakıyorsunuz adeta bir yalan makinesi üretim yapıyor, böyle şey var." karşılığını verdi.

Kendisinin ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, aynı ekolden geldikleri başbakanlarla uyum içerisinde çalıştıklarını anımsatan Erdoğan, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile aynı uyumu yakalayamadıklarını, atamalarda sıkıntılar yaşadıklarını ifade etti.

"Benim milletimin bunu görmesi lazım." diyerek üzerinde 10. Cumhurbaşkanı Sezer ile merhum Başbakan Bülent Ecevit'in bulunduğu ve "İşte kavga, işte fatura" başlığını taşıyan gazete kupürünü gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anayasa kitapçığının fırlatılması, halbuki bu iki zat aynı ekolden gelmişlerdi. Bakın faturası ne? Faturası şu, 'Kavga ülkeye pahalıya patladı, birkaç saat içinde Merkez Bankasından yaklaşık 5 milyar dolar çekildi, borsa çöktü, faizler fırladı' buyur, 2001." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olası seçim sonuçlarında farklı görüşlere sahip cumhurbaşkanı ve Meclis yapısının ortaya çıkması ihtimali hatırlatılarak, "Fesih yetkisi var ya bu fesih yetkisi mi kullanılır, yoksa başka bir yöntem mi?" şeklindeki soru üzerine, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanının fesih yetkisi yok. Saf tipler var, televizyonlara çıkıyorlar, bazıları sosyal medyada diyor ki 'Cumhurbaşkanı burada fesih yetkisiyle güçlendiriliyor, fesih yetkisi kullanacak' diyor, cumhurbaşkanın böyle bir yetkisi yok, yalan. Bakın o dönem tabii geçmişte kaldı, bu dönemde böyle bir şey söz konusu olmuyor. Bu yeni düzenlemeyle beraber cumhurbaşkanı böyle bir fesih yetkisine sahip olmadığı gibi eğer ülke bir erken seçime gitme durumundaysa erken seçime gitme kararını parlamento alır. Cumhurbaşkanının erken seçime götürme yetkisi dahi yok. Bunu ancak Meclis'le burada bunu yapma şeyi var erken seçimle ilgili bunun da oranları var tabii. O oranı parlamentoda yakalaması gerekiyor o oranı yakalayamadığı takdirde bunu da sağlayamaz ve böyle bir seçime gitme sadece parlamento veya sadece cumhurbaşkanı değil, aynı anda hem parlamento hem cumhurbaşkanı, böyle bir erken seçim."

"Sistem bir uzlaşmaya mı zorluyor?" sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sistem olarak sizi bir uzlaşmanın içine doğru itiyor. Bundan dolayı da zaten ülkede ne oluyor? Ülkede istikrar oluyor. Çünkü siz 'Şu anda ben birisini yerim', öbürü 'Ben onu yerim' böyle bir şey diyemezsiniz. 'Ben beş yılı istikrarla güvenle nasıl tamamlarım veya nasıl tamamlarız' bunun gayreti içerisinde olacaklar. Kaldı ki bizde şu da yok, belki ileride bu da olabilir, mesela şimdi Amerika'da diyelim ki iki yılda bir senatonun, kongrenin yenilenmesi, 'şu miktarda yenilenir' diyor. Bizde o da yok, biz ne dedik, 'Türk tipi bir cumhurbaşkanlığı sisteminden bahsediyoruz' bizim attığımız adım buna yönelik." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı ile başbakanın yetkilerinin birleştirildiğini ve kavganın, gürültünün ortadan kaldırıldığını söyleyen Erdoğan, "Başbakanlık kaldırılıyor, artık başbakanlık yok, sayın Kılıçdaroğlu'nun bunu da bilmesi lazım, artık başbakan yok." dedi.

Cumhurbaşkanının atama, kararname ve yönetmelik çıkarma yetkileriyle diğer görevlerinin düzenlendiğini ve bu yetkilerin sınırlarının belirtildiğini söyleyen Erdoğan, "İşte cumhurbaşkanı yürütme görevini üstleniyor ya yürütme görevini üstlenmesi hasebiyle bir defa yeteri sayıda kendisi başkan yardımcısı atama hakkına sahip." ifadesini kullandı.

"100 yardımcı filan diye böyle safsata şeyler olmaz"

Başkan yardımcısı sayısına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, bunu söylemenin çok erken olduğunu belirterek, "Normal şartlarda şu anda cumhurbaşkanlığı seçimi, aynı şekilde parlamento seçimi 2019'un Kasım'ında olacak. O seçim geldiği zaman zaten o seçime giderken bunun da nerede, ne, nasıl olacak onlar hepsi yasalarla da düzenlenmek suretiyle ortaya çıkacaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı şeyler görüşülmeden konuşulmasının doğru olmayacağına işaret ederek, "Fakat sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi de böyle yani çok çok kusura bakmayın o da kusura bakmasın yani '100 yardımcı' filan diye böyle safsata şeyler olmaz." dedi.

Göreve geldikleri dönemde kabinede 36 bakan bulunduğunu kendilerinin bu sayıyı 25'e indirdiğini anımsatan Erdoğan, "Devlet bakanları zaten icrai bir özelliği de yok, istedik ki bunu icrai bir özelliğe doğru dönüştürelim ve diğer bakanlara bu işi dağıtmış olduk. Şimdi biz bu hizmeti bu anlayışı kabineye yerleştirmiş bir zihniyetiz. Biz öyle 'Boşta kalana bakanlık verelim' bu anlayışla gelmedik. O, otellerde, önüne gelene bakanlık dağıtmak suretiyle hükümet kurma gayreti içerisinde olan, onların geçmişteki zihniyetine aittir, bizim zihniyetimizde bu yok." ifadesini kullandı.

"Şu anda Amerika'yı 14 kişi yönetiyor ama o 14'ün yanında birçoğunun yardımcıları var." şeklinde konuşan Erdoğan, "Bizim de 'Türk tipi' dediğimiz bu cumhurbaşkanlığı sisteminde onların şu anda hayal edemeyeceği birçok gerçeği biz bu uygulamamıza koymak suretiyle inşallah çok daha pratik, neticeye çabuk gidebilen bir anlayışı getireceğiz." diye konuştu.

Türkiye'de de bakan sayısının yeni modelle Amerika'daki gibi azalıp azalmayacağının sorulması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"İlk etapta şu andaki sistemi çok fazla oynamak doğru değildir diye düşünüyorum. Şu anda bir defa bu yapı 2019'un Kasım'ına kadar bu şekilde gidecek. Hükümet herhangi bir oynama yapar mı yapmaz mı? Çünkü mevcut anayasa hemen 16 Nisan'dan sonra ortadan bu hükümet kalkıp yerine yeni bir hükümetin gelmesi diye bir şey icbar edilmiyor böyle bir zorlama söz konusu değil fakat hükümet kendi içinde böyle bir sayıyı düşürme gibi bir şey düşünebilir mi? Düşünebilir, o hükümetin kendi tasarrufudur ayrı bir konu ama şu andaki görüntüde 2019 Kasım'a kadar böyle gidecek bir hükümet var."

Bir erken seçimin söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine Erdoğan, "Başbakanımızın açıklamalarına baktığımız zaman, 'Biz erken seçim filan düşünmüyoruz' diyor." ifadelerini kullandı.

"Değerlendirmeniz referandumdan ne çıkarsa çıksın seçim yok anlamına mı geliyor?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu birinci derecede hükümetin tasarrufudur. Bana sorulsa ben de aynı kanaatteyim. Çünkü erken seçimlerle idare edilen bir ülkede istikrarı bulamazsınız. Dikkat edin hep istikrar diyoruz. Onun için de bizim 15 yılık süreçte erken seçim bir kere, o da yani erken seçim sayılmaz, 5 yılı 4 yıla indirdik ondan dolayı oldu. Onun dışında böyle bir şey asla olmadı, olmaz. Onun için de biz istikrarlı yönetimlerle bugüne geldik".

Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet alanlarında ciddi adımlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değişikliğin Türkiye'nin üretim ve istikrarını artırıcağını, çıtasını yükselteceğini düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, iktidara geldiklerinde Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temelinde yükselteceklerini söylediklerini, bu alanlarda da ciddi adımlar attıklarını belirtti.

Bu süreçte 81 ile üniversite kurduklarını ifade eden Erdoğan, isteyenin kendi şehrindeki üniversiteye gidebildiğini anlattı.

Erdoğan, 250 bini aşkın derslik yaptıklarını dile getirerek, çocukların kaliteli okullarda okumasını istediklerini söyledi.

Bütçenin yarısını öğretmen atamalarına ayırdıkları halde halen öğretmen açığı bulunduğunu anımsatan Erdoğan, hükümetin bu konulardaki çalışmalarının devam ettiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta da reform gerçekleştirdiklerini, 30 büyükşehirde şehir hastanesi açmayı istediklerini, cuma günü de Isparta'da şehir hastanesi açacaklarını bildirdi.

Sağlık üniversiteleri kurulmaya başlandığını belirten Erdoğan, doktor sayısının hızla artmasını istediklerine işaret etti. Erdoğan, adalet ve emniyette de fiziki imkanları değiştirdiklerini dile getirdi.

"Bağımsız yargı tarafından yargılanacaklarını gördükleri için kaçıp gittiler"

Adalete yönelik eleştiriler anımsatılarak "Bu konu gerçekten bir sorun olmaktan çıkabilecek mi?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Dünyanın hiçbir yerinde adalet, sorun olmaktan çıkmaz. Mesela Amerika. Amerika'da adaletten şikayet etmemek gibi bir şey var mı? Avrupa'da var mı? Başta Almanya, Hollanda, İsviçre var mı? Bu ülkede devleti yıkma eylemine giren terörist başı FETÖ'yü bütün evrakları göndermemize rağmen alamadık, alamıyoruz. Şu anda biz halen belge gönderiyoruz. Aynı şekilde Almanya, PKK, FETÖ. Sadece 4 bin 500 dosya Almanya'ya verildiği halde bölücü terör örgütü PKK'nın o teröristlerini Türkiye'ye teslim etmiyor. Nerede adalet.

Biz sadece ülkemizi görüyoruz. Kusura bakmasınlar, eğer biz yargının bağımsız olduğuna inanıyorsak, o zaman onların vereceği karara da herkes saygı duyacak. Şimdi ülkemizden kaçıp giden bazı hakim ve savcılar, dün o makamdaydı, niye kaçıp gittiler? Çünkü o makamda bulundukları zaman yaptıkları yanlışlar sebebiyle. Şu anda onlar tarafsız ve bağımsız yargı tarafından yargılanacaklarını gördükleri için kaçıp gitmek durumunda kaldılar ve şu anda Almanya'da yaşıyorlar, başkaları da var. O tür şeyler sebebiyle kamuoyu araştırmalarından bu tür şeyler çıkabilir. Bunu kısmen de olsa iyileştirme noktasında bütün gayretlerimizi gösteriyoruz."

İktidara geldiklerinde Türkiye'nin en büyük sorunlarından birinin ulaşım olduğunu, 14-15 yılda 19 bin kilometre bölünmüş yol yaptıklarını anlatan Erdoğan, göreve geldiklerinde 25 olan havaalanı sayısını 59'a çıkardıklarını söyledi.

Mersin ve Adana'nın müşterek kullanacağı Çukurova ile Rize-Artvin'e hitap edecek havalimanı çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin Yüksek Hızlı Tren'e de AK Parti iktidarında geçtiğini kaydetti.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü, Marmaray'ı, Avrasya Tüneli'ni, Osmangazi Köprüsü'nü yaptıklarını anlatan Erdoğan, bunlarla beraber Türkiye'de hayatın modernize edildiğini dile getirdi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR